Habermetrik
← Ana Sayfa
08 Kasım 2026 11:02
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Atamızı anmak mı, anlamak mı, kullanmak mı?

Atamızı anmak mı, anlamak mı, kullanmak mı?
Görsel kaynağı: aydinlik.com.tr
⏱️ 3 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Cumhuriyet Bayramımızı kutladık, hemen sonrasını Atamızı anma günü izliyor
  • Ancak, ülkemizde yozluğun, çürümüşlüğün, alıp yürüdüğü, değerlerimizi yitirdiğimiz bu günlerde Atamızı nasıl anacağız?

Cumhuriyet Bayramımızı kutladık, hemen sonrasını Atamızı anma günü izliyor. Ancak, ülkemizde yozluğun, çürümüşlüğün, alıp yürüdüğü, değerlerimizi yitirdiğimiz bu günlerde Atamızı nasıl anacağız? Anlamadan mı? Yalnızca çıkarlar için kullanma amaçlı mı?

Boş konuşmalar yapıp, o boş konuşmaları dinleyip, aynı yozlukla yola devam mı? Atamızın vatanımıza kattığı değerleri anlamadan yola nasıl devam edeceğiz? Toplum yoruldu. Bir tarafta geçim sıkıntısı içinde yaşamının anlamını yitirmiş insanlar, bir tarafta fon vurgunu, imar vurgunu, “Gemisini kurtaran kaptan”, “Benim memurum işini bilir”, “Bal tutan parmağını yalar” anlayışlarıyla siyasette, ticarette, kurumlarda, her yerde ar duygusunu yitirmiş insanlar…KAPİTALİZMİN YARATTIĞI GÖZÜ DOYMAYAN İNSANLARAtamızın kurduğu Cumhuriyette, onun bize örnek olduğu yaşamında mütevazılık vardı.

Ankara’nın başkent olduğu mütevazı Çankaya Köşkü’nde yaşayan Atamız, kendini padişah ilan edip, Dolmabahçe Sarayında da yaşayabilirdi. Bize böyle örnek olmadı, mütevazi Ankara ortamındaki ufak bir köşk ona yetti. Onun kurduğu Cumhuriyette heyecan vardı, devrimler vardı, toplumsallık vardı.

İleriye gitmek, ilerlemek, ülkeyi fabrikalarla donatmak, tarım, hayvancılık, her alanda üretmek vardı. Savaştan çıkmış yoksul ülkede yaşamın güzel bir anlamı vardı. 12 Eylül’ün getirdiği vahşi kapitalizm yerini aç gözlülüğe, doymamaya, utanmadan yoz işler yapmaya (işini bilen memur, devletin malı deniz, yemeyen keriz gibi cümlelerle) anlamsızlığa bıraktı.

EŞİTLİK ANLAYIŞINDAN İMRENME ANLAYIŞINA1960-70’lerde ben ilkokul, ortaokul ve lisedeydim. Varsıl, yoksul herkesin bir, en fazla iki çift ayakkabısı olurdu. Eğer iki çift ise, “okulluk ayakkabı, gezmelik ayakkabı” denirdi, bir çift evde özel günlere saklanırdı, gündelik giyilmezdi.

Varsıl ile yoksul arasındaki fark buydu, bu kadardı. Göze batırılan, imrendirilen bir ortam yoktu. Devlet iyi eğitim verirdi, kolej, özel okul gereksinimi de yoktu. İyi hastaneler devlet hastanesi idi, özel hastaneye basit, apandisit gibi sıradan ameliyatlar için gidilirdi.

Önemli tüm sağaltımlar devletin hastanelerinde idi. Doktora, öğretmene saygı duyulurdu. Elleri öpülürdü. Onlar da çok saygın insanlardı. Şimdilerde “Hiçbir şey olamıyorsan öğretmen ol” deniyor. Doktor komisyon almak için fazlaca tomografi, vb çektiriyor, öğretmen evde özel ders verdiği öğrencisine karnesinde daha yüksek not veriyor…PARA DÜZGÜN DEĞERLERİN YERİNİ ALDIŞimdilerde her TV kanalında, her gece bir dizi film, hepsi çok varsıl ortamlar, özel yüzme havuzlu villalarda hizmetçi ayrı, aşçı ayrı, şoför ayrı, sürekli çay kahve hizmeti derken toplumu bu hayatlara imrendirme yarışı var adeta.

Bu varsıllıkta yaşayan tiplerin tek işi ise yozluk, çürümüşlük. Dizilerdeki insanlarda utanma yok…Kadınlar süper şık, süper bakımlı, estetik ameliyatlı, erkekler çapkın, kaslı, parasal güçlü, sanırsınız ki tüm Türkiye bu.

Atamız bu yozluğu görse kim bilir ne hisseder. Kim bilir ne kadar üzülür. O da giyimine özen gösterirdi ancak imrendirme noktasında değil. Yerine göre hareket eder, hep vatandaşı düşünürdü. Vicdan, merhamet, utanma gibi duygular toplumu dengede tutardı.

KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİRBu deyimi kaç devlet dairesinin duvarında okudum, yaşamım boyu. Sonra, Atamızdan sonra gelen yıllarda köylümüz milletin efendisi olamadığı için kentlere göçtü, kentlerde iş aradı, köyler boşaldı.

İmar ile tarım arazileri arsa oldu, tarıma, hayvancılığa destek azalınca, bitince köylü tarım ve hayvancılık yapamaz oldu. Her şey ithalata döndü. Atamızı böyle mi anacağız…Nerede Atamızın değerleri? Nasıl bu hale geldik?

Eski değerlerimizi unuttuk. Belirli günlerde yapılan törenler ve konuşmalarla Atamızı yalnızca çıkar için kullanılır bir vasıta haline mi getirdik? Anlamak, anlatmak, öğretmek, onun örneğini, meşalesini kendimiz örnek olarak ileri taşımak yerine?

Oysa bu çürümüşlükten kurtulmanın tek yolu Atamızı anlamak, gerçekten anlamak ve anlatmak…

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: aydinlik.com.tr
Haber metni ve görseller aydinlik.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel
Yayın: 08 Kasım 2026 11:02 · Kaynak: aydinlik.com.tr
Kaynağı Oku ↗