Habermetrik
← Ana Sayfa
Van 15 Eylül 2026 15:50 · Güncelleme 15 Ekim 15:37
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Van Gölü’nün 600 Bin Yıllık Kimliği Kitap Oldu

Van Gölü’nün 600 Bin Yıllık Kimliği Kitap Oldu
Görsel kaynağı: bolgegazetesivan.com, vanpostasigazetesi.com
⏱️ 10 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 2 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Van Gölü’nün Kimliği Kitapta Ortaya ÇıktıVan Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) tarafından tarihinde ilk kez hazırlanan ve bilim ile kültür dünyasına hizmet edecek olan Türkiye’nin Ekolojik Değeri Van Gölü adlı kitabın lansmanı gerçekleştirildi.Lansmana Geniş Katılım SağlandıVan TSO M

Van Gölü’nün Kimliği Kitapta Ortaya Çıktı

Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) tarafından tarihinde ilk kez hazırlanan ve bilim ile kültür dünyasına hizmet edecek olan "Türkiye’nin Ekolojik Değeri Van Gölü" adlı kitabın lansmanı gerçekleştirildi.

Van TSO M. Rifat Hisarcıklıoğlu Salonu’nda düzenlenen lansman programına; Van TSO Yönetim Kurulu, Meclis Üyeleri, Oda Organ Üyeleri, Dışişleri Bakanlığı Van Temsilcisi Büyükelçi Emre Karagöl, Van OSB Başkanı Memet Aslan, DAKA Genel Sekreteri Mehmet Emin Çakay, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı ve kitabın editörü Prof.

Dr. Suvat Parin, Ankara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Abdulmenaf Turan, kitabın yazarları olan akademisyenler, sivil toplum örgütü temsilcileri, meslek odası başkanları, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Lansmanın moderatörlüğünü üstlenen Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı ve kitabın editörü Prof. Dr. Suvat Parin, yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Eskiden bölgede çocuklar doğardı, çocukların kimlikleri olmazdı, belli bir süreye kadar.

İşte dede veya baba köyden şehre indikten sonra kimlikleri çıkartılırdı. Bu bir, iki hatta bazen üç yıl sürerdi. Van Gölü’nün de böyle bir hikayesi olduğu kanaatindeyim. 600 bin yıllık bir değerin kimliğini Necdet Takva sahiplendi. Ben kendisine ve Van TSO’ya çok teşekkür ediyorum."

Programda açılış konuşmasını yapan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva ise şunları söyledi: "Bugün aramızda Dışişleri Bakanlığı Van Temsilcisi Büyükelçi Emre Karagöl var. Uzun yıllar talep ettiğimiz bir temsilcilikti.

Van’da mukim bir büyükelçimiz var artık. Bu bizim için gurur verici bir gelişme. Kendisine de samimiyetle şehirle kurduğu bağ açısından çok teşekkür ediyorum. Aramızda; değerli hocalarım var, sivil toplum kuruluşlarının değerli temsilcileri var, Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu var, meslek odalarımızın başkanları var, kıymetli hanımefendiler var, beyefendiler var."

“Bazen İş Bırakırsınız, Bazen de İz Bırakırsınız”

"Çok az heyecan duyduğum işlerden biri olan Türkiye’nin Ekolojik Değeri Van Gölü Kitabı’nın tanıtımı için bir araya geldik" diyerek konuşmasını sürdüren Başkan Takva, şöyle devam etti: "Geleceğe iz bırakmak manasında bir çalışmanın bugün tanıtımını yapacağız. Bir hocamız var şöyle der; ‘Bazen iş bırakırsınız, bazen de iz bırakırsınız.’ Bu biraz iz bırakmak gibi olacak ve bu iz bırakanlardan biri olmak, buna vesile olmak ve bunu arkadaşlarımızla birlikte yapmak çok değerlidir.

Bu kapsamda; meclis başkanımız başta olmak üzere yönetim kurulu üyelerimize çok teşekkür ediyorum. Bu çalışmayı sahiplendiler."

“Van Gölü Bize Emanet Edilmiş Bir Değerdir”

"Van Gölü bizim için yalnızca bir göl değildir" diyen Takva, sözlerine şöyle devam etti: "O; bu coğrafyanın hafızası, ekonomisi, kültürü, yaşam kaynağı ve en önemli doğal mirasıdır. Binlerce yıllık geçmişiyle Van Gölü, bugün bize emanet edilmiş eşsiz bir değerdir.

