Habermetrik
← Ana Sayfa
01 Kasım 2026 17:26
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Yüreğim Fazla Mesai Yaptı, Dostlar İzin Kullandı!

Yüreğim Fazla Mesai Yaptı, Dostlar İzin Kullandı!
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • İnsan bazen konuşmak istemez
  • Anlatacak çok şeyi vardır ama hangi cümleden başlayacağını bilemez

Bazen insanı yaşadıkları değil, bütün hayal kırıklıklarına rağmen hâlâ güzel insanlara inanması yoruyor. Bugün yine duygusallığım üzerimde… Pencereden dışarı bakıyorum. Herkes bir yerlere yetişmenin telaşında. Hayat akıp gidiyor, ben ise içimde biriktirdiğim düşüncelerle baş başayım.

İnsan bazen konuşmak istemez. Anlatacak çok şeyi vardır ama hangi cümleden başlayacağını bilemez. Sonra bir bakarsın, yıllardır içine attıkları kâğıda dökülmeye başlamış.

Bugün benim yaptığım da biraz böyle Karadutum…

Şu hayat bana çok şey öğretti. İnsan tanımayı, güvenmeyi, gerektiğinde susmayı… Ama en çok da insanın kendi iyi niyetinden yorulabileceğini öğretti.

Çünkü insanın sırtını dayayacağı gerçek bir dostu yoksa dünyanın yükü iki kat ağır geliyor. Bir de hayal kırıklıkları eklenince insan kendisine şu soruyu soruyor:

“Ben bunca insanın arasında neden bazen kendimi yapayalnız hissediyorum?”

Herkesin dilinde aynı söz: “Sen çok akıllısın, çok uyanıksın.”

Yahu Karadutum, benim neyim akıllı? Akıllı adam aynı çukura ikinci kez düşmez derler. Benim düşmelerimi saysan, belediye oraya merdiven yapar!

Demek ki mesele akıl değilmiş. Mesele, insanın kendi yüreğiyle başkasının karakterini aynı kefeye koymasıymış.

Ben insanlara inanmayı hiç bırakmadım. Birinin güzel tarafını gördüm mü gerisini de öyle sandım. Değer verdim mi aynı değeri göreceğime inandım.

Meğer insan bazen karşısındakini olduğu gibi değil, olmasını istediği gibi görüyormuş.

Bir insan yanlış yaptı diye herkese sırtımı dönmedim. Dönemedim de… Çünkü birinin hatasını bütün insanlığa fatura etmek bana göre değil.

Ama gel gör ki, ben kime “canım” dediysem bazen karşılığında “canın çıksın” muamelesi gördüm.

En acısı da en yakınında sandığın insanı tanıyamamak.

Sevdiklerimizi gözümüzde öyle büyütüyoruz ki, alıp Kaf Dağı’na çıkarıyoruz. Sonra bir bakıyoruz, bizim omuzlarımızda yükselen insan kendisini dağın sahibi sanmaya başlamış.

Bazı insanları gözümüzde büyütürken kendi değerimizi küçülttüğümüzü çok geç anlıyoruz.

Ben de hayatım boyunca dost bildiklerimin arkasında durdum. Gerektiğinde kendi rahatımı bozdum, kendi derdimi erteledim. Bir insan mahcup olmasın diye elimden geleni yaptım.

Peki, gün geldi benim bir derdim olduğunda ne oldu?

Bir telefon kadar yakın olanlar, bazen bir cümle kadar uzak kaldı.

İnsan dünyaları istemiyor ki… Bir “Nasılsın?” demelerini, bir “Bir sıkıntın mı var?” diye sormalarını bekliyor.

Bazen insanın ihtiyacı yardım eli değil, o elin uzanabileceğini bilmektir.

Sonra bir gün hiç beklemediğin bir gerçekle karşılaşıyorsun. Bildiğin insan, bildiğin insan değilmiş.

Kendine soruyorsun: Ben mi göremedim, yoksa karşımdaki kendisini tanıtmamakta usta mıydı?

Galiba bazı insanlar hayatımıza, bizim insan tanıma konusundaki eksiklerimizi göstermek için giriyor.

Ben çoğu zaman suçu kendimde aradım. “Nasıl oldu da anlayamadım?” diye düşündüm.

Bir insanın seni aldatması, senin saf olduğunu değil, onun güveni hak etmediğini gösterir.

Etrafıma bakıyorum. Kimi kendi hatasını başkasına yüklüyor, kimi özür dilemek yerine kendisini aklamakla uğraşıyor.

Ben ise yıllarca her şeyin faturasını kendime kestim.

Şimdi düşünüyorum da, insanın kendisine karşı da bir adaleti olmalı.

Herkesi anlamaya çalışırken kendini ihmal etmek de bir haksızlıktır.

Peki, bütün bunların sonunda ben ne kaybettim?

Belki birkaç dost bildiğim insanı, belki bazı hayalleri… Ama bir şeyi kaybetmedim: İçimdeki insanı.

Hâlâ birinin derdini duyduğumda üzülüyorum. Birinin yüzü gülse benim de içim aydınlanıyor. Hâlâ bir insanın başı sıkıştığında elimden geleni yapıyorum.

Demek ki bütün yaşananlara rağmen içimdeki iyilik ölmemiş.

Yalnız artık herkesin hayatımda bir yeri olacak ama o yeri kendi davranışlarıyla belirleyecek.

Güven, bir kere verilip ömür boyu sınırsız kullanılacak bir çek değildir.

Yıllardır gazetecilik yapıyorum. Nice insan tanıdım, nice hikâyeler dinledim, nice olayın perde arkasını gördüm. Gazetecilik bana çok şey öğretti ama insanı tanımanın haber yazmak kadar kolay olmadığını da yaşayarak öğrendim.

Bir haberde gerçeğin peşine düşersin. Hayatta ise bazen gerçek, en güvendiğin insanın davranışında karşına çıkar.

Bugün pencereden dışarı bakarken bunları düşünüyorum. Biraz kırgınım, biraz yorgunum. Ama içimde hâlâ güzel şeylere inanmak isteyen bir taraf var. Onu susturmak istemiyorum.

Çünkü iyi olmak, kendini tüketmek demek değil. Sevmek, kendinden vazgeçmek hiç değil.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: malatyaflashaber.com
Haber metni ve görseller malatyaflashaber.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel
Yayın: 01 Kasım 2026 17:26 · Kaynak: malatyaflashaber.com
Kaynağı Oku ↗