Habermetrik
← Ana Sayfa
02 Eylül 2026 05:58 · Güncelleme 02 Ekim 05:56
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

İzmit'in bu hikâyesi bilinmiyor! 1910'dan 7 saatlik Hamlet'e!

İzmit'in bu hikâyesi bilinmiyor! 1910'dan 7 saatlik Hamlet'e!
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Kocaeli Üniversitesi’nde hazırlanan “Cumhuriyet’ten Günümüze İzmit’te Tiyatro” başlıklı yüksek lisans tezi, kentin bilinmeyen kültür-sanat geçmişini gün yüzüne çıkardı

Kocaeli Üniversitesi’nde hazırlanan “Cumhuriyet’ten Günümüze İzmit’te Tiyatro” başlıklı yüksek lisans tezi, kentin bilinmeyen kültür-sanat geçmişini gün yüzüne çıkardı. Osmanlı arşivlerinden Halkevi kayıtlarına, SEKA sahnesinden Kocaeli Bölge Tiyatrosu’na ve 7 saatlik “Hamlet” ile perde açan Şehir Tiyatrosu’na kadar uzanan çalışma, İzmit’te tiyatronun 100 yılı aşkın köklü bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koydu.

Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sahne Sanatları Ana Bilim Dalı’nda Ersin Çakmak tarafından, Prof. Dr. Sema Göktaş danışmanlığında hazırlanan “Cumhuriyet’ten Günümüze İzmit’te Tiyatro” başlıklı 2025 tarihli yüksek lisans tezi, İzmit’in kültür ve sanat tarihine ilişkin dikkat çekici bilgiler içeriyor.

Çalışmada İzmit’in yalnızca bir sanayi ve liman kenti olmadığı, İstanbul’un hemen yanında bulunmasına rağmen kendine özgü ve güçlü bir tiyatro kültürü oluşturduğu vurgulanıyor. Araştırmanın temel amacı da İzmit’in yıllardır büyük sanat merkezi İstanbul’ın gölgesinde kalan tiyatro birikimini kayıt altına almak olarak açıklanıyor.

Tezin en dikkat çekici bölümlerinden biri Cumhuriyet öncesine ait Osmanlı arşiv belgeleri oldu. Araştırmada incelenen 1910 tarihli resmi yazışmalar, İzmit’e zaman zaman tiyatro kumpanyalarının geldiğini ortaya koyuyor.

Belgelerde İzmit’te sahnelenecek tiyatro oyunlarının metinlerinin resmi olarak onaylanıp onaylanmadığı ve oyunlara izin verilip verilemeyeceği konusunda dönemin emniyet ve yönetim makamları arasında yazışmalar yapıldığı görülüyor. Araştırmacı bu belgelerden hareketle en geç 1910 yılında İzmit’te tiyatro oyunlarının oynandığının söylenebileceğini, ancak o tarihte kentte sürekli faaliyet gösteren yerleşik bir tiyatro grubunun bulunup bulunmadığının kesin olarak bilinmediğini belirtiyor.

Çalışmada yer alan bir başka önemli kayıt ise 10 Kasım 1919 tarihine ait. Haftalık Kocaeli Gazetesi’nde yayımlanan habere göre İzmit’te düzenlenen bir müsamerede önce “Yavuz Sultan Selim”, ardından Milli Piyesler Temsil Heyeti tarafından üç perdelik “Ey Türk Genci Ümidini Kesme” adlı oyun sahnelendi.

Bu gösteriyi dikkat çekici hale getiren ayrıntı ise İzmit’in o tarihte işgal altında bulunmasıydı. Araştırmada, gençlerin işgal koşullarına rağmen böyle bir oyunu sahnelemesinin dönemin toplumsal atmosferi açısından önemli olduğu değerlendiriliyor.

İzmit’te tiyatronun kurumsallaşmasındaki en büyük dönüm noktalarından biri ise 24 Haziran 1932’de İzmit Halkevi’nin açılması oldu. Halkevinin Temsil Şubesi başlangıçta kendisine ait bir tiyatro salonuna sahip değildi. Oyunlar Necatibey Okulu’nun salonunda sahneleniyordu.