Van Ticaret ve Sanayi Odası olarak yıllardır bu emanete sahip çıkmayı yalnızca bir çevre meselesi değil, aynı zamanda bir şehir ve gelecek meselesi olarak görüyoruz. Van Gölü’nün korunması, bilimsel olarak araştırılması, tanıtılması ve sürdürülebilir biçimde gelecek kuşaklara aktarılması konusunda üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye çalışıyoruz.

Bugün tanıtımını yaptığımız "Türkiye’nin Ekolojik Değeri Van Gölü" kitabı da bu anlayışın bir ürünüdür. Bu çalışma, Van Gölü’nü yalnızca doğal güzelliğiyle değil; ekolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel bütünlüğü içerisinde ele alıyor."

“Hedefimiz Masmavi Bir Van Gölü Bırakmak”

Kitabın önemine değinen Takva, "Bu eserin en önemli özelliği, Van Gölü’nün geleceğine dair ortak akla ve bilimsel bilgiye katkı sunmasıdır. Çünkü biz biliyoruz ki Van Gölü’nü korumak, yalnızca bugünü değil, çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceğini korumaktır.

Bizim hedefimiz çok açık, gelecek kuşaklara yalnızca anlatabileceğimiz bir Van Gölü değil, görebilecekleri, yaşayabilecekleri ve gurur duyabilecekleri masmavi bir Van Gölü bırakmak. Bu değerli eserin Van Gölü’nün korunmasına ve sahiplenilmesine katkı sunmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.

Başkan Takva konuşmasını kitabın yazarlarına teşekkür ederek şöyle tamamladı: "Bu vesileyle eserin hazırlanmasına katkı sunan başta editörümüz Prof. Dr. Suvat Parin olmak üzere; Çetin Yeşilova’ya, Orhan Deniz’e, Numan Ertaş’a, Faruk Alaeddinoğlu’na, Funda Altan Aydın’a, Fazıl Şen’e, Ataman Altuğ Atıcı’ya, Baran Nar’a, Güenter Landmann’a, Yıldırım Güngör’e, Yahya Çiftçi’ye, Evrim Altun’a, Erkan Konyar’a, Şemsihan Kaya’ya, Mehmet Işıklı’ya, Serkan Gündüz’e, Gulan Ayaz’a, Abdulaziz Kardaş’a, Ezgi Ergun’a, Menaf Turan’a, Metin Eren’e, Ergin Sarı’ya, Fatih Canata’na, Erdal Yıldız, Ahmet Baydar, Nevzat Argun, Gülfem Dursun, Nurcan Çağman, Sezai Özden, Mehtap Bayraktar Asiltürk ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum."

Ankara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Abdulmenaf Turan ise şu değerlendirmelerde bulundu: "Ben gelirken yolda şunu düşündüm; Ya şimdi bir şeyin değerini onun yokluğuyla ölçersiniz. Ailede sevdiğiniz birisi vefat ettiğinde onun yokluğunu hissedersiniz, o nasıl bir acı bırakır bilirsiniz.

Yani Van Gölü olmazsa Van nedir diye bir soruyla aslında başlamak lazım. Yani Van Gölü’nü Van’ın kenarından, Bitlis’in kenarından çıkardığımız zaman ortada bize ne kalacak sorusunu sorduğumuzda aslında neden onu korumamız için de çok rahatlıkla cevap verebiliriz.

Dolayısıyla bu hani Van Gölü için "Gölün ekolojik değeri" diyoruz, Suat Hocam, Van Gölü aslında ekolojik değerin ötesinde bir yaşam döngüsünü ortaya koyuyor. Mesela balık olmayacak. Yani çok basit bir şey. Yani ekonomik açıdan da bakmıyorum.

Van Gölü’nde zıplayan balıklarımız olmayacak. İşte Van Gölü’nün kıyısında büyüyen insanların neşesi artık olmayacak ki kuruyan göller gördük. Mesela Kırşehir’e gittiğimizde bir gölün öbür tarafına kadar arabayla geçebilmiştik ve bir dönem orada yaşayan bir ekosistemin nasıl yok olduğunu görünce insanlar gerçekten de silkeleniyor.

Bu yüzden Van’la ilgili "Van’ı koruyalım, gölümüzü koruyalım" falan demeye ihtiyaç yok. Yani Van Gölü’nün olmadığı durumda "Biz ne yaparız?" sorusunu sorup bence meseleye öyle başlamak lazım. Bugün aslında kitabın da bence temel sorusu bu olmalı ve bu durumda yokluğunda bir Van Gölü hayal edip Van Gölü etrafındaki yaşamımızı bence öyle kurmamız lazım."

