Erdem Ercan'ın Seçilmesi şaşırtmadı
- Mesele sandık olduğunda her zaman söylerim: Hiçbir şeyin garantisi olmaz
- Gazetecilik hayatımızda ne seçimler gördük
Mesele sandık olduğunda her zaman söylerim: Hiçbir şeyin garantisi olmaz. Gazetecilik hayatımızda ne seçimler gördük...
Mutlak favori görülen birçok önemli ismin seçimleri açık farkla kaybettiğine şahit oldum.
Kimsenin şans vermediği, seçim öncesinde “asla kazanamaz” denilen adayların kazandığını da gördüm.
İşte bu sebeple sandıkta kesinlik olmaz. Her zaman sürprizlere açık olmak gerekir. Ancak yılların gazetecilik tecrübesiyle bazen rüzgârın hangi yönden estiğini de tahmin edebiliyoruz.
Örneğin SATSO seçimleri öncesinde yönetim kurulu başkanlığı için Akgün Altuğ bir adım önde gibi duruyordu.
İlk etapta tablo nasıldı? Akgün Altuğ ile Talip Kuriş'in yarışması bekleniyordu. Fakat Kuriş'in kendi komitesinden çıkamamasının ardından Akgün Bey'in elinin daha da güçlendiği konuşulmaya başlanmıştı.
Nitekim Talip Bey'in yerine Yılmaz Dünya, Altuğ'un karşısına aday olarak çıktı. Akgün Bey'in rahat kazanacağı düşünülürken yarış 45-43 gibi oldukça yakın bir sonuçla bitmişti. Sonuçta beklenen isim kazanmıştı ama oy farkı herkesi şaşırtmıştı.
Yönetim kurulu başkanlığı seçimindeki yakın sonuç, meclis başkanlığı yarışına ilişkin düşüncemi değiştirmemişti. Çünkü Akgün Altuğ yönetim kurulu başkanlığında nasıl bir adım öndeyse Erdem Ercan da meclis başkanlığında bir adım öndeydi.
Erdem Ercan, görevi boyunca süreci çok dengeli götürdü. Kavgaların, gürültünün ve gerilimin tarafı olmadı. Adını tartışmaların dışında tutmayı başardı.
Elinden geldiğince tüm kesimleri kucaklamaya çalıştı. Sakarya'da sosyal medyayı en yoğun kullanan isimlerden biri olmayı başardı.
Her gün bir SATSO üyesiyle bir aradaydı. İşte tüm bu çalışmalar onu başarıya götürdü. Yönetim kurulu seçimlerini Akgün Bey'in kazanmasına rağmen meclis başkanlığında SATSO meclis üyeleri Necmettin Kırık yerine Erdem Ercan dedi.
Dolayısıyla perşembenin gelişi çarşambadan belliydi...
SAKARYASPOR'DA NELER OLUYOR?Hafta sonunda Sakaryaspor'un kendi sahasında Erzincanspor'a 3-1 yenilmesi herkesi şok etti.
Aslında işlerin yolunda gitmediğine ilişkin ilk işaretler İskenderunspor karşısında kaybedilen iki puanla ortaya çıkmıştı.
Çünkü Sakaryaspor namağlup lider, İskenderunspor ise eksi 2 puanla sonuncu sıradaydı.
Böyle bir rakibi kendi sahasında yenememesi normal karşılanamazdı. Aradaki puan ve sıralama farkı düşünüldüğünde beklenmedik bir sonuçtu.
Ancak konsantrasyon bozukluğu denilerek meselenin üzerinde çok fazla durulmadan geçilmişti.
Fakat bu kez Erzincanspor'a 3-1 gibi net bir skorla kaybetmek herkesi üzdü.
Futbolda iniş çıkışlar olur. Kazanmak da var, kaybetmek de. Ancak üst üste yaşanan bu puan kayıplarını sıradan sonuçlar olarak görmüyorum.
Yönetim, takım içinde bir sorun olup olmadığını mutlaka araştırmalı. Şampiyonluk yolunda telafisi mümkün olmayan puan kayıpları yaşanmadan bu tabloya neden olan sorunlar varsa ortaya çıkarılmalı.
2 MİLYONLUK DAİRE MEĞER PEŞİNATMIŞEv sahibi olma hayali kuran vatandaş, karşılaştığı emlak ilanıyla adeta soğuk duş yaşıyor. İnsanlar bir yandan ev sahibi olmanın yollarını arıyor, diğer yandan fiyatların yüksekliğinden dert yanıyor.