Buna rağmen Temsil Şubesi kısa sürede kentte güçlü bir tiyatro ortamı oluşturdu. İlk yıllarda şubenin 5’i kadın olmak üzere 35 üyesi bulunuyordu.

1936 yılında Temsil Şubesi 19 temsil verdi. Bu oyunların 7 bin 500 kişi tarafından izlendiği, ayrıca okullarda düzenlenen gösterilerin yaklaşık 4 bin seyirciye ulaştığı kayıtlara geçti. Grup yalnızca İzmit merkezde değil; Gölcük, Karamürsel, Bahçecik, Hereke, Sapanca ve Gebze gibi birçok noktada da sahne aldı.

1938 yılında 39, 1940 yılında ise 76 temsil verildi. İstanbul’dan tiyatrocular İzmit’e gelerek gençlere sahne bilgisi ve oyunculuk eğitimi verdi. Tezde İzmit Halkevi Temsil Şubesi, oluşturduğu repertuvar, eğitim faaliyetleri ve seyirci kitlesi nedeniyle “adeta İzmit’in ilk şehir tiyatrosu” olarak değerlendiriliyor.

1951’de Halkevlerinin kapatılmasının ardından İzmit tiyatrosu önemli bir kurumsal boşluk yaşadı. Araştırmaya göre 1960 ve 1970’li yıllarda kentte ciddi bir tiyatro hareketliliği bulunmasına rağmen, uygun salonların olmaması toplulukların uzun ömürlü olmasını engelleyen başlıca sorunlardan biri oldu.

Dönemin tiyatrocuları Orduevi ve Yurt Sineması gibi farklı salonları kullanırken, en önemli merkezlerden biri SEKA Sinema Salonu oldu.

1964 yılında Ahmet Gülhan, Bekir Sıtkı ve Alev Yamaç öncülüğünde İzmit Bölge Tiyatrosu kuruldu ve Cahit Atay’ın “Sultan Gelin” oyunuyla perde açtı. 1969’da ise Yavuz Özkan’ın sanat yönetmenliğinde Kocaeli Tiyatrosu faaliyete geçti. Ancak her iki yapı da çeşitli nedenlerle uzun süre yaşayamadı.

Tez, SEKA’nın İzmit’in tiyatro tarihinde oynadığı rolü de ortaya çıkarıyor. SEKA Sinema Salonu, kentte yeterli tiyatro salonunun bulunmadığı yıllarda yerel toplulukların yanı sıra İstanbul’dan ve Türkiye’nin farklı kentlerinden turneye gelen profesyonel tiyatroların da önemli sahnelerinden biri oldu.

Salonun tiyatro tarihindeki en önemli anlarından biri ise 1997’de yaşandı. Yeni kurulan İzmit Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Süleyman Demirel Kültür Merkezi henüz tamamlanmadığı için ilk oyunlarını burada sahneledi.

1979 yılında kurulan Kocaeli Bölge Tiyatrosu ise İzmit tiyatro tarihinde yeni bir dönem başlattı. Teze göre kuruluş sürecinde dönemin valisinden sanayi çevrelerine, öğretmenlerden yerel sanat insanlarına kadar çok sayıda isim rol aldı.

Kocaeli Bölge Tiyatrosu zaman içerisinde yalnızca oyun sahneleyen bir topluluk değil, İzmit’te yeni kuşak tiyatrocuların yetiştiği önemli bir merkez haline geldi.

Belediye İşhanı’nın beşinci katındaki üç ofisin birleştirilmesiyle oluşturulan yaklaşık 50 kişilik Oda Tiyatrosu, dönemin genç tiyatrocularının önemli buluşma noktalarından biri oldu. Çalışmada, bugün İzmit tiyatrosunda söz sahibi olan birçok kişinin yolunun bu sahneden geçtiğine dikkat çekiliyor.

İzmit tiyatrosunun en büyük kırılma noktalarından biri 1997 yılında İzmit Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun kurulmasıyla gerçekleşti. Kurucu Genel Sanat Yönetmeni Işıl Kasapoğlu yönetimindeki tiyatronun oyuncu kadrosu için Türkiye’nin farklı tiyatro okullarından 115 kişi başvurdu.

