Özal, Demirel ve Elçibey'e Kurulan Kumpas!
- Dünya Savaşı'nda Bakü'nün kurtarılmasından 2020 Karabağ Zaferi'ne ve 1990'lı yılların karanlık dehlizlerine kadar uzanan süreç, Kafkasya jeopolitiğinde Türk Devleti'nin ödediği ağır bedelleri, bölgesel elitlerin vefasızlık reflekslerini ve Ankara'nın sarsılmaz "ağabey" duruşunu gözler önüne seriyor
I. Dünya Savaşı'nda Bakü'nün kurtarılmasından 2020 Karabağ Zaferi'ne ve 1990'lı yılların karanlık dehlizlerine kadar uzanan süreç, Kafkasya jeopolitiğinde Türk Devleti'nin ödediği ağır bedelleri, bölgesel elitlerin vefasızlık reflekslerini ve Ankara'nın sarsılmaz "ağabey" duruşunu gözler önüne seriyor.
I. Dünya Savaşı'nın son günlerinde Ermeni ve Bolşevik çetelerin Bakü'de giriştiği katliamların ardından Osmanlı Devleti'nden istenen askeri yardım, Enver Paşa'nın talimatıyla kurulan Kafkas İslam Ordusu tarafından cansiperane şekilde sahaya yansıtılmıştı.
Nuri Paşa komutasındaki birliklerin dört ay boyunca büyük bedeller ödeyerek yürüttüğü harekat neticesinde Bakü kurtarıldı. Ancak savaşın hemen akabinde Azerbaycan elitlerinin Osmanlı hegemonisi kaygısıyla rota kırması, Mondros Mütarekesi sonrası İngiltere himayesinde bir cumhuriyet arayışını getirdi.
Osmanlı'nın çekilmesinin ardından Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti yalnızca 23 ay ayakta kalabildi ve ardından 70 yıllık Rus boyunduruğu dönemi başladı.
2020 Karabağ Zaferi ve Türkiye'nin Göğüslediği Diplomatik Kuşatma
Tarih Eylül 2020'yi gösterdiğinde Azerbaycan, 30 yıldır işgal altında tutulan topraklarını kurtarmak için harekete geçtiğinde en büyük güvencesi yine Türkiye oldu. Fransa, ABD, Rusya ve İran'dan gelen diplomatik şantaj ve tehditleri Ankara tek başına karşıladı.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Genelkurmay düzeyindeki askeri danışmanlığı ve Türk SİHA'larının sahada Rus yapımı savunma sistemlerini etkisiz hale getirmesi dengeleri değiştirdi.
Fransa'nın sert ültimatomlarına, AGİT Minsk Grubu eşbaşkanlarının operasyonu durdurma baskılarına ve ABD Senatosu'nun yaptırım tehditlerine rağmen Türkiye geri adım atmadı. Milli Savunma Bakanlığı'nın "İki Devlet, Tek Millet" ilkesiyle ilan ettiği koşulsuz destek pratiğe döküldü.
Bu duruşun faturası olarak Kanada, Bayraktar TB2 SİHA'larında kullanılan elektro-optik kameraların satışını askıya alıp lisansları iptal ederken, Avrupa Parlamentosu Ankara'ya karşı kapsamlı yaptırım çağrılarında bulundu. 15 Haziran 2021'de imzalanan Şuşa Beyannamesi ile taçlanan bu süreç, Türkiye'nin Azerbaycan'ı resmen stratejik ve askeri koruma kalkanına almasıyla sonuçlandı.
Yeni Güç Dengeleri ve Değişmeyen Vefasızlık Refleksi
Tüm bu ağır diplomatik ve askeri maliyetlerin ardından gelinen noktada, Bakü yönetiminin İsrail ile yürüttüğü savunma, istihbarat ve enerji iş birlikleri tartışmalı bir boyuta taşındı. Bakü'nün bölgesel güç mücadelelerinde bir istihbarat üssüne dönüşmesi ve Türkiye-İsrail hattındaki gerilimlerde Azerbaycan elitlerinin Türkiye'yi yeniden "hegemon güç olma hevesiyle" yaftalaması, tarihin tekerrür ettiğini gösteriyor.