Böyle bir zamanda Karasu gibi denize kıyısı olan, yazlık konutlarıyla öne çıkan bir ilçede 2 milyon liraya daire ilanı görmek insanın dikkatini doğal olarak çekiyor. Meşhur sarı sitede bu ilanı gören vatandaş hemen telefona sarılıyor.
Fakat o da ne! Meğer 2 milyon liralık rakam dairenin fiyatı değil, peşinatıymış. Üstelik ilanda bu yönde tek bir uyarı ya da ibare bulunmuyor.
Dahası mesele tek bir firmayla sınırlı değil. Ticaret Bakanlığının açıklamasına göre bölgede benzer yöntemlerle ilan veren çok sayıda ilan sahibine de ceza uygulanmış. Sosyal medyada yapılan şikâyet Ticaret Bakanlığı tarafından hızla incelenmiş ve ilgili firmaya 28 bin 620 TL idari para cezası kesilmiş. Denetimin sürmesi sevindirici.
İlan fiyatı, alıcının kararını verdiği ilk rakamdır. O rakam gerçeği yansıtmıyorsa insan boşuna yola çıkar, zamanını ve emeğini harcar. İnsanların ev sahibi olma hayallerini, umutlarını ve zamanını bu şekilde istismar etmek hangi akla, hangi vicdana sığar?
İKİNCİ EL PAZARINDA ZABITA MUTLAKA DENETİM YAPMALI Serdivan Belediyesi ilçeye yeni bir kapalı pazar yeri kazandırdı. Belediye, yeni pazar yerinin yalnızca sebze ve meyve pazarı kurulan günlerde değil, farklı günlerde de değerlendirilmesi amacıyla burada ikinci el pazarı açılmasına karar verdi.
Bu hafta ilk kez kurulan ikinci el pazarı, bu tür ürünlere ilgi duyanların beğenisini kazanmış.
Özellikle Serdivan Belediyesi zabıtasının pazarın açık olduğu saatlerde mutlaka görev yapması gerektiğini söyledi.
Çünkü bu tür pazarlar, insanların tesadüfen uğradıkları yerlerden farklıdır. Meraklısı da gelir, aradığı bir ürünü bulmak isteyen de. Dolayısıyla ziyaretçilerin rahatça alışveriş yapabilecekleri bir ortam oluşturulmalı.
Bu nedenle zabıta, pazardaki düzeni bozan ve ziyaretçileri rahatsız eden davranışlara müdahale etmeli. Esnaf da belirlenen kurallara uymalı.
Örneğin ilk kurulan pazarda bazı esnafın hoparlörlerden yüksek sesle müzik açarak çevredekileri rahatsız ettiği belirtiliyor.
Bu tür sorunların önüne geçmek için Serdivan Belediyesi zabıtasının pazarın kurulduğu saatlerde düzenli ve etkili denetim yapması şart.
SIRBİSTAN'DAKİ ÖĞRENCİ LİDERİ SAÜ MEZUNUSırbistan'da uzun süredir devam eden öğrenci protestolarının ardından yaşanan siyasi değişim dünya gündeminde. Gençlerin hükümete karşı başlattığı eylemler sonucunda gidilen seçimlerde, 12 yıldır ülke siyasetinde belirleyici olan Aleksandar Vučić ve partisi ağır bir yenilgi aldı. Öğrenci hareketinin desteklediği liste seçimi kazandı.
Bu tarihi sonucun ortaya çıkmasında önemli rol oynayan öğrenci hareketinin öne çıkan isimlerinden biri de Adem Mavrić. Kendisi Sırbistan vatandaşı. Ancak Mavrić'i bizim için asıl ilginç kılan, üniversite eğitimini Sakarya Üniversitesi'nde tamamlamış olması.
Mavrić, Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun. Hatırlıyorum, bir dönem SAÜ'de en fazla öne çıkan bölümlerin başında Uluslararası İlişkiler geliyordu.
Türkiye'de uluslararası ilişkiler denildiğinde akla gelen üniversitelerden biri de SAÜ olmuştu. Burhanettin Duran ve Kemal İnat gibi iki kıymetli akademisyen bu bölüme ciddi emek vermişti.
Bugünkü durumunu çok bilmiyorum. Ancak eski iddialı günlerinden biraz uzaklaştığını hissediyorum.
İnşallah SAÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü en kısa zamanda eski güçlü günlerine yeniden döner.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 27 Ekim 2026 08:16 · Kaynak: aksamhaberleri.com.tr