Habermetrik
← Ana Sayfa
Trabzon/Tonya 03 Kasım 2026 10:14
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Trabzon Meydan Parkı’nda Emeklilerden Ortak İsyan: "Bu Ülkenin Yükü Değil, Hafızası ve Alın Teriyiz!

Trabzon Meydan Parkı’nda Emeklilerden Ortak İsyan: "Bu Ülkenin Yükü Değil, Hafızası ve Alın Teriyiz!
Görsel kaynağı: gunebakis.com.tr
⏱️ 7 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • TÜM Emekliler Sendikası, DİSK Emekli-Sen ve Birleşik Emekliler Sendikası, giderek ağırlaşan ekonomik kriz, çarşı pazardaki fahiş fiyatlar ve eriyen emekli maaşlarına karşı Trabzon Atatürk Alanı’nda (Meydan Parkı) kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi

Tüm Emekliler Sendikası, DİSK Emekli-Sen ve Birleşik Emekliler Sendikası, giderek ağırlaşan ekonomik kriz, çarşı pazardaki fahiş fiyatlar ve eriyen emekli maaşlarına karşı Trabzon Atatürk Alanı’nda (Meydan Parkı) basın açıklaması gerçekleştirdi.

TÜM Emekliler Sendikası, DİSK Emekli-Sen ve Birleşik Emekliler Sendikası, giderek ağırlaşan ekonomik kriz, çarşı pazardaki fahiş fiyatlar ve eriyen emekli maaşlarına karşı Trabzon Atatürk Alanı’nda (Meydan Parkı) kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Meydanı dolduran yüzlerce emekli adına ortak metni okuyan Süleyman Hacıbektaşoğlu, iktidarın uyguladığı ekonomi politikalarını eleştirerek emeklilerin yoksulluğa ve çaresizliğe mahkûm edilmesini kabul etmeyeceklerini ilan etti.

"Bu Ülkenin Zenginliğinde Bizim Emeğimiz Var" Meydan Parkı’nda toplanan kalabalığa seslenen Süleyman Hacıbektaşoğlu, alandaki buluşmanın yalnızca maaş artışı talebinden ibaret olmadığını belirterek sözlerine şöyle başladı:

"Bugün bu meydanda yalnızca düşük emekli aylıklarımızı protesto etmek için toplanmadık. Bugün burada, yıllarca çalışıp ürettiği hâlde yaşamının son döneminde yoksulluğa mahkûm edilen milyonlarca insanın sesini yükseltmek için toplandık!

Bizler bu ülkenin fabrikalarında çalışan işçileriz! Tarlalarında alın teri döken köylüleriz! Madenlerinde yerin yüzlerce metre altında çalışan madencileriz! Okullarında çocuklarını yetiştiren öğretmenleriz! Hastanelerinde insan hayatını koruyan sağlık emekçileriyiz!

Bizler bu ülkenin yollarını, köprülerini, fabrikalarını, okullarını, hastanelerini yapan; üretimin ve toplumsal yaşamın yükünü omuzlayan emekçileriz! Bu ülkenin zenginliğinde bizim emeğimiz var!" Emeklilerin günlük hayatta karşı karşıya kaldığı sefalete dikkat çeken Hacıbektaşoğlu, tablonun vahametini şu çarpıcı sözlerle aktardı:

"Peki bugün bize reva görülen nedir? Ay sonunu getiremeyen emekli! Pazarda meyveyi taneyle alan emekli! Kasabın önünden geçerken başını çeviren emekli! Torununa harçlık veremediği için üzülen emekli! Kirasını, elektriğini, doğal gazını nasıl ödeyeceğini düşünen emekli!

Yıllarca çalıştıktan sonra dinlenmesi gerekirken yeniden iş aramak zorunda bırakılan emekli! Buradan soruyoruz: Biz bu ülkeye yük müyüz, yoksa bu ülkenin zenginliğini yaratan emekçiler miyiz? Emeklilerin yoksulluğu kader değildir; emeği değersizleştiren ekonomik ve siyasal tercihlerin sonucudur!" "Milletvekiline Yüksek Maaş, Emekliye Yoksulluk Kabul Edilemez" Siyasi karar alıcıların gelirleri ile emeklilerin yaşam şartları arasındaki derin uçuruma değinen Hacıbektaşoğlu, kamu bütçesinin sınıfsal bir tercih olduğuna işaret etti:

"Son günlerde kamuoyunda Türkiye'deki milletvekili maaşlarıyla Avrupa ülkelerindeki milletvekili maaşlarının emekli aylıklarıyla karşılaştırıldığı tablolar dolaşıyor. Bu karşılaştırmaların yöntemleri tartışılabilir; ülkelerin ücret sistemleri, vergi uygulamaları ve yaşam maliyetleri birbirinden farklıdır.