Karşısındaki muhataplar askeri, ekonomik ve stratejik açıdan dengi olmamasına rağmen Türk Devleti, köklü devlet aklının bir tezahürü olarak duygusallıktan uzak, sabırlı ve koruyucu tavrını muhafaza etmeyi sürdürüyor.
Özal, Demirel ve Elçibey'e Kurulan Kumpas
Kafkasya politikasının kırılma anlarından biri de 1990'lı yılların başında yaşandı. Turgut Özal'ın Türk dünyası vizyonu ve bağımsızlık mücadelesi veren Ebulfez Elçibey'e verdiği açık destek, Ankara'daki bürokratik ve siyasi engellere çarptı.
Hocalı Katliamı ve Karabağ işgalleri döneminde DYP-SHP koalisyonunun takındığı tutum, bağımsızlık hareketine büyük darbe vurdu.
Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ve çevresi, Azerbaycan'ın bağımsızlığını tanıma sürecinde ABD ve NATO onayını öne sürerek adımları geciktirdi. Elçibey'in Dağlık Karabağ'daki sivillerin tahliyesi için acil olarak talep ettiği 4 adet nakliye helikopteri dahi Demirel hükümeti tarafından verilmedi.
Buna karşılık Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatından hemen önce çıktığı Türk dünyası gezisinde "Sınırda tatbikat yaparız, birkaç mermi karşıya geçerse bir şey olmaz" diyerek net bir kararlılık sergilemişti.
Gence'de Rus destekli Albay Suret Hüseyinov'un başlattığı isyan sırasında Elçibey'in Ankara'dan beklediği destek yine karşılık bulmadı. Süleyman Demirel'in yönlendirmesiyle Nahçıvan'dan getirilen Haydar Aliyev meclis başkanlığına taşındı; ardından Elçibey, kardeş kanı dökülmesini önlemek adına yetkilerini devrederek Keleki'ye çekilmek zorunda kaldı.
Daha sonraki süreçte TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk'un samimi bir Atatürkçü olan Elçibey'e "Atatürk Barış Ödülü" verilmesi yönündeki girişimi dahi bizzat Demirel tarafından engellendi.
Cavit Çağlar İddiaları ve Yanıt Bekleyen Sorular
O dönemin bakanlarından iş adamı Cavit Çağlar'ın son dönemde gündeme getirdiği, vefat etmiş tarihi şahsiyetleri hedef alan iddiaları ise kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Çağlar'ın, Azerbaycan bağımsızlık mücadelesinin lideri merhum Elçibey'in özel hayatını ve devlet adamlığını karalamaya yönelik anlatımları, döneme şahitlik eden isimlerin sert eleştirilerine neden oldu.
Görevde kaldığı bir yıllık süre boyunca Elçibey Türkiye'ye kaç kez geldi ve Çağlar hangi gelişinde kendisine "çekil" baskısı yaptı?
Bu telkinler Süleyman Demirel'in doğrudan talimatıyla mı yoksa şahsi inisiyatifle mi gerçekleştirildi?
İsyan sürecinde rol oynayan ve daha sonra Rus enerji devi Gazprom'un yönetimine geçen Başbakan Birinci Yardımcısı Abbas Abbasov ile Cavit Çağlar arasındaki ticari ve siyasi irtibatların perde arkasında neler vardı?
Tarihi vesikalar; Kafkasya'da Türk milletinin kanıyla ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin stratejik gücüyle kazanılan mevzilerin, dönemsel elitlerin ve kasaba siyasetçilerinin küçük hesaplarına kurban edilemeyecek kadar hayati olduğunu ortaya koyuyor.
Bu haber Samsun Haber - Son Dakika Samsun Haberleri - Akasyam.com tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.
Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.
Günün Özeti E-Postanıza Gelsin Öne çıkan haberleri, analizleri ve köşe yazılarını her sabah gelen kutunuzda bulun.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset · Bölge: Ankara
Yayın: 30 Ekim 2026 11:27 · Kaynak: akasyam.com