Türkiye'de her gün 13 hasta organ nakli beklerken hayatını kaybediyor
- Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof
- Arif Aslaner, Türkiye genelinde 30 binin üzerinde kişinin nakil beklediğini vurgulayarak, "Her gün yaklaşık 13 hasta organ beklerken yaşamını yitiriyor" ifadesini kullandı
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Arif Aslaner, Türkiye genelinde 30 binin üzerinde kişinin nakil beklediğini vurgulayarak, "Her gün yaklaşık 13 hasta organ beklerken yaşamını yitiriyor" ifadesini kullandı.
Kasım Organ Bağışı Haftası etkinlikleri çerçevesinde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde bir sempozyum gerçekleştirildi.
Nakil operasyonu geçiren bireylerin tecrübelerini aktardığı etkinlikte, uzmanlar organ bağışının hayati önemine dair bilgilendirmelerde bulundu.
"Bu hastalarımız için zaman çok kıymetlidir"
Toplantının açılışında konuşan Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Sibel Kulaksızoğlu, bağışın toplumsal değerine vurgu yaptı. Kulaksızoğlu, "Organ bağışı, bir bireyin diğerine sunabileceği en anlamlı hediyelerden biridir.
Çünkü bu süreç, sadece bir doku aktarımı değil; bir insana yaşama tutunma imkânı, bir aileye umut ve bir çocuğa gelecek şansı tanımaktır.
Unutmamalıyız ki nakil bekleyen her hasta, mücadelesini büyük bir umutla sürdürüyor. Bu hastalarımız için zaman çok kıymetlidir. Bağış konusunda toplumda oluşturacağımız her farkındalık, atacağımız her bilinçli adım, bir kişi için yeni bir başlangıç olabilir.
Ülkemizde bağış bilincinin geliştirilmesi, toplumun doğru verilerle buluşturulması ve tereddütlerin giderilmesi hepimizin ortak vazifesidir. Bu sorumluluk sadece sağlık personeline değil, toplumun tüm kesimlerine aittir.
Organ bağışı, yaşamın kıymetini bilenlerin sergilediği büyük bir dayanışmadır. Kendi hayatımızın bir gün nihayete ereceğini biliyoruz.
Ancak aldığımız bir kararla başka hayatların sürmesine katkı sağlayabiliriz. İşte bağışı anlamlı kılan da budur; bir yaşamın ardından başka yaşamların devamına umut olabilmek" şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Arif Aslaner ise merkezde yapılan nakillere ve bağışın önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aslaner, "Karaciğer, böbrek ve pankreas nakillerinde en güncel ve gelişmiş cerrahi tekniklerle merkezimiz adına çıtayı her geçen gün daha yukarı taşıyoruz. Ancak bu büyük başarının ardında büyük bir emek ve coşku var.
Gece gündüz demeden, telefonu çaldığı anda kendi hayatını durdurup hastası için yollara düşen, ameliyat masasında saatlerce ter döken güçlü bir ekibimiz var. Bu vesileyle fedakârca çalışan tüm transplantasyon ekibimize, asistan doktorlarımıza, hemşirelerimize ve tüm sağlık çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum.
Bu tablonun asıl kahramanları, vefat eden yakınlarının organlarını bağışlayan ailelerdir. En acılı anlarında bile başka bir insana hayat vermeyi seçen bu ailelerin erdemi, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar yücedir.
Diğer yandan, kendilerinden bir parça vererek sevdiklerine hayat bağışlayan canlı vericilerimizin cesareti de her türlü takdire değerdir. Onlar bu tablonun gerçek mimarlarıdır" diye konuştu.
"Organ nakli hastalarımız için tek ve son çare olabiliyor"
Bağış bilincinin toplumun geneline yayılması gerektiğini belirten Aslaner, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ülkemizde organ nakli bekleyen binlerce hastamız, kendilerine şifa olacak o haberin gelmesini bekliyor. Organ nakli ekiplerine, hekimlere ve sağlık yöneticilerine düşen en büyük görev, organ bağışı bilincini toplumun geneline yaymak, bağış oranlarını artırmak ve bu bayrağı daha ileri taşımaktır.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Merkezi olarak bu bilinçle çalışmaya, umut olmaya ve bilimin ışığında hayat kurtarmaya devam edeceğiz.
Bir hayat, bir umut; toprak olmasın, can olsun. Hepimiz bunun için uğraşıyor, çabalıyor, gecemizi gündüzümüze katıyoruz.
Hastalarımızın sağlığına kavuşması için işlevini yitirmiş karaciğer, böbrek veya pankreasın yerine sağlıklı bir organın nakledilmesi gerekiyor. Organ nakli hastalarımız için tek ve son çare olabiliyor.
Türkiye'de nakil bekleme listelerinde 30 binin üzerinde hastamız var. Her gün yaklaşık 13 hasta nakil beklerken hayatını kaybediyor."
"Organ bağışı farkındalığını artırmamız gerekiyor"
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Merkezi Sorumlu Uzman Yardımcısı ve genel cerrah Doç. Dr. Kemal Eyvaz da bağış sürecinde aile içi iletişimin önemine değindi. Eyvaz, "Türkiye'de başta böbrek olmak üzere karaciğer, pankreas, ince bağırsak ve kornea nakli bekleyen 30 binin üzerinde hasta var.
Bu hafta boyunca toplumda organ bağışı farkındalığını artırmak amacıyla çeşitli etkinlikler ve sempozyumlar düzenliyor, duyurular yapıyoruz.
Organ bağışı, canlıdan ve kadavradan, yani vefat etmiş kişilerden yapılabiliyor. Türkiye'de bağışların önemli bir kısmı canlı bağışçılardan sağlanıyor. Ancak nakil bekleyen hasta sayısı çok fazla.
Yoğun bakımlarda beyin ölümü gerçekleşen hastalardan yapılacak bağışlar da nakil bekleyen hastalar için önemli bir kaynak oluşturuyor. Beyin ölümü hem tıbben hem de dinen ölüm olarak kabul ediliyor. Bağış yapılmadığında bu organlar da kişiyle birlikte toprağa gidiyor.
Oysa nakil bekleyen birçok hastaya şifa olabilirler. Bu nedenle insanların hayattayken organ bağışçısı olduklarını aileleriyle paylaşmaları büyük önem taşıyor. Aile ortamında bu konunun önceden konuşulması, beyin ölümü gerçekleştikten sonra aileyle yürütülen görüşmeleri ve bağış sürecini de kolaylaştırıyor.
Organların toprak olmadan başka hastalara şifa olabilmesi için hastalarımızdan ve hasta yakınlarından bu sürece destek vermelerini bekliyoruz. Uygun organ bulunamaması ya da doku uyumsuzluğu nedeniyle bazı hastalarımız nakil beklerken hayatını kaybediyor.
Bu kayıpları en aza indirmek ve bekleme listelerini azaltmak için organ bağışı farkındalığını artırmamız gerekiyor. Beyin ölümü gerçekleşen hastaların ailelerinin izniyle yapılan bağışlar, nakillerin gerçekleştirilmesine imkân sağlayarak bekleme sürelerinin kısalmasına ve bu süreçte yaşanan can kayıplarının azalmasına katkı sağlayacaktır" dedi.
Sempozyum, nakil olan hastaların süreçlerini anlatmaları ve katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasıyla nihayete erdi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık · Bölge: Antalya
Yayın: 04 Kasım 2026 11:31 · Kaynak: habersunum.com