Habermetrik
← Ana Sayfa
07 Kasım 2026 15:35 · Güncelleme 15:36
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

4. Fethiye Uluslararası Film Festivali üçüncü gününde program zenginleşti

4. Fethiye Uluslararası Film Festivali üçüncü gününde program zenginleşti
Görsel kaynağı: habergundemim.com
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Fethiye'de düzenlenen 4
  • Fethiye Uluslararası Film Festivali, Fethiye Fotoğraf ve Sinema Sanatı Derneği ile Fethiye Belediyesi iş birliğinde, 6 Kasım Cuma günü gerçekleştirilen etkinliklerle üçüncü gününe ulaştı
Hukuki not: Ölüm haberi: bilgiler adli makamların açıklamalarına dayanır, kesinleşmiş yargı kararı değildir.

0 0 0 0 A − A + Fethiye'de düzenlenen 4. Fethiye Uluslararası Film Festivali, Fethiye Fotoğraf ve Sinema Sanatı Derneği ile Fethiye Belediyesi iş birliğinde, 6 Kasım Cuma günü gerçekleştirilen etkinliklerle üçüncü gününe ulaştı.

Üçüncü gün programında farklı seçkilerden film gösterimleri, söyleşiler ve panellerin yanı sıra Yeşilüzümlü ve Kadyanda Antik Kenti gezisi yer aldı. Etkinlikler, sinemanın üretim süreçlerinden pratiklerine kadar çeşitli konuları ele alırken festival katılımcılarına yerel ve uluslararası yapımları izleme ve tartışma fırsatı sundu.

Günün öne çıkan oturumlarından biri, "Kısa Film Neden Görünmez?" başlıklı panel oldu. Panelde Hilmi Etikan, Melihat Özdoğan Ağgül, Hayri Çölaşan, Kübra Kuruali ve Murat Tolga Şen konuşmacı olarak yer aldı; moderatörlüğünü Nahit Yıldırım üstlendi.

Panelde kısa filmlerin görünürlüğü, finansman ve mecralarına erişim sorunları ile kısa filmin anlatım biçiminin uzun metrajdan farkları gibi başlıklar tartışıldı. Konuşmacılar, kısa filmlerin seyirciye ulaşmasında festivallerin rolünü ve üreticilerin karşılaştığı zorlukları farklı bakış açılarıyla değerlendirdiler.

Kübra Kuruali kısa filmin bağımsız bir sinema alanı olarak ele alınması gerektiğini vurgulayarak filmlerin görünürlük, finansman ve mecralarına erişim konusundaki zorluklara dikkat çekti. Hilmi Etikan kısa filmin anlara ve yaşama tanıklık eden yapısına değinip kısa filmin anlatım biçiminin uzun metrajdan farklı olması gerektiğini belirtti; olanakları ve seyirciye ulaşma zorluklarını değerlendirdi.

Melihat Özdoğan Ağgül, teknik eksikliklere rağmen kısa filmin insan hayatına dokunabildiğini ve iyileştirici etki yaratabildiğini söyledi, festivallerin görünürlük açısından önemini ve hikâye ile karakter odaklı anlatımların değerini öne çıkardı.

Murat Tolga Şen dijital teknolojilerin kısa film üretimini daha erişilebilir hâle getirdiğini ifade ederek filmlerin seyirciyle buluşma olanaklarının artırılması gerektiğini belirtti; Şen, kısa filmcilerin festivallerde yeterince görünür olmadığını savunarak uzun metraj gösterimleri öncesinde kısa filmlere yer verilmesinin hem izleyici ilgisini hem de üreticilerin görünürlüğünü yükseltebileceğini dile getirdi. Hayri Çölaşan ise kısa filmler alanındaki görünürlüğün önemli ölçüde festivallerde elde edilen başarılarla şekillendiğini söyleyip iyi filmlerin seyirciyle buluşma fırsatı yakaladığını vurguladı.

Günün diğer bir paneli "Aşk, Emek ve Bürokrasi: Bir Film Festivali Yapmanın Perde Arkası" başlığını taşıyordu. Panelde Canan Tor, Nilgün Emiroğlu, Gülten Taranç ve Sedat Benek festival düzenleme süreçlerine ilişkin deneyimlerini paylaştı; moderatörlüğünü Hayri Çölaşan üstlendi.

Panel konuşmalarında festival kurma ve sürdürülebilir kılma, sınırlı bütçe ve yoğun emek gerekliliği, yerel zorluklar ve bağımsız festivallerin finansal sorunları gibi konular ele alındı.

Nilgün Emiroğlu, 1001 Belgesel Film Festivali’ni 10 yıllık aranın ardından yeniden hayata geçirme sürecini anlatırken belgesel sinemaya yeni alanları kazandırmanın önemine vurgu yaptı; Emiroğlu festivalin sınırlı bütçe ve yoğun emekle gerçekleştirildiğini ifade etti. Sedat Benek ise Anadolu’da festival düzenlemenin zorluklarına dikkat çekip Urfa'da belgesel film festivalini sinema ve sanat sevgisiyle sürdürdüklerini belirterek festivallerin toplumsal dönüşümdeki rolünü öne çıkardı.

Gülten Taranç, 10. yılına yaklaşan festivalin ortaya çıkış hikâyesini paylaşarak kadın yönetmenlerin sektörde karşılaştığı zorluklara değindi; kendi film dağıtım sürecinden doğan festivalin zamanla uluslararası bir yapıya dönüştüğünü ve bağımsız festivallerin finansal güçlüklerine dikkat çekti. Canan Tor da festivalin kuruluş sürecini ve organizasyon sırasında karşılaştıkları zorlukları anlattı; Tor, etkinliğin gönüllülük ve dayanışma temelinde sürdürüldüğünü ve sinemaseverlerle buluşmanın kendileri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirtti.