Ama tartışılması gereken çok daha temel bir gerçek vardır: Bir ülkede milyonlarca emekli geçim sıkıntısı yaşarken, siyasal kararları alanların gelirleri ile emeklilerin yaşam koşulları arasında böylesine büyük bir mesafe bulunması kabul edilemez! Emekliye zam söz konusu olduğunda bütçe hesabı yapanlar, kamu kaynaklarının dağıtımında aynı hassasiyeti neden her zaman göstermiyor?

Emekli aylıklarına kaynak arayanlar, sermayeye sağlanan teşvikleri, vergi avantajlarını ve diğer kamu harcamalarını neden aynı toplumsal adalet ölçüsüyle değerlendirmiyor? Bir emekli pazarda akşam saatini bekleyip ucuz sebze ararken bu ülkenin kaynaklarının nasıl bölüşüldüğünü sorgulamak bizim en doğal hakkımızdır.

Biz kimsenin yoksullaşmasını istemiyoruz; biz bu ülkenin zenginliğini üretenlerin yoksulluk içinde yaşamasına karşı çıkıyoruz!" "Müjde Değil Kazanılmış Hak; Sadaka Değil Sosyal Güvenlik İstiyoruz" İktidarın gündeme getirdiği bölgesel destek veya kategorik yardım modellerine tepki gösteren Hacıbektaşoğlu, emeklilerin bölünmesine izin vermeyeceklerini vurguladı:

"Siyasi iktidar bir kez daha emeklilere yönelik yeni düzenlemelerden söz ediyor. Yine müjde deniliyor, yine beklenti yaratılıyor! Ama biz artık belirsiz vaatler değil, somut haklar istiyoruz! Basına yansıyan bilgilere göre emeklilerin yaşlarına, gelirlerine, çalışma durumlarına ve ev sahibi olup olmadıklarına göre farklı kategorilere ayrılması değerlendiriliyor.

Buradan açıkça söylüyoruz: İhtiyaç sahibi emeklilere ek destek verilmesine karşı değiliz; ancak bu destekler bütün emeklilerin hak ettiği aylık artışlarının yerine geçirilemez! Emekliyi ev sahibi olan, kiracı olan diye ayırmayın!

Çalışan, çalışmayan diye ayırmayın! Genç emekli, yaşlı emekli diye birbirine karşı konumlandırmayın! Çünkü hepimizin ortak bir hakkı var: İnsanca yaşamak! Emeklilik sosyal yardım değildir, emeklilik sadaka değildir! Emeklilik, yıllarca çalışmanın ve üretmenin karşılığında kazanılmış bir sosyal güvenlik hakkıdır!" "Kök Aylık ve 5510 Sayılı Yasa Değişmeden Adalet Sağlanamaz" Mevcut yoksulluğun sistemsel nedenlerine değinen ve köklü yasal değişiklikler talep eden Hacıbektaşoğlu, açıklamayı şu taleplerle sürdürdü:

"Sorun üç beş bin liralık artışla çözülmez! Bugün yaşadığımız yoksulluğun nedeni yalnızca enflasyon değildir. Yıllardır uygulanan sosyal güvenlik politikaları, aylık bağlama oranlarının düşürülmesi ve emekli aylıklarının hesaplanmasında yapılan değişiklikler bu tablonun ortaya çıkmasında önemli rol oynamıştır.

Özellikle 5510 sayılı Kanun'la şekillenen sistem, emeklilerin gelir güvencesini zayıflatmıştır. Kök aylıklar düzeltilmeden, aylık bağlama oranları yükseltilmeden, intibak adaletsizlikleri giderilmeden emeklilerin sorunları çözülemez!

Bir taraftan emekli aylıklarını baskılayıp diğer taraftan sınırlı artışları büyük kazanımlar gibi sunmak kalıcı bir çözüm değildir. Bizler yalnızca bugünün açlığını giderecek geçici ödemeler değil, yarın yeniden yoksullaşmayacağımız güvenceli bir sistem istiyoruz!" Hacıbektaşoğlu, hükümetin acilen hayata geçirmesi gereken temel düzenlemeleri ise doğrudan metinden aktararak şöyle sıraladı:

"En düşük emekli aylığı en düşük memur maaşı düzeyine yükseltilmeli, diğer emekli aylıkları da kazanılmış haklar gözetilerek adil biçimde artırılmalıdır. 5510 sayılı Kanun'un emekliler aleyhine olan hükümleri değiştirilmeli, aylık bağlama oranları yükseltilmelidir.

