Habermetrik
← Ana Sayfa
Iğdır/Aralık 08 Kasım 2026 15:02 · Güncelleme 15:04
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Beklemeyi Bırakmak

Beklemeyi Bırakmak
Görsel kaynağı: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 2 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Açılmayan kapıların, Seni başka yerlere götürdüğünün Ne kadar farkındasın güvercin
  • Güvercin, aralık sözüne takılı kalmış, düşünüp duruyordu
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Açılmayan kapıların,

Seni başka yerlere götürdüğünün

Ne kadar farkındasın güvercin?

Güvercin, aralık sözüne takılı kalmış, düşünüp duruyordu.

Bir kapı kapanmıştı.

Öteki henüz açılmamıştı.

Arada bir yaşam vardı.

Ertesi gün, Lal’i görür görmez sordu.

‘Lal, insan aralıkta ne kadar kalabilir?’.

‘Hangi aralıkta?’.

‘Eskinin bittiği, yeninin başlamadığı yerde’.

‘Bilmiyorum’.

Bir gün?

Bir ay?

Bir yıl?’.

‘olabilir’.

‘On yıl?’.

Lal durdu.

‘Belki...’.

‘On yıl aralıkta kalınabilir mi?’.

‘Bazen yaşamın çoğu aralıkta geçer’.

‘Çok kötü’.

‘Neden kötü olsun?’.

‘Çünkü hiçbir yerde değil’.

‘Belki de tam olarak olması gereken yerdedir’.

‘Nerede?’.

‘Değiştiği yerde’.

Güvercin anlamadı.

‘Ben değişmek istemiyorum’.

‘Değişiyorsun.

Dün başka şeyler düşünüyordun, bugün başka…’.

‘Bu değişmek sayılmaz’.

‘En büyük değişikliklerin çoğu böyle başlar.

Bir cümleyi artık eskisi gibi kuramamaya başladığında…

Sonradan fark edilir…’.

‘Ne kadar sonra?’.

‘Eski bir yere dönünce…

Yıllar önce yaşadığın sokağa gidersin.

Sokak aynı gibidir.

Sen aynı değilsindir.

Bazen bunu ilk kez orada anlarsın’.

‘Eski evine gidiyor musun hiç?’.

‘Gidemem. Yıkıldı’.

‘Sokağına?’.

‘Bazen’.

‘Ne hissediyorsun?’.

‘Eskiden eve dönmüş gibi hissederdim’.

‘Şimdi?’.

‘Bir başkasının hatırasına gitmiş gibi’.

‘Başkasının mı?’.

‘Eski hâlimin’.

‘Ama o da sensin.

Çok karışık…

Eski Lal, seni görse tanır mıydı?’.

Lal güldü.

‘Yüzümden belki’.

‘İçinden?’.

‘Bilmiyorum’.

‘Beğenir miydi seni?’.

‘Bazı yanlarımı’.

‘Bazılarını beğenmez miydi?’.

‘Vazgeçtiklerimi beğenmezdi...’.

‘Sen genç Lal’i, beğenir miydin?’.

Lal gülümsedi.

‘Çok aceleci bulurdum.

Her şeyi değiştirebileceğini sanırdı’.

‘Artık sanmıyor musun?’.

‘Hayır’.

‘Bu kötü’.

‘Neden?’.

‘Genç Lal daha umutluymuş’.

‘Belki’.

‘O zaman ondan bir şey kaybetmişsin.

İnsan büyüdükçe hep kazanmıyor mu?

Neler kaybediyor?’.

‘Bazen cesaretini’.

‘Başka?’.

‘Kolayca güvenebilme yeteneğini…

Bazı ihtimallere inanmayı’.

‘Büyümek hiç de güzel değilmiş’.

Lal güldü.

‘Kazandıkları da var.

Neye değmeyeceğini öğreniyorsun.

Her savaşı vermek zorunda olmadığını da.

Bazı kapıların kapanmasının felaket olmadığını.

