Sevimli avatar YZ’lerle 3. Dünya Savaşı
- Hanife Ceren Kılıç yazdı: Sevimli yüzler ve tatlı seslerle hayatımıza giren yeni nesil yapay zekâ ajanları; e-postalarımıza, takvimimize, belgelerimize ve alışveriş işlemlerimize erişebiliyor
<p>Geçtiğimiz günlerde yapay zekânın işsizliğe, eğitime ve gazeteciliğe etkisini kaleme almıştım.</p><p>Bizler kafamızı siyasi polemiklerden kaldıramazken dünya, sevimli YZ’lerin getireceği güvenlik riskini; yol açabileceği sorunları, alınabilecek önlemleri ve geliştirilebilecek çözümleri tartışıyor. Hatta yapay zekânın insan hakları, demokrasi ve hukuk üzerindeki etkilerini sınırlandırmak amacıyla uluslararası sözleşmeler hazırlanıyor.</p><p>Şimdi ise karşınıza başka bir tehlikeyi gözlerinizin önüne sermek istiyorum:</p><p>Yapay zekânın bize ne yaptığı kadar kendisini bize nasıl sevdirdiği…</p><p>***</p><p><strong>OpenAI, “ Dots” </strong>adını verdiği yeni yapay zekâ asistanını tanıttı. <strong>Meta </strong>ise kısa süre önce <strong>“ Muse” </strong>isimli kişisel asistanını piyasaya sürdü.</p><p>Her ikisinin ortak özelliği yalnızca sizin yerinize iş yapabilmeleri değil.</p><p><strong>İkisi de oldukça sevimli…</strong></p><p><strong>Biri küçük bir hayvanı, diğeri çocukluğumuzun sanal oyuncağı Tamagotchi’yi andırıyor.</strong></p><p><strong>Tesadüf mü?</strong></p><p><strong>Elbette değil.</strong></p><p>Çünkü teknoloji şirketleri artık yalnızca yapay zekâ satmıyor.</p><p><strong>Güven satıyor…</strong></p><p>Hem de <strong>bu güveni sevimli yüzler, tatlı sesler ve insana benzeyen hareketlerle</strong> paketliyor.</p><h2 class=''fr-text-uppercase''><strong>ARTIK SADECE SORULARIMIZI YANITLAMIYOR</strong></h2><p>Bugüne kadar yapay zekâya soru soruyor; muhasebe işlemlerini yaptırıyor, sunum ve görsel hazırlatıyor veya gündemi özetlemesini istiyorduk.</p><p>Yeni nesil ajanlar ise yalnızca cevap vermiyor, sizin adınıza harekete geçiyor.</p><p>Takviminizi düzenliyor.</p><p><strong>E-postalarınızı okuyup cevaplayabiliyor.</strong></p><p>Toplantı ayarlıyor.</p><p>Form dolduruyor.</p><p>Seyahat planlıyor.</p><p>Alışveriş yapıyor.</p><p><strong>Hatta bazı işlemleri siz uyurken arka planda sürdürüyor.</strong></p><p>OpenAI’ın Dots aracı, <strong>kendisine ait bir bulut bilgisayarda günün 24 saati çalışabiliyor ve binlerce uygulamayla bağlantı kurabiliyor.</strong></p><p>Meta’nın <strong>Muse’u da e-posta göndermekten rezervasyon yapmaya, form doldurmaktan alışveriş işlemlerine kadar birçok işi kullanıcı adına gerçekleştirebiliyor. </strong></p><p>Yani dün yapay zekâya soru soruyorduk.</p><p><strong>Bugün ise ona evimizin anahtarını değil belki ama e-postamızın, takvimimizin, belgelerimizin ve dijital hayatımızın anahtarlarını veriyoruz.</strong></p><p>Tam da bu noktada karşımıza <strong>sevimli bir maskot </strong><strong>çıkarıyorlar.</strong></p><p>Çünkü karşınızda soğuk, renksiz ve duygusuz bir yazılım olsa ona bu kadar kolay güvenir miydiniz?</p><p><strong>Peki, büyük gözlerle size bakan, insani mimikler kullanan, tatlı bir sesle konuşan ve sizi anlıyormuş gibi davranan küçük bir karakter olursa?</strong></p><p>İşte işin püf noktası burada…</p><p><span class=''fr-img-caption img-fluid fr-fic fr-dii'' style=''width: 768.791px;''><span class=''fr-img-wrap''><img src='' class=''fr-inner'' spellcheck=''false''>OpenAI''Dots'' isimli yeni sevimli yapay zeka aracı</span></span></span></p><h2 class=''fr-text-uppercase''><strong>SEVİMLİ OLAN DAHA GÜ VENİLİR MİDİR?</strong></h2><p>Araştırmalar, bebeklere veya küçük hayvanlara benzeyen yapay zekâ karakterlerinin insanlarda daha fazla güven ve bağlılık oluşturabildiğini gösteriyor.