Festivalin üçüncü gününde çeşitli seçkiler ve özel gösterimler kapsamında çok sayıda film izleyiciyle buluştu. FEFSAD Varşova Film Okulu Kısa Film Seçkisi'nde Max Bommas’ın "Like All the Others", Ege Yılmaz’ın "Liminal", Nada Khalifa’nın "Qaher", Elena Vatamanu Margineanu’nun "First Last Month" ile Teodor Stoilov ve Nellie Rajala’nın "Grandpa’s Fur" filmleri gösterildi.

"Liminal" filminin görüntü yönetmeni Fırat Ulutaş gösterimin ardından izleyicilerin sorularını yanıtladı; Ulutaş, ilk dönem çalışmalarında diyalog ve ses kullanmadıklarını belirterek zamansız bir film yapıp izleyicinin anlatılanları daha evrensel hissetmesini amaçladıklarını söyledi.

Kısa film programında Elif Nur Kayalar’ın "Karanfil Kız" ve Yalın Çağdaş Eşsiz’in "Kimseyi Öldürmek İstemiyorum" filmleri, Dalya Keleş’in "Yerçekimi" ve Rabia Özmen’in "Prosedür" filmleri yer aldı. Özel gösterimler kapsamında Kübra Kuruali’nin "Yeşil Otobüs", Tayfun Belet’in "Roman Gibi", Batuhan Karadağoğlu’nun "Ben 12 Bin Yaşındayım", Engin Ayça’nın "Penceremde Sardunyalar", Aslı Akdağ’ın "Arayış" ve Rıza Oylum’un "Yerli Yurtsuz" filmleri izleyicilerle buluştu.

FEFSAD Özel Seçkisi’nde ise Melihat Özdoğan Ağgül’ün "Matruşka", Sevcan Aytaç Sönmez’in "Sesin Kıyısı", Selin Aktaş’ın "Siyah Kalem" ve Serdal Altun’un "Süpermen Bozkıra Düştü" filmleri gösterildi.

Kübra Kuruali, "Yeşil Otobüs" gösteriminin ardından gerçekleştirdiği söyleşide filmde şarkılara geniş yer verilmesinin nedeninin şarkıların anlatılan insanların direniş biçimlerinden biri olması olduğunu belirtti ve festival ekibine teşekkür etti. Yönetmen Tayfun Belet, "Roman Gibi" filmini dört yılda tamamladığını, Nur Hanım’ın hikâyesinden etkilenerek yola çıktığını ve farklı ülkelerin arşiv görüntülerinden yararlandıklarını aktardı; Belet filmin devamını da çektiğini söyledi.

Batuhan Karadağoğlu, "Ben 12 Bin Yaşındayım" belgeselinde Gökhan’ın kaya resimleri üzerine yürüttüğü çalışmaların ve bu süreçteki adanmışlığın kendisini etkilediğini belirtti; Karadağaoğlu belgeseli Gökhan’ın hikâyesi ve emeğini duyurmak amacıyla hazırladıklarını ifade etti. Aslı Akdağ "Arayış" filminin söyleşisinde filmin içsel bir arayışı dile getirdiğini, şiirsel bir anlatım dili tercih ettiğini söyledi.

Rıza Oylum "Yerli Yurtsuz"un çıkış sürecinden söz ederek festivalin belgesel ağına katkılarından dolayı teşekkür etti ve herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir film amaçladığını belirtti.

Melihat Özdoğan Ağgül "Matruşka"nın kısıtlı imkânlarla ve ekip arkadaşlarının desteğiyle tamamlandığını anlattı; projeye yönelik destek başvurularından olumsuz yanıt aldıklarını, bunun üzerine filmi kendi olanaklarıyla hayata geçirdiklerini ifade etti. Engin Ayça’nın "Penceremde Sardunyalar" gösteriminin ardından gerçekleştirilen söyleşide Ayça belgesel sinemanın gerçeklikle ilişkisinin önemine değindi; Ayça, belgeselcinin kendi bakış açısı ve kurgusuyla özgün bir sinema dili oluşturduğunu söyledi.

Söyleşide Ayça’nın hayat ve sanat yolculuğunu paylaşan eşi Gülsen Tuncer de sevgi ve saygıyla anıldı.

Günün öne çıkan gösterimlerinden biri de Ali Vatansever’in "Bir Arada Yalnız" filmiydi. sonrasında yönetmen Ali Vatansever izleyicilerin sorularını yanıtladı; Vatansever, sinema üretimini kişisel dönüşümünün bir parçası olarak gördüğünü ifade ederek, “Saf” filminden "Bir Arada Yalnız"a uzanan süreçte farklı sorularla büyüyen bir yönetmen olarak kendi dünyasını yeniden keşfettiğini belirtti. Vatansever ayrıca filmlerinde kent, aidiyet ve insanların dünyayı iki kutup hâlinde algılamasına ilişkin tartışmaların izlerinin görülebileceğini dile getirdi.

Festivalin üçüncü günü, hem yerel hem uluslararası yapımları bir araya getirerek kısa film üretiminin görünürlüğü, festival düzenleme deneyimleri ve belgesel sinemanın toplumsal etkisi üzerine kapsamlı bir gündem sundu. Etkinlikler, festivale katılan yönetmenler, yapımcılar ve izleyiciler arasında yoğun bir etkileşim ortamı yarattı ve programın devamında da benzer içeriklerin sürdürüleceği bildirildi.

Gönder Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş ve tüm sorumluluğu üstlenmiş olursunuz. Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: habergundemim.com
Haber metni ve görseller habergundemim.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 07 Kasım 2026 15:35 · Kaynak: habergundemim.com
Kaynağı Oku ↗