Dolar ve euro için kritik uyarı! Yıl sonuna kadar bu seviyeler görülebilir
Döviz piyasasında hareketlilik sürerken dolar ve euroda yıl sonuna doğru hangi seviyelerin görülebileceği merak konusu olmaya devam ediyor. Dolar 48 TL, euro ise 56 TL sınırını aşarken, küresel gelişmelerin yanı sıra Türkiye’de uygulanan ekonomi politikaları, faiz ve enflasyon görünümü kurun seyri açısından belirleyici oluyor. Peki önümüzdeki aylarda dolar ve euroda yeni bir yükseliş bekleniyor mu, yoksa kurlar mevcut seviyelerine yakın bir seyir mi izleyecek?
Yıl sonuna ilişkin beklentileri ve piyasadaki olası senaryoları Ekonomist Mustafa Özbay ile Gayrimenkul Yazarı Mehmet Canıtatlı, Türkinform’dan Beyza Coşkun’a özel değerlendirdi. Özbay, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele kapsamında döviz kurundaki yükselişi sınırlamaya devam edeceğini belirterek dolar ve euro için öngördüğü seviyeleri açıklarken, Canıtatlı ise kur hareketlerinin yanı sıra yüksek faiz, bütçe açığı ve gayrimenkul piyasasındaki maliyet baskısına dikkat çekti.
DOLAR VE EURO YIL SONUNDA NE KADAR OLUR?
Dolar 48 TL'yi, Euro ise 56 TL’yi aşmış durumda. Yıl sonuna kadar dolar ve euro da hangi seviyeleri görmemiz mümkün? Sorusuna Ekonomist Mustafa Özbay, “Dolar baskılanmaya devam ediyor. Yani enflasyonla mücadele için de o baskılanan olması gerekiyor açıkçası. Yani dövizin yükselmesine ekonomi yönetimi izin vermez. Dolar için 51 lira seviyesi. Gayet uygun 51-52 liraya kadar çıkabilir yıl sonuna kadar. Euro da çok fazla yükseliş beklentisi yok bende, açık konuşayım. O da 58-60 lira civarında kalır gibi görünüyor” yanıtını verdi.
“TÜRKİYE’DE FAİZ KISAKACI OLDUĞU SÜRECE!”
Gayrimenkul Yazarı Mehmet Canıtatlı ise,
“Yani bizim bütçe açığımız Türkiye'de bütçe açığı var olduğu sürece maalesef yatırım enstrümanlarında ki oynaklık da devam edecektir. Bu çerçevede gayrimenkule dikkat çekmek istiyorum. Gayrimenkulde maliyet enflasyonu yüksek olduğu için hala satın alınabilir seviye yakalanamadı. Ne kadar kampanyalar düzenleniyor olursa olsun. Türkiye'de faiz kıskacı var olduğu sürece bugün hem faizden beslenen bir kesim var. Hem de faizin altında ezilen bir kesim var. Yani faizden beslenen kesim faizden beslendiği kadar faizden de şikayetçi oluyor. Böyle bir dengesizliği de gözaltı etmemek gerek. Yani bunu bir konsensusla ne kadar sağlamaya çalışsa da başaramadı hükümet. Ya da ekonomi politikası üretenler. Faiz karşımıza var olduğu sürece yüksek faiz. Bunun karşılığında emeklerin de karşılığını tam bulamayacağını düşünüyorum. Bankalarla ilgili mevduat hesaplarıyla ilgili sirkülasyonun ben 2027 yılında da kısmen devam edeceğini seçim ekonomisi uygulanması sürecinde biraz daha musluklar açıldığı vakit belki piyasada para bollaşır ama borç hanemiz de yine artacaktır. Benim beklentim bu” değerlendirmesinde bulundu.
Kategori: Ekonomi · Bölge: Ankara/Pursaklar
Yayın: 16 Eylül 2026 08:42 · Kaynak: turkinform.com.tr