Her gideni geri çağırmamak gerektiğini…’.

‘Bu zor.

Sevdiğini neden geri çağıramazsın?’.

‘Çünkü bazen gitmek de bir cevaptır.

Artık orada kalınmak istenmez…’.

‘Ama konuşulabilir’.

‘Ya konuşmadan giderse?’.

‘Geride kalan, kendi cevabını bulmak zorunda kalır’.

‘Bu haksızlık’.

‘Bu hep yapılır?’.

Bazen korkaklıktan.

Bazen yüzleşememekten.

Bazen verecek cevapları olmadığından…’.

‘Kalan ne yapar?’.

‘Bir süre cevap arar’.

‘Bulamazsa?’.

‘Cevapsız yaşamayı öğrenir…’.

Güvercin hemen itiraz etti.

‘Her şeyin bir cevabı olmalı’.

‘Her şeyin bir nedeni olabilir.

Ama her neden, bize açıklanmayabilir’.

‘O zaman aralık nasıl kapanır?’.

‘Belki her zaman kapanmaz’.

‘Açık mı kalır?’.

‘Bazen’.

‘Sonsuza kadar?’.

‘Belki’.

Güvercin huzursuzlandı.

‘Açık şeyleri sevmiyorum.

Bitmeli’.

‘Yaşam, hep bizim istediğimiz yerde bitmiyor.

Bazı cümleleri üç noktayla bırakacağız’.

‘Bu hiç adil değil.

Biri geliyor.

Hayatını değiştiriyor.

Sonra gidiyor.

Nedenini bile söylemiyor.

Yıllarca, neden, diyorsun.

O yaşamına devam ediyor’.

‘Belki’.

Güvercin kızmıştı.

‘Çok kötü.

Kalan ne zaman kurtulacak?’.

‘Neden gitti diye düşünmekten, ben şimdi ne yapacağıma geçtiğinde…’.

‘Fark ne?’.

‘İlk sorunun cevabı başkasında’.

‘İkincinin cevabı sende…’

‘Ben nedenini bilmek istiyorsam?

Bulamazsam?’.

‘Yaşamını, o cevaba bağlamamalısın.

Bazen cevap vermeyenler, yıllarını da yanında götürür.

Bekledikçe…’.

‘Neyi beklersin?’.

‘Açıklamayı.

Özrü’.

‘Belki’.

‘Geri dönmesini’.

‘Bazen’.

‘Gelmezse?’.

‘Aralık böylece uzar, gider’.

‘Kapının önünde bekliyorsun.

Eski kapı kapanmış.

Yeni kapıya bakılamıyor.

Arkasındaki kapının yeniden açılacağını düşünüyor.

Ne kadar bekliyor?’.

‘Bazen çok uzun’.

‘Ne zaman gideceğini nasıl bilecek?’.

‘Beklemek artık sevgiden değilse…

Onsuz kim olacağını bilememekten korkuluyorsa…

İnsan bazen bir başkasını değil, onun yanındaki kendisini kaybetmekten korkar’.

‘Nasıl yani?’.

‘Birinin yanındayken başka türlüydün.

Daha neşeli belki.

Daha cesur.

Daha umutlu.

O gidince bunların da onunla gittiğini sanırsın’.

‘Gitmez mi?’.

‘Bazıları gider’.

‘Diğerleri?’.

‘Senindir’.

‘Nereden bileceğim?’.

‘Yeniden yaşayarak…’.

‘Yine yaşamaya geldik.

Hep oraya geliyoruz.

Senin bütün cevapların yaşamaya çıkıyor’.

‘Başka nereye çıksın?’.

‘Lal, aralıkta yapılması gereken tek şey beklemek mi?’.

‘Bazen beklemek.

Dinlenmek…

Bazen de yas tutmak.

Ne kaybettiğini anlamak.

Kendinden ne kaldığını görmek’.

‘Başka?’.

Lal gülümsedi.

