Habermetrik
← Ana Sayfa
02 Kasım 2026 07:40 · Güncelleme 07:41
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Fındık 350 TL’den 150 TL’ye Nasıl Düştü? Üreticinin çaresizliği

Fındık 350 TL’den 150 TL’ye Nasıl Düştü? Üreticinin çaresizliği
Görsel kaynağı: 61saat.com, 61 Saat Trabzon
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 2 Kaynak
WhatsApp Paylaş
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Karadeniz'de fındık üreticilerinin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunlar, emanet sistemi üzerinden yapılan değerlendirmeyle gündeme geldi. Üreticilerin örgütlenme, depolama ve pazarlama imkanlarının yetersizliğine işaret edilen açıklamada, fındık fiyatlarındaki gerilemenin üreticilerin gelirini olumsuz etkilediği savunuldu.

Fındık üreticisinin yaşadığı sorunun yalnızca fiyatlardan kaynaklanmadığı belirtilen açıklamada, üreticilerin pazarlık gücünü kaybetmesi, ürününü değerinde satamaması ve yıllık emeğinin piyasa koşulları karşısında korunamamasının temel sorunlar arasında bulunduğu ifade edildi.

Karadeniz'de binlerce üreticinin bir yıllık emeğinin karşılığını alabilmek için mücadele ettiği belirtilirken, üreticilerin örgütlü bir yapıya sahip olmamasının alıcılar karşısındaki pazarlık gücünü zayıflattığı kaydedildi.

Açıklamada, fındık üreticilerinin önemli bir bölümünün il dışında yaşadığı, köylerde yaşamını sürdüren üreticilerin ise ürünlerini uzun süre muhafaza edebilecek uygun depolama koşullarına sahip olmadığı ifade edildi.

Nem, rutubet, küflenme ve kalite kaybı gibi riskler nedeniyle üreticilerin fındıklarını tüccara emanete bırakmak zorunda kaldığı belirtildi.

Üreticilerin ürünlerini satmak istemedikleri halde uygun koşullarda saklayamadıkları için satışa mecbur kaldıkları savunularak, depolama ve finansman imkanlarına sahip alıcıların bu durumda önemli avantaj elde ettiği vurgulandı.

Fındık fiyatlarındaki fark üreticiyi etkiliyor

Emanet sisteminde üreticilerin ürünlerini teslim ettikleri günün fiyatından değil, aylar sonra ödeme almaya gittiklerinde belirlenen fiyat üzerinden hesaplaşmak zorunda kalabildiği belirtildi.

Açıklamada, fındığın 350 TL olduğu dönemde emanete bırakılan ürünün bir yıl sonra 90-100 TL üzerinden hesaplanması örnek gösterilerek, sistemin üretici açısından ekonomik kayıplara neden olduğu savunuldu.

Üreticilerin bu süreçte hem ürünlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığı hem de fiyat üzerindeki söz hakkını yitirdiği ifade edildi.

Devletin ilgili kurumlarının yaşanan sorunlar karşısındaki sorumluluğunun da sorgulandığı açıklamada, emanet sistemine yönelik denetim ve çözüm mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiği belirtildi.

Fiskobirlik'in yeniden güçlendirilmesi istendi

1938 yılında üreticilerin ortak iradesiyle kurulan Fiskobirlik'in yalnızca ticari bir kuruluş olmadığı, aynı zamanda fındık üreticisinin örgütlü gücünü ve pazarlık kapasitesini temsil ettiği vurgulandı.

Açıklamada, Fiskobirlik'in yıllar içerisinde piyasayı düzenleyici ve üreticiyi koruyucu işlevinin zayıfladığı, üreticiyle arasındaki bağın da önemli ölçüde aşındığı savunuldu.

Fiskobirlik'in ticari faaliyetlerinin zaman zaman marketçilik üzerinden eleştirildiği hatırlatılarak, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile Tarım Kredi Kooperatiflerinin perakende satış faaliyetlerinin de aynı çerçevede değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Her kurumun maliyet, verimlilik ve kamu yararı açısından denetlenmesi gerektiği belirtilirken, denetim uygulamalarıyla üretici örgütlerinin asli işlevlerinin zayıflatılmasının birbirinden ayrılması gerektiği kaydedildi.

Fiskobirlik'in yönetimi, mali yapısı ve geçmiş uygulamalarında sorumluluğu bulunan kişilerin tespit edilmesi ve gerekli idari, mali ve hukuki işlemlerin yapılması gerektiği ifade edildi.

Üreticinin pazarlık gücüne dikkat çekildi

Gelişmiş tarım ülkelerinde üreticilerin kooperatifler ve birlikler aracılığıyla örgütlendiği, ürünlerini birlikte depolayıp pazarladığı, işlediği ve katma değer oluşturarak dünya pazarlarına sunduğu belirtildi.

Tek başına hareket eden üreticinin büyük alıcılar karşısında yeterli pazarlık gücüne sahip olamayacağı vurgulanırken, Türkiye'de üreticilerin ortak hareket etmesini sağlayan yapıların zaman içerisinde etkisizleştiği savunuldu.