Dokuz kişilik jüri tarafından 25 oyuncu seçildi. Yeni tiyatronun okullarla ve fabrikalarla bağlantı kurması, Anadolu turnelerine çıkması, uluslararası ilişkiler geliştirmesi ve İzmit’i bağımsız bir sanat merkezi haline getirmesi hedeflendi.

Tiyatro, Kasım 1997’de SEKA Salonu’nda Shakespeare’in “Hamlet” oyunuyla perde açtı. Yaklaşık 7 saat süren oyun Türkiye çapında büyük yankı uyandırdı. Çalışmada İzmit Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Türkiye’nin dördüncü ödenekli tiyatrosu ve Anadolu’da kurulan ilk ödenekli tiyatro olarak aktarılıyor.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi de İzmit’in tiyatro tarihinde ayrı bir yer tuttu. Depremin ardından Şehir Tiyatrosu’nun jeneratörü çevrede yaşayan depremzedelere elektrik sağlamak için kullanıldı. Tiyatro ekibi daha sonra çocuklara yönelik çalışmalara başladı.

“Gökkuşağı Depremzedelere Yardım Etkinliği Projesi” kapsamında yaklaşık 40 çadırkentte kukla, animasyon, drama ve çocuk tiyatrosu etkinlikleri gerçekleştirildi.

2000’lerden sonra İzmit tiyatrosunda yeni bir dönem başladı. Kocaeli Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü’nün kurulmasıyla kent ilk kez profesyonel oyuncu, dramatik yazar ve sahne tasarımcıları yetiştiren akademik bir yapıya kavuştu.

Bölüm 2006’da öğrenci almaya başladı ve ilk mezunlarını 2010 yılında verdi. Yeni Meydan Sahnesi, Oyun İstasyonu ve Alternaif Tiyatro gibi bağımsız oluşumlar da bu dönemde tiyatro ortamını güçlendirdi. Eski sinemaların tiyatro salonlarına dönüştürülmesi, küçük özel sahnelerin açılması ve doğaçlama tiyatro çalışmalarının yaygınlaşması İzmit’te yeni bir tiyatro ekosisteminin ortaya çıkmasını sağladı.

2010 yılında kurulan Alternaif Tiyatro’nun geliştirdiği “Ko-Medya” adlı doğaçlama gösterisinin, tez hazırlanırken 537’nci gösteriye ulaştığı belirtiliyor.

Çalışmanın ortaya koyduğu genel tablo, İzmit’te tiyatro yapacak insan ve seyirci eksikliğinden çok salon, kaynak ve sürdürülebilir kurumsal yapı sorunu yaşandığını gösteriyor. Halkevinin kapanmasının ardından yeni topluluklar kurulmuş, salon bulunamadığında sinemalar kullanılmış, uygun mekân bulunmadığında tiyatrocular kendi sahnelerini oluşturmuş, büyük kurumların zayıfladığı dönemlerde ise bağımsız gruplar ortaya çıkmış.

Tezin sonuç bölümünde İzmit’in, İstanbul gibi büyük bir sanat merkezinin hemen yanında bulunmasına ve insan ile ekonomik kaynakların önemli bölümünün İstanbul’a yönelmesine rağmen kendi tiyatro kültürünü ayakta tutmayı başardığı vurgulanıyor. Araştırmadan çıkan en çarpıcı sonuç ise İzmit tiyatrosunun bir asrı aşan tarihinde defalarca kesintiye uğramasına rağmen her seferinde başka bir kuşak tarafından yeniden ayağa kaldırılmış olması.

02 Eyl 2026 - 08:34 - Kültür-Sanat Yazdır

Son bir ayda kocaeligazetesi.com.tr sitesinde 2.548.835 gerçekleşti.

Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır

Hızlıca eleman bulmak mı istiyorsunuz? Tam yerindesiniz. İlanınızın burada ve basılı gazetemizde çıkmasını ister misiniz? İlan metninizi ilanservis...

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: Kocaeli Gazetesi
Haber metni ve görseller Kocaeli Gazetesi sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 02 Eylül 2026 05:58 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi
Kaynağı Oku ↗