Huzurlu Olma Sanatı
- Hayat dediğimiz yolculuk, her zaman istediğimiz gibi ilerlemiyor
- Bazen işler yolunda gitmiyor, bazen insanlardan beklediğimiz karşılığı bulamıyor, bazen de hiç hak etmediğimizi düşündüğümüz olayların içinde kendimizi buluyoruz
Hayat dediğimiz yolculuk, her zaman istediğimiz gibi ilerlemiyor. Bazen işler yolunda gitmiyor, bazen insanlardan beklediğimiz karşılığı bulamıyor, bazen de hiç hak etmediğimizi düşündüğümüz olayların içinde kendimizi buluyoruz.
İşte tam da böyle zamanlarda insanın kendine sorması gereken bir soru var: Ben huzurumu neye bağlıyorum?
Birilerinin bizi anlamasına mı, herkesin bizi sevmesine mi, yoksa hayatın her zaman istediğimiz gibi ilerlemesine mi? Eğer huzurumuzu bunlara bağlarsak ömrümüz boyunca başkalarının davranışlarına ve hayatın değişken şartlarına göre yaşarız.
Oysa huzurlu olmanın ilk şartı, değiştiremeyeceğimiz şeyleri kabullenmek, değiştirebileceklerimiz içinse cesaretle adım atmaktır.
Huzur, her şeyin yolunda gitmesi değil, her şey yolunda gitmediğinde de kendimizi kaybetmemeyi öğrenmektir.
Bazen bir insanın söylediği söz günlerce aklımızdan çıkmaz. Bazen bir haksızlık içimizi kemirir, bir kırgınlık bütün neşemizi gölgeler. Oysa bizi üzen her insanı zihnimizde taşımak, kendi huzurumuzdan vazgeçmektir. Her söze cevap vermek, her davranışı düzeltmeye çalışmak, herkese kendimizi anlatmak zorunda değiliz.
Bazen susmak, bazen uzaklaşmak, bazen de hiçbir açıklama yapmadan yolumuza devam etmek en büyük olgunluktur.
Elbette insanız; kırılırız, üzülürüz, yoruluruz. Huzurlu olmak, hiç üzülmemek ya da yaşadığımız sıkıntıları yok saymak değildir. Önemli olan, yaşadıklarımızın hayatımızın tamamını ele geçirmesine izin vermemektir. Geçmişte yaşananları bir ders olarak yanımıza alıp bugünün güzelliklerini görebilmektir.
Bir de insanın kendisiyle kurduğu ilişki var. Başkalarına gösterdiğimiz anlayışı kendimize de gösterebiliyor muyuz? Hata yaptığımızda kendimizi affedebiliyor, yorulduğumuzda dinlenmeye izin verebiliyor muyuz? Sürekli daha fazlasını istemek, herkese yetişmeye çalışmak ve kendimizi başkalarıyla kıyaslamak, farkında olmadan iç huzurumuzu tüketiyor.
Oysa bazen bir fincan çay, samimi bir sohbet, sevdiklerimizle geçirilen güzel bir akşam ya da sessizce oturup nefes almak bile hayatın ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatır.
Unutmayalım ki herkesi memnun etmek mümkün değildir. Ne kadar iyi niyetli olursak olalım, mutlaka bizi yanlış anlayan, emeğimizi görmeyen ya da iyi niyetimizi kendi çıkarına kullanan insanlar çıkacaktır. Burada önemli olan, iyiliğimizi kaybetmeden sınırlarımızı korumayı öğrenmektir.
İyi insan olmak, her şeye katlanmak demek değildir. Merhametli olmak, kendimizi ihmal etmek anlamına gelmez.
Huzur, insanın hem kalbini temiz tutması hem de kendisine haksızlık edilmesine izin vermemesidir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim
Yayın: 27 Ekim 2026 21:08 · Kaynak: gunisigigazetesi.net