Selimoğlu: Cetvel eğriyse, sonuç da eğridir
- 2025-2026 eğitim öğretim yılında başarılı çalışmalarıyla öne çıktığı değerlendirilen 83 eğitim çalışanına Kaymakam imzalı başarı belgesi verilmesi, değerlendirme sürecine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi
2025-2026 eğitim öğretim yılında başarılı çalışmalarıyla öne çıktığı değerlendirilen 83 eğitim çalışanına Kaymakam imzalı başarı belgesi verilmesi, değerlendirme sürecine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. Hürriyetçi Eğitim Sen Tekirdağ Şube Başkanı Tuğrul Selimoğlu, belge almaya hak kazanan çalışanları tebrik ederken, asıl tartışılması gereken konunun listenin hangi kriterlere göre oluşturulduğu olduğunu söyledi.
Başarı belgesi teklif sürecinde okul müdürlerine belirli kriterlerin bildirildiğini, müdürlerin de personellerini bu kriterlere göre değerlendirerek tekliflerini sunduğunu belirten Selimoğlu, bazı tekliflerin kabul edilirken bazılarının hangi gerekçeyle elendiğinin açıklanmadığını ifade etti.
“HANGİ KRİTERLERE GÖRE ELENDİLER?”Değerlendirme sürecinin şeffaf olması gerektiğini vurgulayan Selimoğlu, “Kriteri idare belirliyor, okul müdüründen bu kritere göre değerlendirme ve teklif istiyor; ancak sonrasında bazı teklifler kabul edilirken bazıları hangi ölçüye göre olduğu açıklanmayan ikinci bir değerlendirmeyle liste dışında bırakılıyor. İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün belirlediği kriterlere göre teklif edilen personel, hangi başka kriterlere göre elenmiştir?
Okul müdürlerine bildirilen kriterler nihai değerlendirmede esas alınmış mıdır, alınmamış mıdır?” sorularını yöneltti. Aynı kriterleri karşılayan tekliflerin neden farklı sonuçlandığının açıklanmasını isteyen Selimoğlu, benzer eleştirileri her yıl dile getirdiklerini ancak bu yıl da aynı belirsizliklerin yaşandığını kaydetti.
Konuyu Kaymakam'a da ilettiğini belirten Selimoğlu, sürecin ayrıntılarına ilişkin açıklamanın listeyi oluşturan İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılması gerektiğini ifade etti.
BAZI OKULLARDAN HİÇ PERSONEL LİSTEYE ALINMADIListenin dağılımına da dikkat çeken Selimoğlu, bazı okullardan birden fazla personel başarı belgesi almaya hak kazanırken bazı okullardan tek bir çalışanın dahi listeye alınmadığını belirtti.
Bu durumun açıklanması gerektiğini ifade eden Selimoğlu, “Her eğitim kurumunda görevini üstün gayretle yapan, sorumluluk alan, kurumuna değer katan, öğrencisine dokunan, görev tanımının ötesinde fedakârlık gösteren personel vardır. Dolayısıyla bazı okullarda başarı belgesine layık tek bir personelin dahi bulunmadığı sonucuna varılması doğal olarak şu soruyu doğurmaktadır: O okullarda gerçekten başarılı personel mi yoktur, yoksa o okullardan yapılan teklifler değerlendirme sürecinde yeterince dikkate alınmamış mıdır?” dedi.
Okul müdürlerinin personelini yakından tanıyan ve çalışmalarını doğrudan gözlemleyen yöneticiler olduğunu vurgulayan Selimoğlu, “İlçe Millî Eğitim Müdürünün ilçede görev yapan yaklaşık 3 bin personelin tamamını aynı düzeyde tanıması mümkün değildir. Personeli doğrudan tanıyan okul müdürünün, belirlenen kriterlere göre yaptığı teklif hangi somut bilgi ve gerekçeyle geçersiz hâle getirilmektedir?
Hangi kriteri karşılamamıştır? Aynı nitelikteki başka bir teklif hangi gerekçeyle uygun görülmüştür?” ifadelerini kullandı.
“BAŞARI SADECE PROJE DOSYALARINDA GÖRÜNMEZ”Başarı belgesinin yalnızca proje yapan personele özgü bir belge gibi değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Selimoğlu, başarının bazen görev tanımının çok ötesinde çalışan yardımcı hizmetlilerin, kurumunun yükünü sahiplenen memurların ve öğrencileri için sorumluluk alan öğretmenlerin gayretinde ortaya çıktığını söyledi. Ağır bir hastalıkla mücadele ederken sağlık şartları elverdiği ölçüde dersini ve nöbet görevini aksatmamaya çalışan öğretmenlerin fedakârlıklarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Selimoğlu, okul müdürlerinin tekliflerinin somut gerekçeler olmadan geçersiz sayılmaması gerektiğini kaydetti.
SENDİKAL TERCİHLER ETKİLİ OLDU MU?Açıklamasında değerlendirme sürecinin tarafsızlığına ilişkin soru işaretlerini de gündeme getiren Selimoğlu, okul müdürlerinin sendikal tercihleri, idareyle ilişkileri veya kişisel duruşlarının değerlendirmelerde etkili olup olmadığının açıklanmasını istedi. Selimoğlu, “Muhalif bir sendikada görev yapan okul müdürlerinin teklifleri de diğer okul müdürlerinin teklifleriyle aynı ölçü, aynı ciddiyet ve aynı tarafsızlıkla değerlendirilmiş midir?” sorusunu yöneltti.
İdarenin takdir yetkisi bulunduğunu ancak bu yetkinin gerekçesizliğin veya ölçüsüzlüğün dayanağı olamayacağını belirten Selimoğlu, uygun görülmeyen tekliflerin somut ve herkese eşit uygulanan gerekçelerle açıklanması gerektiğini ifade etti.
“TAKDİR YETKİSİ, GEREKÇESİZLİĞİN ADI DEĞİLDİR”Tartışmanın 83 kişinin başarı belgesi alması olmadığını vurgulayan Selimoğlu, asıl meselenin aynı kriterlerle yapılan tekliflerin aynı idari ölçüyle değerlendirilip değerlendirilmediği olduğunu söyledi.
Açıklamasını dikkat çekici bir benzetmeyle tamamlayan Selimoğlu, “Okul müdürüne bir cetvel verip'Bununla ölç.' dedikten sonra sonucu başka ve açıklanmayan bir cetvelle yeniden ölçüyorsanız, problem okul müdürünün teklifinde değildir. Problem, ölçünün hangi aşamada ve hangi gerekçeyle değiştirildiğindedir.
Kamu yönetiminde ölçü kişiye, okula veya yöneticinin konumuna göre değişmez. Değişiyorsa artık ortada objektif bir değerlendirmeden değil, açıklanması gereken bir idari tercihten söz edilir” dedi. Selimoğlu, açıklamasını “Cetvel eğriyse, sonuç da eğridir” sözleriyle tamamladı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim · Bölge: Tekirdağ/Çerkezköy
Yayın: 04 Kasım 2026 07:27 · Kaynak: cerkezkoyhaber.com.tr