Bu durumun üreticiyi ürünün depolanması, pazarlanması ve fiyatının belirlenmesi konusunda başka aktörlere bağımlı hale getirdiği ifade edildi.

Açıklamada, 2025 yılında 350 TL seviyelerinde oluştuğu belirtilen fındık fiyatlarının 2026 yılında 150 TL seviyelerine gerilemesi, üreticinin yaşadığı ekonomik kayba örnek gösterildi.

Gübre, ilaç, işçilik, akaryakıt ve diğer tarımsal girdi maliyetlerinin artmaya devam ettiği belirtilirken, tüketicinin ödediği fiyatların yükselmesine rağmen üreticinin eline geçen tutarın gerilemesinin tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından sorun oluşturduğu savunuldu.

Fındık fiyatlarının yalnızca satış tutarı üzerinden değil, üreticinin elde ettiği gelirle bir sonraki yıl üretime devam edip edemeyeceği açısından da değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Toprak Mahsulleri Ofisinin fındık piyasasındaki rolünün yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, kurumun alım yapmasının önemli olduğu ancak piyasa düzenleyici politikaların üreticinin uzun vadeli çıkarları ve piyasa istikrarı gözetilerek yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

TMO'nun alım politikalarının devamlılığı, stok yönetimi ve piyasaya ürün sunma zamanlamasının fiyatlar üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekildi.

Kurumun elindeki stokları piyasaya sunma kararlarının arz-talep dengesi ve üretici fiyatları üzerindeki olası etkileriyle birlikte ele alınması istendi.

Üreticilerin yalnızca hasat döneminde alım yapılmasını değil, yıl boyunca piyasa istikrarını koruyan ve öngörülebilir bir tarım politikası uygulanmasını beklediği kaydedildi.

Lisanslı depoculuk sisteminin yaygınlaştırılması önerildi

Fındık üreticilerinin yaşadığı sorunların çözümüne yönelik önerilerin de yer aldığı açıklamada, Fiskobirlik'in üreticinin ortak örgütü olarak yeniden güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Kurumun üreticiden alım yapma, ürün işleme, katma değer oluşturma ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesi istendi.

Üreticilerin fındıklarını güvenli koşullarda muhafaza edebilmesi amacıyla lisanslı depoculuk sisteminin yaygınlaştırılması ve bu depolara teslim edilen ürünler karşılığında finansmana erişimi kolaylaştıracak mekanizmaların oluşturulması önerildi.

Emanet sisteminin de şeffaf hale getirilmesi gerektiği belirtilerek, ürünlerin teslim tarihi, miktarı, niteliği, fiyatlandırma yöntemi ve ödeme koşullarının kayıt altına alınması istendi.

Ayrıca TMO'nun alım ve stok politikalarının üretici gelirini ve piyasa istikrarını koruyacak şekilde değerlendirilmesi, fındıkta üretim, depolama, pazarlama ve ihracat politikalarının bütüncül bir yaklaşımla planlanması gerektiği ifade edildi.

Üreticinin emeğinin korunması istendi

Açıklamada, devletin temel görevlerinden birinin vatandaşların hak ve menfaatlerini korumak olduğu belirtilerek, tarımsal üretimi sürdüren çiftçilerin emeğinin korunmasının da bu sorumluluğun bir parçası olduğu vurgulandı.

Fındığın yalnızca bir tarım ürünü olmadığı, Karadeniz'in ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamında önemli bir yere sahip bulunduğu ifade edildi.

Fındık üreticisinin ekonomik kayıp yaşamasının yalnızca çiftçileri değil, bölge ekonomisini ve ülke tarımını da olumsuz etkileyeceği savunuldu.

Üreticinin örgütlü yapısının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekilen açıklamada, Fiskobirlik'in etkisinin azalmasının, emanet sisteminden kaynaklanan mağduriyetlerin ve üreticilerin pazarlık gücündeki kaybın sorgulanması gerektiği belirtildi.

Emanet sistemine karşı düzenleme çağrısı

Açıklamanın sonunda, üreticilerin ayrıcalık değil, emeklerinin karşılığını alabilecekleri hakkaniyetli bir piyasa yapısı talep ettiği ifade edildi.

Devlet desteğine bağımlı olmayan, örgütlü, güçlü ve sürdürülebilir bir tarım yapısının oluşturulması gerektiği belirtilerek, Fiskobirlik'in yeniden güçlendirilmesi, lisanslı depoculuğun yaygınlaştırılması ve üreticilerin emanet sisteminden kaynaklanan mağduriyetlerinin giderilmesi istendi.

Üreticinin korunmasının ülkenin gıda güvencesinin korunması açısından da önem taşıdığı vurgulandı.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: 61saat.com, 61 Saat Trabzon
Haber metni ve görseller 61saat.com, 61 Saat Trabzon sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Tarım
Yayın: 02 Kasım 2026 07:40 · Kaynak: 61saat.com, 61 Saat Trabzon
Kaynağı Oku ↗