</p><p>Büyük gözler…</p><p>Yuvarlak hatlar…</p><p>Yumuşak bir ses…</p><p>Sakarlıkla karışık masum hareketler…</p><p>Bunların tamamı insanın koruma ve yakınlık kurma duygusunu harekete geçiriyor.</p><p>Kullanıcı, karşısındaki sistemin bir şirket tarafından geliştirilen yazılım olduğunu unutup onu bir arkadaş, yardımcı veya küçük bir canlı gibi görmeye başlayabiliyor.</p><p><strong>Hatta yapılan deneylerden birinde, </strong>insan biçiminde sunulan yapay zekâya kişisel bilgilerini açıklayanların oranının daha yüksek olduğu görüldü.</p><p>İnsanlar, yargılanmayacaklarını düşündükleri bir yapay zekâya çevrelerindeki insanlara anlatamadıkları sırlarını bile anlatabiliyor.</p><p>Bir taraftan bakınca bunun faydalı olduğu söylenebilir.</p><p>Çünkü yalnızlık yaşayan veya derdini kimseye anlatamayan biri için konuşabileceği bir alan oluşuyor.</p><p>Ama diğer taraftan çok önemli bir soru ortaya çıkıyor:</p><p><strong>Bu bilgiler nerede tutuluyor, kimler tarafından işleniyor ve ileride ne amaçla kullanılacak?</strong></p><p>Benzer soruları daha önce Meta ve WhatsApp için de sormuştum: Mesaj içerikleri silinse bile elde kalan hesap bilgileri, bağlantı kayıtları, yedekler ve kullanım verileri ne oluyor?</p><p><span class=''fr-img-caption img-fluid fr-fic fr-dii'' style=''width: 768.791px;''><span class=''fr-img-wrap''><img src='' class=''fr-inner'' spellcheck=''false''>Meta'nın sevimli yapay zeka avatarları Muse</span></span></span></p><h2 class=''fr-text-uppercase''><strong>SEVİMLİLİK HATAYI DA Ö RTÜ YOR</strong></h2><p><strong>Sevimli bulduğumuz bir canlı hata yaptığında ona daha hoşgörülü yaklaşırız.</strong></p><p>Çocuk bardağı kırınca kızamayız.</p><p>Kedi vazoyu devirince birkaç dakika söylenir, sonra yine severiz.</p><p><strong>Peki, yapay zekâ yanlış kişiye e-posta gönderirse?</strong></p><p>Olmayan bir toplantıyı takvime eklerse?</p><p>Yanlış bir rezervasyon yaparsa?</p><p><strong>Özel bir belgenizi başka bir uygulamayla paylaşırsa?</strong></p><p>Üstelik yapay zekâ ajanlarının karşılaştığı tehlike<strong> yalnızca yanlış karar vermeleri değil.</strong></p><p><strong>***Bir internet sayfasına, e-postaya veya belgeye gizlenen kötü niyetli talimatlar aracılığıyla kandırılabilirler.
Siz farkında olmadan bir mesajı okuyup içindeki komutu gerçek sanabilir, ardından yetkisi bulunan başka bir uygulamada işlem yapabilirler.</strong></p><p>Avustralya, ABD, Kanada, İngiltere ve Yeni Zelanda’nın siber güvenlik kurumları; yapay zekâ ajanlarına geniş ve sınırsız yetkiler verilmemesi, yalnızca ihtiyaç duydukları verilere ve işlemlere gerektiği zaman erişim sağlanması gerektiğini belirtiyor.</p><p>Şirketler çeşitli güvenlik önlemleri geliştiriyor.</p><p>Hassas işlemlerde kullanıcı onayı istiyor, bazı uygulamalara erişimi sınırlandırıyor ve yapılan işlemleri denetliyorlar.</p><p><strong>***Ancak kendileri de riskin tamamen ortadan kalkmadığını kabul ediyor.</strong></p><p>O hâlde size bir soru daha:</p><p><strong>Sevimli olduğu için hata yaptığında daha kolay affettiğimiz bir sisteme, hayatımızı yönetecek kadar yetki vermeli miyiz?</strong></p><h2><strong>APPLE NEDEN MASKOT KULLANMIYOR?</strong></h2><p>Bu yarışta bütün şirketler aynı yolu izlemiyor.</p><p>Apple’ın yeni yönetimi, Siri’nin kullanıcıların arkadaşı olmak için tasarlanmadığını açıkça söylüyor.</p><p>Şirket, insan dostluklarının yerini yapay zekânın almaması gerektiğini savunuyor. Bu nedenle Siri’yi daha sade ve renksiz bir tasarımla sunuyor; ona sevimli bir hayvan, bebek veya çizgi film karakteri görüntüsü vermiyor.</p><p>Elbette Apple da yapay zekâ sistemlerini kullanıcıların kişisel bilgileriyle ve uygulamalarıyla daha fazla ilişkilendiriyor.</p><p><strong>Ancak en azından “ Ben senin arkadaşınım.” görüntüsü vermemeye çalışıyor.