Muşlu Terzi Mehmet Ali Taş Zanaatın Geleceği İçin Çıraklık Eğitimine Çağrı Yaptı
- Yılların Deneyimiyle Şekillenen Bir Sanat Muş ilinde ikamet eden 42 yıllık tecrübeye sahip terzi Mehmet Ali Taş, iğne, iplik ve makasın başrolde olduğu meslek hayatında yarım asra yaklaşırken, icra ettiği zanaatı ilk günkü heyecanı ve tutkusuyla sürdürmeye devam etti
Yılların Deneyimiyle Şekillenen Bir Sanat Muş ilinde ikamet eden 42 yıllık tecrübeye sahip terzi Mehmet Ali Taş, iğne, iplik ve makasın başrolde olduğu meslek hayatında yarım asra yaklaşırken, icra ettiği zanaatı ilk günkü heyecanı ve tutkusuyla sürdürmeye devam etti. 1984 senesinde çırak olarak başladığı bu yolculukta, zaman içerisinde çıraklık, kalfalık ve ustalık gibi aşamaları başarıyla geride bırakan Taş, edindiği derin tecrübeyi her bir dikişte ve kumaşa verdiği formda açıkça sergiledi.
Kendi iş yerinde çalışan Taş için terzilik sadece bir geçim kapısı değil, yaşamının çok önemli bir parçası ve gönülden bağlı olduğu bir meslek haline gelmişti. Yetişmeyen Çıraklar ve Tehlike Altındaki Zanaat Terzilik mesleğinin zamanın ruhuyla birlikte giderek unutulmaya yüz tuttuğunu dile getiren Mehmet Ali Taş, özellikle yeni nesil çırakların yetişmemesinin bu zanaatın geleceğini ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguladı.
Geçmiş yıllarda çok sayıda çırağın yetiştiği bir dönemden bahseden Taş, günümüzde gençlerin bu işe ilgi göstermediği için kalfalık ve ustalık kadrolarının da giderek azaldığını belirtti. 1984 yılından bu yana devam eden meslek hayatı hakkında konuşan Taş, şu ifadeleri kullandı: "1984 yılında bu mesleğe adım attım ve bugüne dek devam ediyorum.
Çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemlerimizi yaşadık. Daha sonra kendi iş yerimizi kurduk. Ancak geçmişte mesleğimizin durumu çok daha iyiydi. Bugün çırak bulmakta büyük zorluklar yaşıyoruz. Çırağımız yok, kalfalar ve ustalar yetişmiyor.
Bu durum nedeniyle mesleğimiz giderek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Temennimiz, bu zanaatın teşvik edilerek yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılmasıdır. Terzilik gerçekten helal kazancı olan bir meslektir.
Helal kazancı önemseyen herkese bu mesleği gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Çünkü bu meslek, kişiyi dünyanın neresine giderse gitsin aç bırakmaz. İster Türkiye'nin en ücra köşesinde olsun, isterse büyük bir metropolde veya Avrupa'da olsun, terzilik her yerde geçerliliği olan bir uğraştır.
Bugün Avrupa'da, özellikle İtalya'da ve Almanya'da da terzilik yaparak bu meslek sayesinde güzel bir geçim sağlayan pek çok kişi bulunmaktadır. Biz mesleğimizin sona ermesini istemiyoruz. Yeni kalfaların ve ustaların yetişmesini arzu ediyoruz." Kumaşla Kurulan Bir Bağ ve Topluma Katkı Terziliğin; iğne, iplik, makas, makine ve kumaştan oluşan, büyük bir emek gerektiren değerli bir uğraş olduğunu ifade eden Taş, "İğne, iplik ve kumaşla büyüdüm.
Benim için kumaş sadece birer materyal değil, adeta hayat arkadaşım gibidir. Meslek hayatım boyunca yaklaşık 5-6 kişiye bu sanatı öğrettim. Onlar da kendi kabiliyetleri ölçüsünde kendilerini geliştirerek belirli bir seviyeye ulaştılar ve geçimlerini sağlamayı başardılar.
Bu sayede topluma faydalı oldular, devlete yük olmadan kendi emekleriyle hayatlarını idame ettirdiler. Yanımızda çok sayıda insan çalıştı. Bazıları bu mesleği yarıda bıraktı, bazıları farklı yerlere gitti. Bazıları ise hem çalışıp hem de eğitimlerine devam etti.
Eğitimlerini tamamlayarak farklı mesleklere yönelenler de oldu. Biz ise mesleğimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Bakalım ömrümüz ne kadar yetecek" sözleriyle süreci özetledi. Teknolojinin Yapamadığı İşler ve Eğitim Talepleri Terzilik mesleğinin asla bitmeyeceğini savunan usta terzi Taş, "Çünkü bazı işleri robotlar veya fabrikasyon üretimler yapamaz.
Örneğin bir fermuarın değiştirilmesi veya sökülen bir bölgenin yeniden dikilmesi gibi detaylar için mutlaka insan emeğine ihtiyaç duyulur. Yeter ki insan mesleğini severek ve tutkuyla yapsın. Terzilik, nerede olursa olsun insanı aç bırakmayan bir disiplindir.
Devletin de bu mesleğin gelişimini desteklemesini ve yeni ustaların yetişmesi için gerekli adımları atmasını bekliyoruz. Çıraklık eğitimi kapsamında gençlere daha fazla imkân sunulmalı, çeşitli kurslar düzenlenmeli. Özellikle okula giden çocuklara bu mesleği öğrenebilecekleri eğitimler verilmeli ve terzilik dersi seçmeli olarak müfredata dahil edilmeli.
Biz çocuklarımızın eğitim görmesine karşı değiliz; aksine okusunlar ve aynı zamanda bir meslek öğrensinler istiyoruz. Her okuyan bireyin mühendis olması gerekmiyor. İyi bir terzi olmak da son derece değerli bir meslektir" şeklinde konuştu.
Matematiksel Hassasiyet ve Müşteri Potansiyeli Terziliğin temelinde matematiğin yattığını belirten Taş, "Matematiği iyi bilmeyen bir kişinin kaliteli bir terzilik yapması mümkün değildir. Çünkü ölçü çok kritik bir unsurdur.
Yanlış bir ölçü, hatalı bir kesim ve hatalı bir dikim anlamına gelir. Bu durum da ortaya düzgün olmayan bir elbisenin çıkmasına sebep olur. Matematiği iyi kavrayan bir terzi, doğru ölçüleri alır, doğru kesimi yapar ve neticede kaliteli birer elbise ortaya çıkarır.
Aslında mesleğimizde müşteri açısından herhangi bir gerileme söz konusu değildir. Müşterilerimiz mevcuttur. Avrupa'dan, Batı illerinden, İstanbul'dan, Bursa'dan, Ankara'dan ve Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen müşterilerimiz bulunmaktadır.
Mesleğimizin gerilemesinin asıl sebebi müşteri eksikliği değildir; asıl sorun çırak yetişmemesidir. Yeni ustalar yetişmediği için mesleğimizin geleceği tehlikeye girmektedir" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı. İşleme Bilgileri Haberin hazırlanmasında kullanılan veriler ve kaynaklar metin içerisinde korunmuştur.
Yazım hataları düzeltilmiş, anlatım akıcı hale getirilmiştir. Kelime sayısı korunarak metin zenginleştirilmiştir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 04 Kasım 2026 14:02 · Kaynak: vanpostasigazetesi.com, ajansturkhaber.com