Kırıkkale’de çiftçi Tarlaya Değil, Maliyet Hesabına Bakıyor!
Bir zamanlar büyük umutlarla toprağa tohum atan çiftçi, bugün “Eksem mi, ekmesem mi?” sorusuna cevap arıyor. TOPRAK HAZIR AMA ÇİFTÇİNİN CEBİ BOŞ!Kırıkkale merkez ve ilçelerine bağlı köylerde sonbahar ekim hazırlıkları devam ediyor.
Ancak üreticilerin en büyük sıkıntısı, her geçen gün ağırlaşan tarımsal girdi maliyetleri. Özellikle gübre fiyatlarının yüksekliği, çiftçinin belini büken sorunların başında geliyor. Mazot, tohum, traktör bakımı ve diğer giderler de eklendiğinde üretim yapmak her geçen gün daha zor hale geliyor.
Çiftçinin önünde şimdi iki zor seçenek bulunuyor: Ya bütün ekonomik riskleri göze alarak tarlasını ekecek ya da yıllardır ekmek kapısı olan toprağını boş bırakacak. GÜBREYE EL UZATAMIYOR, TOPRAĞA UMUT EKEMİYOR!Üreticilerin en büyük endişelerinden biri, ekim için harcadıkları paranın hasat döneminde karşılığını alamamak.
Gübre kullanmadan yeterli verimi elde etmekte zorlanacağını bilen çiftçi, yüksek fiyatlar nedeniyle ihtiyaç duyduğu gübreyi almakta güçlük çekiyor. Bir tarafta artan üretim maliyetleri, diğer tarafta ürünün kaç liradan satılacağının belirsizliği bulunuyor.
Çiftçi artık ne kazanacağını değil, ne kadar zarar edeceğini hesaplar hale gelmiş durumda. ÇİFTÇİ ÜRETMEKTEN VAZGEÇERSE KAYBEDEN HERKES OLUR!Unutulmamalıdır ki tarım yalnızca çiftçinin geçim kaynağı değildir. Tarım, bir ülkenin geleceği, gıda güvenliği ve ekonomik bağımsızlığıdır.
Bugün Kırıkkale’nin köylerinde yaşanan maliyet sıkıntıları yalnızca üreticiyi değil, yarın pazardan ekmek, un, sebze ve diğer temel ihtiyaçlarını alacak bütün vatandaşları ilgilendiriyor. Tarlalar boş kalırsa üretim azalır.
Üretim azalırsa gıda fiyatları üzerindeki baskı daha da artar. Bugün çiftçinin gübre alamamasını görmezden gelenler, yarın sofradaki ekmeğin neden pahalandığını sorgulamak zorunda kalabilir. ÇİFTÇİNİN NASİHATE DEĞİL, DESTEĞE İHTİYACI VAR!Kırıkkale’nin alın teriyle geçinen çiftçisi ayrıcalık istemiyor.
Üretmek, emeğinin karşılığını almak ve ailesinin geçimini sağlayabilmek istiyor. Tarım politikalarında üreticinin gerçek maliyetleri dikkate alınmalı, gübre ve mazot destekleri güçlendirilmeli, çiftçinin finansmana erişimi kolaylaştırılmalıdır.
Özellikle küçük ölçekli üreticilerin ekim döneminde yalnız bırakılmaması büyük önem taşıyor. Yetkililerin köylerde üreticilerle bir araya gelerek sorunları doğrudan dinlemesi, çözüm için somut adımlar atması gerekiyor. BU TOPRAKLARIN SAHİBİ ÇİFTÇİYİ KÜSTÜRMEYİN!Kırıkkale’nin köylerinde yıllardır sabahın ilk ışıklarıyla tarlasına giden, yazın sıcağında, kışın ayazında alın teri döken çiftçimizin bugün içine düştüğü ekonomik çıkmaz görmezden gelinmemelidir.
Çünkü çiftçi toprağına küserse köyler sessizleşir. Köyler sessizleşirse üretim biter, göç artar, bereket azalır. Bir ülkenin en büyük zenginliği yalnızca fabrikaları, yolları ve binaları değildir. O ülkenin gerçek zenginliği, toprağını işleyen ve üretmekten vazgeçmeyen insanlarıdır.
Buradan ilgili kurumlara ve tarım politikalarını belirleyen yetkililere açık bir çağrımız var: Çiftçinin sesini duyun! Gübre fiyatlarının altında ezilen, mazot hesabı yapmaktan tarlasına giremeyen, emeğinin karşılığını alıp alamayacağını bilmeden üretmeye çalışan insanlarımızı yalnız bırakmayın. Çünkü mesele yalnızca Kırıkkale çiftçisinin meselesi değildir.
Kategori: Tarım · Bölge: Kırıkkale
Yayın: 25 Ekim 2026 10:19 · Kaynak: haberkale.com