UTEP'ten nitelikli insan kaynağına ilişkin değerlendirme
Uluslararası Ticari Eşleştirme Platformu (UTEP) Başkanı Sami Bektaş, iş dünyasında insan kaynağına yönelik yaklaşımın değiştiğini belirterek, şirketlerin yalnızca diploma sahibi çalışanları değil, yetenek, üretme kabiliyeti ve problem çözme becerisi yüksek gençleri de değerlendirmesi gerektiğini aktardı.
Platformdan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Bektaş, son yıllarda fabrikalar, işletmeler ve şirketlerin insan kaynakları süreçlerinde önemli bir dönüşüm yaşandığını vurguladı.
Bektaş, teknoloji şirketi Palantir'in yetenek odaklı insan kaynağı yaklaşımının söz konusu dönüşümün önemli örneklerinden biri olduğunu belirterek,'Eskiden iyi bir çalışan ararken öncelikle diplomasına bakardık. Bugün ise giderek çalışanın daha fazla ne yapabildiğini soruyoruz.' değerlendirmesini yaptı.
Şirketlerin gençleri yalnızca eğitimlerini tamamladıktan sonra değil, eğitim süreçlerinde de iş hayatıyla buluşturmasının önemine değinen Bektaş, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yalnızca üniversite mezunu hazır çalışanlardan oluşmaması gerektiğine dikkati çekti.
Bektaş, bir dönem üniversite diplomasının birçok kapıyı açan'güçlü bir anahtar' olduğunu aktararak, şunları kaydetti:
'Bugün ise diplomanın yanında merak, üretme kabiliyeti, problem çözme, öğrenme isteği ve bilmediğini öğrenebilme becerisi daha fazla önem kazanıyor. Bu nedenle'okulun devri kapanıyor' demek, doğru değil. Değişen, okulun kendisi değil, eğitim ve iş dünyası arasındaki ilişkinin biçimi.'
Geleceğin eğitim modelinin yalnızca sınıflarda ve amfilerde şekillenmeyeceğini ifade eden Bektaş, laboratuvarların, fabrikaların, atölyelerin, şirketlerin ve projelerin, eğitim sürecinin daha önemli parçaları haline geleceğini aktardı.
'Şirketler doğrudan insan yetiştirmeli'
Bektaş, Türkiye'nin nitelikli insan kaynağı konusunda yeni modeller geliştirmesi gerektiğine işaret ederek, uzun yıllardır gündemde olan'üniversite-sanayi işbirliği' ve'staj' modellerinin yanı sıra şirketlerin doğrudan insan yetiştirmesine odaklanan yapıların da geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Büyük şirketlerin kendi eğitim programlarını oluşturabileceğini, orta ölçekli işletmelerin ise bir araya gelerek ortak insan kaynağı programları geliştirebileceğini aktaran Bektaş, üniversitelerin söz konusu süreçte bilgi ve akademik altyapı sağlayabileceğini, kamunun da bu modellerin önünü açacak teşvik mekanizmaları oluşturabileceğini belirtti.
Bektaş, UTEP olarak uluslararası ticari eşleştirme çalışmalarında şirketlerin yalnızca ticari bağlantılarını değil, uzun vadeli rekabet gücünü de önemsediklerinin altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
'İnsan kaynağının bu açıdan stratejik bir başlık olduğunu düşünüyoruz. Türkiye için önerdiğim yaklaşımı'Türkiye Modeli' olarak tanımlıyorum. İhtiyaç nerede ise eğitim de orada başlamalı. Türkiye'nin meselesi yalnızca gençlere diploma kazandırmak değil, diplomayı üretime, yeteneği işe, bilgiyi değere dönüştürebilecek bir sistem kurmak. Bu dönüşüm, büyük ve kapsamlı projelerden önce küçük ancak uygulanabilir modellerin çoğaltılmasıyla başlayabilir. Şirketlerin ihtiyaç duyduğu yetenekleri erken aşamada belirleyerek gençleri gerçek iş süreçleriyle buluşturmak, hem işletmeler hem de gençler açısından yeni fırsatlar oluşturacak. Gelecekte ülkelerin ekonomik gücü yalnızca sahip olduğu teknoloji ve sermayeyle değil, yetiştirebildiği insan kaynağının niteliğiyle de yakından ilişkili olacak.'
Kategori: Eğitim · Bölge: Aydın
Yayın: 07 Ekim 2026 10:03 · Kaynak: yenicagri.com