Akkuyu NGS'de Yeni Dönem: Türk Şirketleri Ortaklık İçin Masada
- Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye'nin nükleer enerji devine yerel firmaların ortaklık talebiyle ilgilendiğini açıkladı
- 25 milyar dolarlık devasa yatırımla inşa edilen Akkuyu NGS'de, ilk ünitenin faaliyete geçmesiyle Türkiye'nin enerji arz güvenliğinde kritik bir eşik aşılacak
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye'nin enerji vizyonunun merkezinde yer alan Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) projesine dair önemli bir gelişmeyi kamuoyuyla paylaştı. Rus haber ajansı TASS üzerinden açıklamalarda bulunan Putin, Türkiye merkezli bazı şirketlerin projeye ortak olma ve hisse payı satın alma konusunda istekli olduklarını belirtti.
Moskova yönetiminin bu taleplere sıcak baktığını ifade eden Putin, devasa sermaye gerektiren bu girişimin şu ana kadar tamamen Rus kaynaklarıyla finanse edildiğini hatırlattı. Türkiye’nin güney kıyılarında yükselen Akkuyu NGS, Rus devlet şirketi Rosatom’un iştiraki Akkuyu Nükleer A.Ş. tarafından yürütülüyor.
Yap, sahip ol, işlet modeliyle kurgulanan proje, her biri 1200 megavat kapasiteye sahip dört adet 3+ nesil VVER-1200 tipi güç ünitesinden oluşuyor. Toplamda 4800 megavatlık kurulu güce ulaşması hedeflenen santralin, Türkiye'nin enerji portföyünde stratejik bir rol oynaması bekleniyor.
Projedeki teknik ilerleme süreci de hızla devam ediyor. Rosatom Genel Müdürü Aleksey Lihaçev’in haziran ayındaki açıklamalarına göre, ilk ünitedeki inşaat faaliyetleri tamamlanmış durumda. Reaktör bölmesinde simülasyon yakıt demetlerinin montajı başarıyla gerçekleştirilirken, tesiste görev yapan yaklaşık 1930 personelin yüzde 40’ından fazlasını Rusya’da eğitim almış Türk mühendis ve teknisyenler oluşturuyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, projenin finansal ve operasyonel boyutuna dair güncel verileri paylaştı. Enflasyonist etkilerle birlikte 20 milyar dolarlık başlangıç maliyetinin 25 milyar dolara ulaştığını belirten Bakan Bayraktar, ilk ünitenin yıl sonuna kadar test sürecine girmesini hedeflediklerini açıkladı.
Tam kapasiteyle devreye girdiğinde santralin, İstanbul’un toplam elektrik talebini tek başına karşılayabilecek bir güce erişeceği öngörülüyor. Projenin takvimi ve gelecekteki hedefleri de netleşmeye başladı. 2026 yılı sonuna kadar elektrik üretimine başlanması planlanırken, üçüncü ve dördüncü reaktörlerin inşası kesintisiz sürüyor.
Ayrıca, santral bünyesinde entegre bir veri merkezi kurulmasına yönelik çalışmalar da gündemdeki yerini koruyor. İlk ünitenin devreye girmesiyle Türkiye'nin toplam elektrik ihtiyacının yüzde 2,5’inin nükleer enerjiden karşılanması hedefleniyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 29 Ekim 2026 09:23 · Kaynak: Sözcü Gündem