Boşandıktan Sonra Nafaka Bekleyenler Dikkat! Bu Hatayı Yaparsanız Para Alamazsınız
- Boşanma sürecindeki kadınların nafaka hakkı, Türk Medeni Kanunu'nda belirtilen gelir ve kusur şartlarına bağlı olarak mahkemelerce belirleniyor
- Çalışan kadınların da nafaka alabildiği sistemde, Anayasa Mahkemesi'nin "süresiz olarak" ibaresini iptal etti
Boşanma sürecindeki kadınların nafaka hakkı, Türk Medeni Kanunu'nda belirtilen gelir ve kusur şartlarına bağlı olarak mahkemelerce belirleniyor. Çalışan kadınların da nafaka alabildiği sistemde, Anayasa Mahkemesi'nin "süresiz olarak" ibaresini iptal etti.
Türk Medeni Kanunu kapsamında boşanma süreci ve sonrasında kadınlara bağlanan yoksulluk nafakası, 2026 yılı itibarıyla değişen içtihatlar ve ekonomik kriterler doğrultusunda mahkemeler tarafından daha titiz bir incelemeye tabi tutuluyor. Kamuoyunda her boşanan kadının otomatik olarak nafaka alacağına dair yaygın bir yanılgı bulunmasına rağmen, yasalar bu hakkı ancak belirli kusur ve gelir şartlarının sağlanması durumunda tanıyor.
Geçimini sağlamakta zorlanacak eşlerin mağduriyetini önlemeyi amaçlayan yoksulluk nafakası, tarafların ekonomik güçleri, çalışma imkanları ve boşanmaya yol açan olaylardaki kusur oranları bir arada değerlendirilerek karara bağlanıyor. NAFAKA ALMANIN TEMEL ŞARTLARI NELERDİR?
Yoksulluk nafakasında mahkemenin öncelikli olarak incelediği kriter, boşanmanın ardından kişinin ekonomik açıdan ciddi bir zorluğa düşüp düşmeyeceği oluyor. Düzenli bir geliri bulunmayan, çalışma imkanı kısıtlı olan veya maaşı temel geçimini karşılamaya yetmeyen kadınlar bu haktan yararlanmak için talepte bulunabiliyor.
Ancak sadece "çalışmıyor olmak" nafaka bağlanması için yeterli bir sebep sayılmıyor. Benzer şekilde, asgari ücretle veya yarı zamanlı bir işte çalışıyor olmak da nafaka talep etme hakkını otomatik olarak ortadan kaldırmıyor.
Mahkemeler, kadının kira geliri, taşınmaz mülkleri ve diğer ekonomik kaynaklarını kapsamlı bir biçimde analiz ederek karar veriyor. KUSUR ORANI VE DAVA SÜRECİ Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine göre, yoksulluk nafakası talep eden tarafın boşanmaya neden olan olaylarda diğer eşten "daha ağır kusurlu" olmaması gerekiyor.
Yani nafaka isteyen eş eşit kusurlu veya daha az kusurlu ise nafaka alabiliyor. Buna karşın nafaka ödemesi beklenen eşin boşanmada mutlaka kusurlu olması şartı aranmıyor; yasa ödeme yükümlülüğünü kusurdan ziyade ekonomik güce bağlıyor.
Ayrıca kadınlar sadece boşanma kesinleştikten sonra değil, dava süreci devam ederken de barınma ve geçim ihtiyaçları için "tedbir nafakası" talebinde bulunabiliyor. Çocukların velayeti anneye verilmişse, babanın ekonomik gücü oranında ödemekle yükümlü olduğu "iştirak nafakası" da yoksulluk nafakasından ayrı olarak hesaplanıyor.
SÜRESİZ NAFAKA İPTALİ VE YENİ DÖNEM Nafaka davalarında 2026 yılı, tarihi bir hukuki değişime sahne oldu. Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla yasada yer alan "süresiz olarak" ibaresini iptal etti ve bu karar 30 Eylül 2026'da Resmi Gazete'de yayımlandı.
İptal kararının yürürlüğe girmesi için 30 Haziran 2027 tarihi belirlendi. Bu gelişme yoksulluk nafakasının tamamen kaldırıldığı anlamına gelmese de, ömür boyu ödeme yükümlülüğünün sınırlarını yeniden çizecek yeni yasal düzenlemelerin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi, resmi nikah olmadan fiilen evliymiş gibi yaşaması veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi durumlarında ise nafaka hakkı mahkeme kararıyla tamamen ortadan kalkıyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 03 Kasım 2026 14:19 · Kaynak: artigercek.com