Vak'anüvis Ahmed Lütfi Efendi sempozyumu Atatürk Kültür Merkezi'nde sona erdi
- Vak'anüvis Ahmed Lütfi Efendi sempozyumu MÜ ile Yeditepe Üniversitesinin işbirliğinde AKM'de 30 sunumla sona erdi
- Sempozyumda Ahmed Lütfi Efendi'nin hayatı, eserleri ve tarihe katkıları ele alınırken Prof
Osmanlı tarih yazıcılığının önemli isimlerinden Vak'anüvis Ahmed Lütfi Efendi'nin hayatı, eserleri ve tarihçilik anlayışının ele alındığı "Dört Padişah Bir Tarihçi: Vak'anüvis Ahmed Lütfi Efendi Sempozyumu" sona erdi. Marmara Üniversitesi (MÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi ile Yeditepe Üniversitesinin işbirliğinde düzenlenen sempozyum, Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.
Bilim kurulunda 25, düzenleme kurulunda ise 10 akademisyenin yer aldığı sempozyumda, Ahmed Lütfi Efendi'nin hayatı, eserleri ve Osmanlı tarihine katkıları ele alındı."Ahmed Lütfi Efendi'nin alt soyu", "19. yüzyıl Osmanlı tarihçiliğindeki yeri", "Sultan Abdülaziz'in haline ilişkin risalesi", "Aşar vergisine dair görüşleri", "Anadolu Müfettişliği notları", "Robinson Crusoe tercümesi", "Takvim-i Vekayi'deki görevleri", "Mısır izlenimleri", "Hazine-i Evrak'ın kuruluşuna katkısı" ve "Osmanlı arşivine ilişkin verdiği bilgiler" gibi konuların ele alındığı 30 sunumun yapıldığı sempozyum değerlendirme oturumuyla sona erdi."Eserinin içine girildiği zaman değerlendirmeler yaptığını görüyoruz"Sempozyuma konuşmacı olarak katılan İstanbul Medipol Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Mehmet İpşirli, yaptığı değerlendirmede, tarihte çok önemli bir görev olan vakanüvisliğin 18. yüzyılın başında Mustafa Naima Efendi'yle başladığını ve eseri "Tarih-i Naima"nın Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlandığını söyledi. Daha sonra bu görevin Abdurrahman Şeref Bey ile devam ettiğini dile getiren İpşirli, tarihte Ahmed Lütfi Efendi'nin müstesna bir yeri olduğunu kaydetti.
İpşirli, Ahmed Lütfi Efendi'nin yazdıklarına tarihte bazı eleştirilerin geldiğini aktararak "Çok derinlikli konuları ele almadığını söylüyorlar ama öyle değil. Eserinin içine girildiği zaman sadece kuru bir gazete bilgisi gibi değil, yer yer değerlendirmeler yaptığını görüyoruz.
Onun talihsizliği Cevdet Paşa gibi büyük bir dahiden sonra gelmesi." dedi. Vakanüvis Ahmed Cevdet Paşa'nın da kendi döneminin tarihini kaleme almamasından kaynaklı eleştirilere tabi tutulduğunu anlatan İpşirli, Ahmed Lütfi Efendi'nin tarih yazımına kendi döneminden önce başladığını ifade etti."Bu kaynakların diline alışmamız lazım.
Sadeleştirmek güzel bir şey ama bunun sonu yok"Ahmed Lütfi Efendi'nin alim birisi olduğunun altını çizen İpşirli, "Tabii o dönemin alimleri çok faal, aktif vaziyetteler. Çeşitli meclislerde üyelikler yapıyorlar. Çeşitli gazetelerde görevler alıyorlar.
Beni en çok mutlu eden de 119 sene sonra kendisinin böyle görkemli bir toplantıda anılmış olması. Bu sempozyumu düzenleyenlere şükran duyuyorum. Büyük zahmetli bir iştir, insanları bir yere getirmek, bu yerleri ayarlamak, devlet erkanını buraya çıkarmak, bu manada çok takdir ediyorum." diye konuştu.
Prof. Dr. Mehmet İpşirli, Ahmed Lütfi Efendi'nin "Tarih-i Lutfi" eserinin Latin harflerle yayınlanmasına rağmen öğrenciler tarafından halen anlaşılmadığına dikkati çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu kaynakların diline alışmamız lazım.
Sadeleştirmek güzel bir şey ama bunun sonu yok. Muhtemelen bugün yapılan sadeleştirme, 30-40 sene sonra bir kere daha sadeleştirilmek istenecek. Atatürk'ün Nutku, 4-5 kere sadeleştirildi. Halen'Eseri anlamıyoruz' diyorlar.
Yani bunun sonu yok. Bizim yapacağımız şey, dilimizin zenginliklerini yeniden kazanmamız. Bu, çok önemli bir dert bizim için. Yani Batı dillerinde bunu görmüyoruz. Bizde kelimeler Arapçadır, Farsçadır, yabancıdır vesaire gibi atılıyor.
Böyle giderse Türkçeyle hiçbir şey yazılıp çizilemez yani bir kabile dili haline gelebilir. Burada hepimizin akademisyenler olarak, ilim adamlarının, devlet adamlarının çok önemli sorumluluğu var ama ben ümitsiz değilim.
Türkçemizin yeniden zenginleşeceğine, eski gücünü, kuvvetini kazanacağına inananlardanım. Bu nasıl olur? Çok sistemli bir milli eğitim programı ile olur. Bunu vaktinde Ali Naili Erdem yapmıştı. Hiçbir sadeleştirme orijinal metnin aynısı değildir."Sempozyuma ilişkin ayrıntılı bilgiye "www.vakanuvisahmedlutfiefendisempozyumu.com" adresinden ulaşılabiliyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 04 Kasım 2026 15:26 · Kaynak: rss.haberler.com