"Bu dünyaya emanet gözüyle bakıyoruz" cümlesiyle konuşmasına devam eden Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yani bizim mensup olduğumuz anlayış bize dünyaya emanet bir şekilde bakmamızı öneriyor. Dolayısıyla bize emanet olan, verilmiş olan bir şeyi bizim korumakla yükümlü olduğumuzda hiçbir zaman bunu unutmamak lazım.

Yani biz bu emaneti korumakla yükümlüyüz ve emanete sahip çıkmak da çok önemli bir şey. Bu insanla tabiat arasında kurulmuş olan dengenin de bir gereğidir. Yani biz sonuçta "el-mîzân" denir, yani bir dengeyle birlikte biz bu hayata geliyoruz ve bu dengeyi de sonuna kadar sürdürmemiz lazım ve bizim bu dengeyi bozmaya da hakkımız yok.

Hiç kimsenin hakkı yok. O anlamda bizim bu saatten sonra Van Gölü etrafında kurmuş olduğumuz hayatı nasıl daha ileriye nasıl taşıyabilirizi düşünmemiz lazım. Son zamanlarda bir konu çok gündeme geldi. Bence yeni bir çalışma başlatmak lazım ve Van Gölü diplomasisi atağına başlamak lazım.

Yani Van Gölü’yle biz anlatabiliriz. Van Gölü’nü sadece Van Gölü havzasındaki illerin bir şeyi olarak değil, Van Gölü’nü dünya açısından taşımış olduğu değer üzerinden belki de anlatmak lazım. Bu da bize bir Van Gölü diplomasisi yapma imkanı sunuyor ve birlikte bence bugün öyle bir diplomasi ile en azından bu kitabımızda taçlandıralım diyorum."

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı ve kitabın editörü Prof. Dr. Suvat Parin, kitabın yazımı ve detayları hakkında bir sunum gerçekleştirdi. Parin, "Şimdi bu kitap üzerine çalışırken daha sonra biriken birtakım şeyler oldu.

Biz Van’ı genel olarak kahvaltının başkenti olarak görüyoruz. Ancak biraz yakından baktığımızda Van’ın su varlıklarını böyle bir listelediğimde Van’ın aslında bir su şehri olduğunu görebiliriz. Yani Van Gölü, Erçek Gölü, Sıhke Gölü, Keşiş Gölü, Çalıyan Gölü, Muradiye Şelalesi, Kanispi Şelalesi, Bahçesaray Suyu, Dönemeç Şelalesi, Bendimahi Çayı, Zilan Çayı, Deli Çay.

Bu liste uzayıp gidiyor. Muhtemelen dediğim gibi gözden kaçırdığım birtakım su kaynakları daha var. Bu fotoğraf Van’ın bir su şehri olduğunun aslında yeterli kanıtı olduğu kanaatindeyim" ifadelerini kullandı.

Van’da su kaynaklarının çok olduğunu dile getiren Parin, şöyle devam etti: "Bu fotoğraf bize şunu diyor. Van’da su kaynakları çoktur. Van bir su şehridir. Fakat su şehri özelliği kazanıncaya kadar tarihi süreçteki deneyimlere ve pratiklerimize baktığımızda aslında burada da epey tarihi açıdan zengin bir geçmişi var.

Yani 3 bin yıl önce 52 kilometre uzaklıktan bir su mühendisliği harikası olan Menua Kanalı yapılıyor, Şamran Kanalı dediğimiz. Yine 3 bin yıl önce işte 2 bin 500 rakımlı bir lokasyonundan yapay bir gölet inşa ediliyor, 3 bin yıl önce.

Tariria Bahçesi var, yine bu gelen suyla, göle nazır inşa edilen bir yer. 10. yüzyılda Akdamar Adası bir eğitim, bir yaşam merkezi olarak inşa ediliyor, yani gölle bağlantılı olarak söylüyorum. Kalecik, Toprakkale, Tuşba, Çavuştepe ve Edremit tarihi süreçte baktığımızda bir amfitiyatro gibi.

Yani gölü seyretmeye dönük lokasyonlar, yerleşim alanları olarak inşa ediliyor. 12. yüzyılda Selçuklular Ahlat’ı, denize nazır Ahlat’ı başkent yapıyor. 16. yüzyılda gerçekten bu beni çok çarpıtıyor, 16. yüzyılda Feqiyê Teyran, bu toprakların bir çocuğu, suyla konuşuyor.