Kök aylık sorunu çözülmeli, intibak adaletsizlikleri giderilmelidir. Bayram ikramiyeleri yılda dört kez, her biri en az bir asgari ücret tutarında ödenmelidir. Sağlıkta muayene, ilaç ve tedavi için alınan katkı ve katılım payları tamamen kaldırılmalıdır.

Emeklilerin sendikal örgütlenme ve toplu sözleşme hakları yasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Geçmiş yıllardan kaynaklanan alım gücü kayıpları karşılanmalı, emekliler büyümeden adil pay almalıdır. Emeklileri ilgilendiren bütün düzenlemelerde emekli örgütlerinin görüşleri alınmalı, karar süreçlerine katılımları sağlanmalıdır.

Bunlar ayrıcalık ya da lütuf değildir, bunlar bizim en doğal haklarımızdır!" "Bugünün Emeklisi Dünün İşçisidir, Haklarımızdan Vazgeçmeyeceğiz" Konuşmasının son bölümünde toplumsal dayanışma çağrısında bulunan Hacıbektaşoğlu, emekliler ile aktif çalışanların kaderinin ortak olduğunu belirterek meydandaki kalabalığa şu sözlerle seslendi:

"Bizim mücadelemiz yalnızca emeklilerin mücadelesi değildir. Bugün fabrikada düşük ücretle çalışan işçinin geleceği de bizim yaşadığımız koşullarla bağlantılıdır. Bugün güvencesiz çalışan gencin geleceği de bu sosyal güvenlik sistemi tarafından şekillendirilmektedir.

Bugünün emeklisinin yoksulluğu, yarının emekçisine hazırlanan gelecektir! Bizler bu ülkenin dününde vardık, bugününde varız, yarınında da söz sahibi olmak istiyoruz! Yıllarca çalıştık, ürettik, vergimizi ve primlerimizi ödedik.

Şimdi bizden susmamızı, sabretmemizi, önümüze konulanla yetinmemizi bekleyenlere Trabzon Meydanı'ndan sesleniyoruz: Susmayacağız! Hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz! Yoksulluğu kader olarak kabul etmeyeceğiz! Biz bu ülkenin yükü değiliz; biz bu ülkenin emeğiyiz, hafızasıyız, alın teriyiz!"

Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır

Trabzon Günebakış’ın temel yayın politikası Trabzon’a özgü, sahadan üretilen haberlerle şehrin nabzını tutmaktır. Muhabirlerimiz, kentin gündemini birebir takip ederek yerel gelişmeleri, insan hikâyelerini ve bölgeye özgü olayları okurlarımıza ulaştırır.

Bunun yanı sıra gün içinde zaman zaman dış kaynaklardan alınan haberler de editörlerimiz tarafından Trabzon’a özgü ayrıntılar, yerel gözlemler, uzman görüşleri ve saha bilgileriyle zenginleştirilir. Bu yaklaşım sayesinde haberlerimiz benzerlerinden ayrışan, benzersiz, özgün ve doyurucu bir içerik niteliği kazanır.

Trabzon Günebakış, okurlarına yalnızca haber değil; analiz, bağlam ve değer sunmayı ilke edinmiştir.

Trabzon Günebakış’ın temel yayın politikası Trabzon’a özgü, sahadan üretilen haberlerle şehrin nabzını tutmaktır. Muhabirlerimiz, kentin gündemini birebir takip ederek yerel gelişmeleri, insan hikâyelerini ve bölgeye özgü olayları okurlarımıza ulaştırır.

Bunun yanı sıra gün içinde zaman zaman dış kaynaklardan alınan haberler de editörlerimiz tarafından Trabzon’a özgü ayrıntılar, yerel gözlemler, uzman görüşleri ve saha bilgileriyle zenginleştirilir. Bu yaklaşım sayesinde haberlerimiz benzerlerinden ayrışan, benzersiz, özgün ve doyurucu bir içerik niteliği kazanır.

Trabzon Günebakış, okurlarına yalnızca haber değil; analiz, bağlam ve değer sunmayı ilke edinmiştir.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: gunebakis.com.tr
Haber metni ve görseller gunebakis.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık · Bölge: Trabzon/Tonya
Yayın: 03 Kasım 2026 10:14 · Kaynak: gunebakis.com.tr
Kaynağı Oku ↗