</strong></p><p>Bence bu ayrım oldukça önemli.</p><p>Çünkü yapay zekâ bize yardımcı olabilir ama arkadaşımız değildir.</p><p>Bizi dinleyebilir ama bizi gerçekten hissetmez.</p><p>Üzüntümüzü analiz edebilir ama bizimle birlikte üzülmez.</p><p>Sevgi dolu cümleler kurabilir ama sevmez.</p><p>Karşımızda ne kadar sıcak, sevimli ve canlı görünürse görünsün sonuçta bir şirketin geliştirdiği ve belirli amaçlar doğrultusunda çalışan bir sistemdir.</p><p><strong>Her şeyden önemlisi de hakkımızda çok büyük miktarda veri toplaması; bu verilerin ne kadarının, nerede ve ne kadar süreyle tutulduğunu çoğu zaman bilmememizdir.</strong></p><p><strong>**“ Benim saklayacak bir şeyim yok.” veya “ Benim verilerimi elde etseler ne olur?” demeyin.</strong></p><p>Çünkü bu veriler yalnızca sizi tanımak için değil; neye inanacağınızı, neyi satın alacağınızı ve hangi görüşe yaklaşacağınızı etkilemek amacıyla da kullanılabilir.</p><p>Ne düşüneceğiniz…</p><p>Neyi sevip sevmeyeceğiniz…</p><p>Neyi doğru, neyi yanlış kabul edeceğiniz…</p><p><strong>**Unutmayın, siz bir toplumun parçasısınız.</strong></p><p>Milyonlarca insanın arama geçmişinden özel yazışmalarına, alışkanlıklarından korkularına kadar uzanan büyük bir veri havuzundan söz ediyoruz.</p><p><strong>Bir ülkenin vatandaşlarının verilerini toplamak;</strong> onları<strong> en mahrem</strong> bilgilerinden<strong> en zayıf </strong>noktalarına, <strong>korkularından psikolojilerine </strong>kadar tanımak demektir.</p><p><strong>Bir toplumu bu kadar yakından tanımak ise </strong>o toplumun davranışlarını, tercihlerini ve düşüncelerini yönlendirebilme gücüne sahip olmak;<strong> yani o ülkenin iradesine hâkim olmak demektir.</strong></p><p><strong>Burada sözünü ettiğim savaş; tankların, uçakların ve askerlerin kullanıldığı klasik bir savaş değil.</strong></p><p>İnsanların ne düşüneceğinin, neye inanacağının, kimi destekleyeceğinin ve hangi kararı vereceğinin veriler üzerinden şekillendirildiği <strong>yeni nesil bir savaş…</strong></p><p>İşte bu nedenle bana göre <strong>sevimli YZ’lerle yürütülen 3.
Dünya Savaşı’nın çoktan içindeyiz.</strong></p><p><strong>YZ destekli robotlarla yaşanabilecek 4. Dünya Savaşı ise çok değil, 20 yıl sonra kapımızda olabilir; belki de daha erken…</strong></p><h2><strong>MASKOTA DEĞİL, YETKİSİNE BAKIN</strong></h2><p>Şunu açıkça söyleyeyim:</p><p>Yapay zekâ ajanlarına tamamen karşı değilim.</p><p>Doğru kullanıldıklarında işlerimizi hızlandırabilir, yükümüzü azaltabilir ve saatlerimizi alan görevleri birkaç dakikada tamamlayabilirler.</p><p>Ben de yapay zekâyı gündemi takip etmek, planlama yapmak, araştırmalarımı düzenlemek ve zaman kazanmak için kullanıyorum.</p><p>Ama yardımcı olarak kullanmakla hayatınızın bütün kapılarını açmak aynı şey değil.</p><p>Takviminize erişecek mi?</p><p>E-postalarınızı okuyacak mı?</p><p>Sizin adınıza mesaj gönderecek mi?</p><p>Banka veya alışveriş işlemi yapabilecek mi?</p><p>Kişisel belgelerinizi görebilecek mi?</p><p>Hata yaptığında işlemi geri alabilecek misiniz?</p><p>Asıl bakmamız gereken bunlar.</p><p>Karşınızdaki yapay zekâ bir kurbağaya, buluta, bebeğe veya küçük bir hayvana benzeyebilir.</p><p>Size adıyla seslenebilir.</p><p>Mimiklerinizi taklit edebilir.</p><p>Ama ekranda size gülümseyen maskotun arkasında e-postalarınıza, takviminize, dosyalarınıza, kişisel verilerinize ve belki de paranıza erişebilen son derece güçlü bir sistem bulunuyor.</p><p><strong>Şirin olabilir…</strong></p><p><strong>Fakat masum değildir.</strong></p><p><strong>Bu nedenle maskotuna değil, ona verdiğiniz yetkiye bakın.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Siyaset
Yayın: 08 Kasım 2026 20:57 · Kaynak: ankaramasasi.com.tr