Habermetrik
← Ana Sayfa
Diyarbakır 04 Kasım 2026 11:39
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

çocukluk Lösemilerinde Başarı Oranı Yüzde 90

çocukluk Lösemilerinde Başarı Oranı Yüzde 90
Görsel kaynağı: oncurtv.com
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Çocukluk çağında en sık görülen kanser türü olan lösemide erken tanı ve tedavinin eksiksiz sürdürülmesinin önemine dikkat çeken Çakmak, günümüzde çocukluk çağı akut lenfoblastik lösemisinde (ALL) beş yıllık yaşam oranının yaklaşık yüzde 90'a ulaştığını belirtti

Çocukluk çağında en sık görülen kanser türü olan lösemide erken tanı ve tedavinin eksiksiz sürdürülmesinin önemine dikkat çeken Çakmak, günümüzde çocukluk çağı akut lenfoblastik lösemisinde (ALL) beş yıllık yaşam oranının yaklaşık yüzde 90'a ulaştığını belirtti. Löseminin, kemik iliğinde kan hücrelerinin üretiminden sorumlu hücrelerin anormal şekilde çoğalmasıyla ortaya çıktığını ifade eden Doç.

Dr. Hatice Mine Çakmak, bu durumun zamanla sağlıklı kan hücrelerinin yerini alarak vücudun oksijen taşıma, enfeksiyonlarla mücadele etme ve kanamayı durdurma işlevlerini olumsuz etkilediğini söyledi.

Kan hücrelerinin görevlerine göre lösemi belirtilerinin farklılık gösterdiğini belirten Çakmak, alyuvarların azalmasının solukluk, halsizlik ve çabuk yorulmaya; sağlıklı akyuvarların azalmasının ateş ve sık tekrarlayan enfeksiyonlara; trombositlerin azalmasının ise kolay morarma ve kanamalara neden olabildiğini kaydetti.

Lösemi Çocukluk Çağında En Sık Görülen Kanser Türü

Löseminin dört ana türünün bulunduğunu belirten Doç. Dr. Çakmak, akut lenfoblastik lösemi (ALL), akut miyeloid lösemi (AML), kronik miyeloid lösemi (KML) ve kronik lenfositik lösemi (KLL) hakkında bilgi verdi. Akut lösemilerin hızlı ilerlediğini ve acil tedavi gerektirdiğini, kronik lösemilerin ise daha yavaş seyredebildiğini ifade etti.

Löseminin çocuk ve ergenlerde en sık görülen kanser türü olduğunu vurgulayan Düzce Üniversitesi öğretim üyesi, bu yaş grubundaki kanserlerin yaklaşık üçte birini oluşturduğunu belirtti. Çocukluk çağı lösemilerinin yaklaşık dörtte üçünün ALL olduğunu, ALL'nin en sık 2-5 yaş arasında görüldüğünü aktardı.

Geçmeyen Halsizlik, Ateş ve Nedensiz Morluklara Dikkat!

Lösemi açısından dikkat edilmesi gereken belirtilere değinen Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak; geçmeyen halsizlik, solukluk, nefes darlığı, tekrarlayan ateş ve enfeksiyonlar, nedensiz morluklar, ciltte küçük kırmızı noktalar, burun ve diş eti kanamaları ile kemik ve eklem ağrılarının önemli bulgular arasında yer aldığını söyledi.

Özellikle çocuklarda topallama veya yürümek istememe gibi belirtilerin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Bu belirtilerin her zaman lösemi anlamına gelmediğini hatırlatan Doç. Dr. Çakmak, şikâyetlerin uzun sürmesi, tekrarlaması veya birden fazla belirtinin birlikte görülmesi durumunda hekime başvurulması gerektiğini belirterek, tanı sürecinin ilk aşamasında yapılan kan sayımının önemli bilgiler sağladığını kaydetti.

Löseminin Nedeni Her Zaman Bilinmiyor

Löseminin kesin nedeninin henüz bilinmediğini, genetik ve çevresel faktörlerin hastalığın gelişiminde rol oynayabildiğini ifade eden Düzce Üniversitesi öğretim üyesi, bazı genetik hastalıkların, daha önce alınan kemoterapi veya ışın tedavilerinin ve benzen gibi kimyasallara maruz kalmanın risk faktörleri arasında değerlendirildiğini söyledi.

