Sonia Gandhi:'O bir sonraki öldürülecek' diye düşündüm
- Hindistan'ın en güçlü siyasi hanedanına İtalyan bir genç kadın olarak adım atan Sonia Gandhi, kayınvalidesi İndira Gandhi'nin suikastının ardından eşini aynı kaderin beklediğinden emindi
Hindistan'ın en güçlü siyasi hanedanına İtalyan bir genç kadın olarak adım atan Sonia Gandhi, kayınvalidesi İndira Gandhi'nin suikastının ardından eşini aynı kaderin beklediğinden emindi.
· 3 dk 3 Sonia Gandhi:'O bir sonraki öldürülecek' diye düşündüm Anthropic Nasdaq'a Hazırlanırken AI ve Veri Merkezi Karşıtlığı Büyüyor Sonia Gandhi, Hindistan siyasetini üç kuşak boyunca şekillendiren Nehru-Gandhi hanedanının hayatta kalan en tanınmış ismi olarak, ailesinin tarihindeki suikastları ve siyasi şiddetin gölgesinde geçen yıllarıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. İtalya'nın Vicenza kentinde dünyaya gelen ve 1968 yılında Rajiv Gandhi ile evlenerek Hindistan'ın en güçlü siyasi ailesine katılan Sonia Gandhi, kayınvalidesi İndira Gandhi'nin 1984 yılındaki suikastının ardından eşini kaybetme korkusunu şu sözlerle anlattı: "Düşüncem her zaman şuydu: sıradaki o öldürülür."
Hindistan'ın siyasi tarihi, Nehru-Gandhi ailesinin izleriyle örülmüştür. Jawaharlal Nehru, ülkenin bağımsızlığını izleyen ilk başbakan olarak modern Hindistan devletinin temellerini attı. Kızı İndira Gandhi, 1966 yılında ülkenin ilk kadın başbakanı oldu ve 1970'lerin sonuna kadar kesintisiz bir şekilde iktidarda kaldı.
İndira Gandhi, 1975-1977 yılları arasındaki olağanüstü hal (acil durum) ilanıyla da tartışılan bir figürdü; bu dönemde temel haklar askıya alınmış, muhalif liderler tutuklanmıştı. 1980 yılında yeniden iktidara gelen İndira Gandhi, 31 Ekim 1984'te kendi korumaları tarafından suikasta uğradı.
Suikast, Sikh ayrılıkçı hareketinin lideri Jarnail Singh Bhindranwale'yi ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirilen "Mavi Yıldız Operasyonu"nun (Operation Blue Star) bir sonucu olarak nitelendirildi. İndira Gandhi'nin öldürülmesi, Hindistan'da geniş çaplı Sikh karşıtı şiddet dalgasına yol açtı.
Sonia Maino olarak dünyaya gelen Sonia Gandhi, İtalyan kökenli bir ailenin kızıydı. Babası Stefano Maino, inşaat sektöründe çalışıyordu. Cambridge'de İngilizce öğrenirken tanıştığı Rajiv Gandhi ile 1968 yılında evlendi. Rajiv, o dönemde pilotluk yapan, siyasetten uzak duran biriydi.
İndira Gandhi'nin siyasi kariyerine rağmen, Rajiv ve eşi Sonia initially siyasetin dışında kalmaya çalıştı. Ancak İndira Gandhi'nin suikastının ardından siyasi boşluğu doldurmak amacıyla Rajiv Gandhi, annesinin yerine geçerek başbakan oldu.
Sonia Gandhi, bir İtalyan göçmen olarak Hindistan siyasetinin en çalkantılı döneminde ailenin merkezine yerleşti.
Sonia Gandhi'nin "Düşüncem her zaman şuydu: sıradaki o öldürülür" sözleri, kayınvalidesinin suikastının ardından eşini kaybetme korkusunu ifade ediyor. Bu korku, ne yazık ki 21 Mayıs 1991 tarihinde gerçekleşti. Rajiv Gandhi, Tamil Nadu eyaletinin Sriperumbudur kentinde seçim kampanyası sırasında bir intihar saldırısıyla öldürüldü.
Saldırıyı, Sri Lanka iç savaşında Hindistan'ın rolüne kızan Tamil Kaplanları (LTTE) adlı ayrılıkçı örgüt üstlendi. Rajiv Gandhi'nin suikastı, Hindistan tarihindeki en büyük siyasi cinayetlerden biri olarak kayıtlara geçti ve ülke genelinde derin bir şok etkisi yarattı.
Eşinin suikastından sonra Sonia Gandhi, uzun süre siyasetten uzak durdu. Ancak 1998 yılında Hindistan Ulusal Kongresi'nin (Congress Party) başkanlığına getirilerek aktif siyasete girdi. Yabancı kökeni nedeniyle sık sık eleştirilere maruz kalan Sonia Gandhi, partiyi yeniden toparlayarak 2004 ve 2009 genel seçimlerinde Kongresi iktidara taşıdı.
Ancak başbakanlık koltuğunu reddederek Manmohan Singh'i başbakan olarak atadı; bu karar hem takdir hem de eleştiri topladı. Sonia Gandhi, Hindistan siyasetinde en uzun süre görev yapan parti başkanlarından biri olarak tarihe geçti.
Nehru-Gandhi ailesinin hikayesi, Hindistan siyasetindeki şiddetin ve intikam döngüsünün bir yansımasıdır. Üç kuşakta iki suikast (İndira ve Rajiv Gandhi), ailenin siyasi mirasının ne kadar ağır bir bedel taşıdığını göstermektedir.
Sonia Gandhi'nin ifadeleri, bu şiddet ikliminde bir aile üyesi olarak yaşanan korkuyu ve kayıpları gözler önüne sermektedir. Ailenin dördüncü kuşak temsilcisi Rahul Gandhi ve Priyanka Gandhi Vadra da siyasetin içinde yer almaya devam etmektedir.
Nehru-Gandhi ailesinin uzun süreli siyasi hakimiyeti, Hindistan'da "hanedan siyaseti" (dynasty politics) tartışmalarının odağına yerleşmiştir. Eleştirmenler, demokratik bir ülkede tek bir ailenin bu kadar uzun süre iktidarda kalmasını antidemokratik bulmaktadır.
Savunucular ise ailenin, ülkenin bağımsızlık mücadelesinden bu yana süregelen siyasi mirasını ve hizmetini vurgulamaktadır. Sonia Gandhi'nin açıklamaları, bu tartışmaların ötesinde, siyasi bir hanedana dahil olmanın kişisel ve insani boyutunu da gözler önüne sermektedir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 07 Kasım 2026 17:50 · Kaynak: habergo.com.tr