Onun Awu Av diye bir su kasidesi var. Burada hayatın kaynağını su olarak görüyor. Suyla kurulan bir diyalog var, suyla kurulan bir dil var. Bu anlamda zengin bir geçmişimiz var. 19. yüzyılda Batılı seyyahların Van anlatısı var.

Burada çok sayıda yelkenli gemiden söz ediyor. Burada işte sodanın ticari bir emtia olarak kullanıldığından söz ediyor. İşte Van balığının dışarıya ihraç edildiğinden söz ediyor. Bu anlamda suyla kurduğumuz bir su şehri olması hasebiyle çok güçlü bir ilişkimizin olduğunu söyleyebiliriz."

"Son 100 yılda bu su aklı, su yönetimi nasıl bir çizgi izledi?" cümlesiyle sunumunu sürdüren Parin, "Hakkını teslim etmek lazım tabii. Yani bir önceki dönem Van Valisi Mehmet Emin Bilmez’in daha sonra Ozan Balcı’nın sürdürdüğü bir sahil yolu çalışması var.

Biraz önce başkanımın ifade ettiği Van Gölü Aktivistleri’nin bu anlamda çalışmaları var. Ticaret ve Sanayi Odası’nın bunlarla paydaş olan çalışmaları var. Fakat totalde bakıldığında son 100 yıldır Van’da bir su aklından ya da bir su yönetim aklından söz etmenin zor olduğunu söyleyebilirim.

Gelirken büyükşehir belediyesinin web sitesine baktım, 20’ye yakın daire başkanlığı var. İşte Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı, Mezarlıklar Daire Başkanlığı gibi. Fakat Van Gölü ile ilgili bir daire başkanlığı yok. Çevre illerdeki bütün belediyelerin örgütlenmelerine baktım, bunlarda da bir şey göremiyoruz.

Yani bu açıdan son 100 yıldır başta diğer kaynaklar olmak üzere Van Gölü tırnak içinde söylüyorum sahipsiz. İşte Van Gölü kitabının anlamı tam da burada ortaya çıkıyor. Bunun için yola çıktık. Yani Van bir su şehridir, bu kimlik güçlendirilmeli.

Bunun da en somut göstergesi Van Gölü’dür. Yani merkezinde Van Gölü’nün olduğu bir su şehri kimliğini bizim bundan böyle çok güçlendirmemiz lazım" dedi.

Açılış konuşmalarının ardından programa katılan kitabın yazarları; Prof. Dr. Orhan Deniz, Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, Prof. Dr. Fazıl Şen, Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Prof. Dr. Abdulaziz Kardaş, Prof. Dr. Metin Eren, Doç.

Dr. Çetin Yeşilova, Doç. Dr. Numan Ertaş ve Doç. Dr. Gulan Ayaz kitaptaki yazıları hakkında birer konuşma gerçekleştirdi.

Program; "Türkiye’nin Ekolojik Değeri Van Gölü Kitabı"nın takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.

Google'da Tercih Edilen Anahtar Kelimeler:’ Yıllık Kimliği Kitap Lütfen Boş Bırakmayınız. Kaydet Google'da Tercih Edilen İŞ İLANLARI Emeklilerin bayram ikramiyelerinin hesaplara yatacağı tarih belli oldu Van İş İlanları Adalet Bakanlığı’ndan Dev İstihdam Hamlesi: 15 Bin Personel Alımı İçin Düğmeye Basıldı Van İş İlanları Van'da İş Arayanlar İçin Fırsat: Günlük 1.375 TL Ücretle 20 Personel Alımı Başladı!

Van İş İlanları TCDD'den Van İlinde İstihdam Fırsatı: 780 Personel Alımı İçin Başvurular Başlıyor! Van İş İlanları AFAD Van'dan İstihdam Hamlesi: 33 Daimi Arama ve Kurtarma Teknisyeni Alınacak! Van İş İlanları SPOR HABERLERİ Serdar Bozkurt Elazığspor Hazırlıkları ve Taraftar Mesajı İçin Konuştu Van Spor Emniyet Müdürlüğü 4.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: bolgegazetesivan.com, vanpostasigazetesi.com
Haber metni ve görseller bolgegazetesivan.com, vanpostasigazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Van
Yayın: 15 Eylül 2026 15:50 · Kaynak: bolgegazetesivan.com, vanpostasigazetesi.com
Kaynağı Oku ↗