Löseminin genellikle anne ve babadan çocuğa geçen bir hastalık olmadığının altını çizen Doç. Dr. Çakmak, özellikle çocuklarına lösemi tanısı konulan ailelerin kendilerini suçlamamaları gerektiğini vurguladı. Hastalığın ailenin ihmali ya da yaptığı bir hatanın sonucu olarak ortaya çıkmadığını da belirtti.

Tanı ve Tedavi Süreci Hastaya Göre Planlanıyor

Lösemi tanısında öncelikle kan sayımı yapıldığını, şüpheli bulguların varlığında kemik iliğinden örnek alınarak özel incelemeler ve genetik testler gerçekleştirildiğini aktaran Doç. Dr. Çakmak, bu incelemeler sonucunda hastalığın türünün belirlendiğini ve tedavi planının oluşturulduğunu ifade etti.

Çocukluk çağı ALL tedavisinin temelini kemoterapinin oluşturduğunu belirten Çakmak, tedavinin yoğun tedavi, ara idame, yeniden yoğunlaştırma ve idame aşamalarından meydana geldiğini söyledi. İdame tedavisinin çoğunlukla evde veya poliklinik ortamında ağızdan alınan ilaçlar ve belirli aralıklarla uygulanan damar içi tedavilerle sürdürüldüğünü, hastalığın merkezi sinir sistemine yerleşmesini önlemek amacıyla bazı ilaçların bel yoluyla da verildiğini kaydetti.

Tedavi süresinin kız çocuklarında yaklaşık 2,5 yıl, erkek çocuklarında ise yaklaşık 3,5 yıl olduğunu belirten Doç. Dr. Çakmak, löseminin türüne ve hastanın durumuna göre hedefe yönelik ilaçlar, immünoterapi, ışın tedavisi ve kök hücre nakli gibi farklı yöntemlerin de uygulanabildiğini ifade etti.

Tedavinin Yarım Bırakılmaması Hayati Önem Taşıyor

Tedavi sırasında bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle enfeksiyon riskinin arttığına dikkat çeken Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, ateş yükselmesi durumunda vakit kaybetmeden tedavinin yürütüldüğü sağlık merkezine başvurulması gerektiğini söyledi.

Hastanın kendisini iyi hissetmesinin tedaviyi sonlandırmak için yeterli olmadığını vurgulayan Düzce Üniversitesi öğretim üyesi, özellikle idame tedavisinin eksiksiz tamamlanmasının hastalığın tekrarlama riskinin azaltılması açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Ayrıca tedavi sürecinde bitkisel ürün veya besin takviyesi kullanılmadan önce mutlaka hekime danışılması gerektiğini hatırlattı.

Lösemi tedavisinde son elli yılda önemli bilimsel gelişmeler kaydedildiğini belirten Doç. Dr. Çakmak, 1960'lı yıllarda yüzde 10'un altında olan çocukluk çağı ALL'de beş yıllık yaşam oranının günümüzde yaklaşık yüzde 90'a ulaştığını ifade etti. Çocukluk çağı AML'de ise bu oranın yüzde 65-75 arasında değiştiğini aktardı.

Akut lösemide tanıdan sonraki iki yılı hastalıksız geçiren çocukların büyük olasılıkla iyileşmiş kabul edildiğini belirten Düzce Üniversitesi öğretim üyesi,, her hastanın klinik özelliklerinin ve tedaviye yanıtının farklılık gösterdiğini, bu nedenle tedavi sürecinin uzman hekimler tarafından bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Doç. Dr. Hatice Mine Çakmak, erken tanı, doğru tedavi ve düzenli takibin lösemiyle mücadelede büyük önem taşıdığını belirterek, çocukluk çağı lösemilerinin günümüzde önemli bir bölümünün başarıyla tedavi edilebildiğini vurguladı.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: oncurtv.com
Haber metni ve görseller oncurtv.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık · Bölge: Diyarbakır
Yayın: 04 Kasım 2026 11:39 · Kaynak: oncurtv.com
Kaynağı Oku ↗