‘Acele etmemek’.

Güvercin şaşırdı.

‘Ama az önce çok uzun kalmaktan bahsettin’.

‘Acele etmemekle, kalmayı alışkanlık hâline getirmek aynı şey değil.

Birinde iyileşiyorsun.

Ötekinde saklanıyorsun’.

‘Nasıl anlaşılır?’.

‘Aralık, seni yaşama hazırlıyorsa iyileşirsin’.

‘Yaşamdan uzaklaştırıyorsa?’.

‘Saklanırsın’.

Güvercin başını salladı.

Bunu anlamıştı.

‘Demek aralık ev değil’.

‘Hatıralar gibi.

Orada biraz kalıyoruz.

Ama sonunda çıkıyoruz’.

‘Nereye?’.

Dışarıdan çocuk sesleri geliyordu.

Bir araba geçti.

Bir kadın karşı balkonda çamaşır asıyordu.

Bir yerlerde kahve kokusu vardı.

Yaşam, kimsenin hazır olmasını beklemeden akıyordu.

‘Bilmediğimiz yerlere’, dedi Lal.

Güvercin güldü.

‘Çok güven verici’.

Lal de güldü.

‘Yaşamın hiçbir garantisi yok zaten’.

‘Belki yeni kapı diye bir şey de yoktur.

Belki kapıyı biz yapıyoruz’.

Lal güvercine baktı.

‘Hep bir şeyin açılmasını bekliyoruz.

Birisi gelsin.

Bir fırsat çıksın.

Bir şeyler değişsin.

Bazen hiçbir şey gelmiyor’.

‘O zaman?’.

‘Yürüyorsun’.

Lal gülümsedi.

‘Kapısız mı?’.

‘Kapısız’.

‘Nereye?’.

‘Bilmiyorum’.

‘Güzel plan’.

Güvercin güldü.

Sonra ciddileşti.

‘Ama yürüyorsun’.

‘Eski kapının önünde durmak, seni bir yere götürmüyor’.

Dünkü kutu hâlâ masanın kenarındaydı.

İçindeki eski anahtara baktı.

‘Anahtar kalsın.

Ama cebine koyma’.

‘Neden?’.

‘Yanlış kapıları açmaya çalışma diye…’.

Lal güldü.

Kutunun kapağını kapattı.

Bu kez hareketinde hüzün yoktu.

Bir şeyi gömmüyordu.

Bir şeyi inkâr etmiyordu.

Sadece yerini belirliyordu.

Geçmiş geçmişteydi.

Yaşanmıştı.

Değerliydi.

Bazen acıydı.

Bazen güzeldi.

Ama artık önünde duran yol değildi…

Belki de geçmişle kurulabilecek en iyi ilişki buydu:

Onu atmamak.

Ona dönmemek.

Onu inkâr etmemek.

Ama ona itaat de etmemek.

Lal, kapıya yürüdü.

‘Nereye?’.

‘Dışarı’.

‘Ne yapacaksın?’.

‘Bilmiyorum’.

Güvercin gülümsedi.

‘Aralıktan mı çıkıyorsun?’.

Lal, kapının eşiğinde durdu.

Masanın üzerinde eski kutu…

Ve kutunun içinde bir anahtar vardı.

Bir zamanlar açtığı kapı artık yoktu.

Önünde ise sokak uzanıyordu.

Kapısız.

Anahtarsız.

Belirsiz.

Ama açıktı.

Dışarı çıktı.

‘Belki’, dedi.

‘Her zaman yeni bir kapı bulmak zorunda değiliz.

Bazen sadece eski kapının önünden ayrılmak yeter.

Yaşam bize her zaman yeni kapılar açmaz.

Bazen de açılmayacak olanı, beklemeyi bırakmamızı ister…’.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr
Haber metni ve görseller Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel · Bölge: Iğdır/Aralık
Yayın: 08 Kasım 2026 15:02 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr
Kaynağı Oku ↗