Hikâye okumaktan korkmayın; çünkü siz de er geç bir hikâye olacaksınız!
- Pazar günlerinin benim için anlamı, hikâye yazmaya, okumaya, dinlemeye en uygun gün olmasıdır
- Adeta evrensel ölçüde ‘rahat’ komutunun verildiği gündür
Pazar günlerinin benim için anlamı, hikâye yazmaya, okumaya, dinlemeye en uygun gün olmasıdır. Adeta evrensel ölçüde ‘rahat’ komutunun verildiği gündür. Bu pazar da yine bir hikâyemle karşınızdayım. Materyalist felsefeye uygundur.
Zıtların yani karşıtların birliği ve çelişkisi üzerine kuruludur hayat. Siz kaçta çalmasını isterseniz o saatte çalar. Çekimi yapılmış bandın üzerinden yaparsınız kurguyu. Hayat fazlalıkları atmaktır, bu anlamda biraz heykele benzer, hani dendiği gibi.
Zıtlar iyi olduğu için, güzel olmasa da BeyaZıt’ı sever Onur. Onur, bu metindeki çocuğun adı. Üniversite oradadadır, Kapalıçarşı da orada, arzular orada zevk oradadır. Biraz şarkı gibidir yani, ikinci kadehte söylenmeye başlanılan.
Dar sokaklarından aşağıya inerseniz Kadırga’dan denizi bulursunuz. Denizi ilk siz bulmuşsunuz gibi sevinirsiniz. Sevindirik olmak da budur işte. Dar sokaklarından aşağıya inemeyenler, oralarda tutuklanmıştır zamanında, eylem yapmaktan.
Medrese de, kahve de, sahaf da BeyaZIT’tır. Bazılarına göre de BayeZIT. Timur’a bakıp, şu dünya senin gibi topalla benim gibi köre kaldı diyen padişahın adıyla anılır. Zıtlar iyidir. ‘Zıııtttt Erenköy’ diyenler sonradan çıkmıştır.
Yazısını bitirdi Onur. Resimler de çizdiği defterini kapattı. Bavulun dış gözüne koydu. ‘Unuttuğum bir şey kaldı mı?’ diye evin içerisinde dolaştı. Ya da ‘Daha ne almalıyım acaba yanıma?’ diyerek. Sesi çıkmadı aslında. Kafasında dolaştı sözcükler.
Hatta bu yüzden gülümsedi. “Susma sustukça sıra sana gelecek” sloganını hatırladı. Ne sırasıydı ki bu?
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Rize/Pazar
Yayın: 13 Eylül 2026 03:03 · Kaynak: 10haber.net