Habermetrik
← Ana Sayfa
Mardin/Nusaybin 03 Kasım 2026 19:25
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Yüksekdağ 4 Kasım'ı anlattı:'Cehennemin kapısı açılıyor dedik, maalesef haklı çıktık

Yüksekdağ 4 Kasım'ı anlattı:'Cehennemin kapısı açılıyor dedik, maalesef haklı çıktık
Görsel kaynağı: artigercek.com
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Artı Gerçek - 4 Kasım 2016’da HDP’nin eş genel başkanları, milletvekilleri ve belediye başkanlarının tutuklanmasının üzerinden 10 yıl geçti
Hukuki not: Ölüm haberi: bilgiler adli makamların açıklamalarına dayanır, kesinleşmiş yargı kararı değildir.

4 Kasım 2016’daki tutuklamaların onuncu yılında Figen Yüksekdağ, sürecin geldiği aşamayı değerlendirdi. Yüksekdağ, çerçeve yasanın ardından somut adımlar atılması gerektiğini belirterek'Barışın ve demokratik toplumun kurucu aklı da iradesi de kadındır' dedi Artı Gerçek - 4 Kasım 2016’da HDP’nin eş genel başkanları, milletvekilleri ve belediye başkanlarının tutuklanmasının üzerinden 10 yıl geçti.

Tutuklanan isimlerden Figen Yüksekdağ, İlke TV’den Sevda Çetinkaya ile yaptığı söyleşide o geceyi, tutuklamaların Türkiye siyasetinde yarattığı kırılmayı ve Kürt meselesinin çözümü için yürütülen sürecin bugünkü aşamasını değerlendirdi. Yüksekdağ, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla başlayan ve 4 Kasım tutuklamalarıyla yeni bir aşamaya geçen süreci “apoletsiz darbe” olarak nitelendirdi.

O dönem “Bugün bize, yarın herkese” dediklerini hatırlatan Yüksekdağ, “Cehennemin kapısı açılıyor dedik, maalesef haklı çıktık. Bazıları duydu, çoğunluğu duymadı” diye konuştu. OHAL döneminde başlayan operasyonların bugün de sürdüğünü belirten Yüksekdağ, baskı ve hukuksuzlukların muhalefetin farklı kesimlerine yayıldığını söyledi.

“Bunun başlangıcı dokunulmazlıkların kaldırılması ve 4 Kasım darbesidir” dedi.'İLK DÜŞÜNDÜĞÜM ŞEY ‘DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ’ OLDU' 3 Kasım’ı 4 Kasım’a bağlayan gece gözaltına alınmasını beklediğini anlatan Yüksekdağ, kapısının saat 01.00’i geçtikten sonra çalındığını söyledi. Siyasi linç kampanyasının, kara propagandanın ve parti yöneticileri ile üyelerine yönelik gözaltıların yaklaşan müdahalenin işaretleri olduğunu belirtti.

Polisler eve geldiğinde ilk düşündüğü şeyin “Direne direne kazanacağız” olduğunu söyleyen Yüksekdağ, gözaltına alınırken de bu sözleri yüksek sesle dile getirdiğini aktardı. “Biz neyi mücadele etmeden, direnmeden kazandık ki” diyen Yüksekdağ, “Bugün barış hakkını kazanmak için bile direnmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Tutukluluğunun ne kadar süreceğine ilişkin hiçbir zaman süre biçmediğini belirten Yüksekdağ, yaşananların hayallerini ortadan kaldıramadığını söyledi: “Ben hâlâ hayal kuruyorum. Sokakta kime sorsanız en darda olanı bile hayal kuruyordur.

Bizim hayallerimizi öldüremediler. Beni 10 yıl boyunca ayakta tutan bu.”'SOMUT ADIMLAR ATILMASI GEREK' Ağustos ayından bu yana süreci nasıl değerlendirdiği sorulan Yüksekdağ, Abdullah Öcalan’ın sürecin başından beri “buzkıran rolü” oynadığını ve kendi sözünün arkasında durduğunu söyledi.

Süreçte bir donma yaşandığı yönündeki değerlendirmelere işaret eden Yüksekdağ, başta Cumhur İttifakı olmak üzere bütün muhatapların sözlerinin arkasında durması ve somut adımlar atması gerektiğini belirtti. Çerçeve yasanın kabul edilmesinin ardından atılan adımları sorgulayan Yüksekdağ, “Bu boş çerçevenin içini doldurmak için neden bekleniyor?” diye sordu.

Yasanın koordinasyon ve kurullar olmadan anlamlı olup olmayacağını gündeme getiren Yüksekdağ, Barış ve Siyasallaşma Kurulu’nun henüz çalışmaya başlamamasını da eleştirdi. Yüksekdağ, sürecin ilerlemesi için yanıt bekleyen soruları şöyle sıraladı: “Kurullar olmadan ve çalışmaya başlamadan, ‘beni uygulayamazsın’ diyor bu yasa.

AİHM ve AYM kararları neden uygulanmıyor? Kayyımlar neden çekilmedi? Cezaevlerindeki hasta mahpuslar, politik tutsaklar neden serbest kalmıyor? Gazeteciler neden hâlâ tutuklanıyor?”'BARIŞIN AKLI DA İRADESİ DE KADINDIR' 31 Ekim-1 Kasım tarihlerinde Ankara’da düzenlenen “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansına gönderdiği mesajın kendisi için önemli olduğunu belirten Yüksekdağ, cezaevinde İlke TV’yi izleyemediklerini de dile getirdi.

İstedikleri kanalı izleyebilmek için bir süredir talepte bulunduklarını söyleyen Yüksekdağ, cezaevindeki gündelik ihtiyaçların dahi mücadele gerektirdiğini ifade etti. Konferansı kadınların yan yana gelerek çoğalması ve mücadeleyi genişletmesi açısından önemli bir başlangıç olarak değerlendiren Yüksekdağ, kadınların barış ve demokratik toplum mücadelesindeki rolüne dikkat çekti: “Barışın ve demokratik toplumun kurucu aklı da iradesi de kadındır.” Bu dinamiğin yaşamın bütün alanlarında kolektifleşmesi gerektiğini belirten Yüksekdağ, mahallelerden fabrikalara, atölyelerden okullara ve sokaklara uzanan bir mücadele çağrısı yaptı.

Dışarıdaki insanlara mesajı sorulduğunda ise Yüksekdağ, herkesin bugüne ve geleceğe güvenle bakmasını istedi: “Kendi gücümüzün farkında olalım, kopmayalım. Bütün gadre uğrayanlar, ezilenler, itirazı olanlar… Ne kadar bağ kurabilirsek, bu çukurdan o kadar hızlı çıkabiliriz.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: artigercek.com
Haber metni ve görseller artigercek.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset · Bölge: Mardin/Nusaybin
Yayın: 03 Kasım 2026 19:25 · Kaynak: artigercek.com
Kaynağı Oku ↗