‘AMİDA’ bize ne söylüyor?
ÖZEL HABER-Mümin AĞCAKAYA
Diyarbakır’ın tarihi ve kültürel yapısına farklı bir pencereden ayna tutan ‘Amida’ kitabı DİTAV tarafından yeniden basıldı. Kitabın yeniden basımı üzerine Amida’yı yayına hazırlayan DİTAV Diyarbakır Şube Başkanı yazar Şeyhmus Diken’le ‘Amida’ üzerine konuştuk.
‘AMİDA’nın serüveni nasıl başladı?
‘AMİDA’ 1910 yılında üç yazar tarafından kaleme alınmış değerli bir kitap. Max Van Berchem, Josef Strzygowskı ve Gertrude Lowthıan Bell üçü de dönemleri açısından çok önemli şahsiyetler. Hatta İngiliz Gertrude Lowthıan Bell’in ‘Çöl Kraliçesi’ olarak anılan filmi de var. Gertrude Bell 1897-1911 arasında sadece Diyarbakır’a değil bölgeye de 3-4 defa geliyor, fotoğraflar çekiyor. Önemsenmesi gereken bu kitap aradan uzun yıllar geçmesine rağmen, kimse merak edip, Diyarbakır ve bölge coğrafyasını anlatan ve belgeleyen bu önemli kitabı çevirip yayınlamayı aklından geçirmemiş.
2015 yılında kitabın yayınlanışının 105. Yılında DİTAV olarak kitabı çevirdik. Birkaç dil üzerinden, 5 kişilik bir çevirmen ekibiyle iki yıl üzerinde çalışarak, kitabı basıma hazırladık. Kitabın baskısı kısa süre içinde tükendi. Kitabın yeni baskısını maddi nedenlerden dolayı bir süre bastıramadık.
‘AMİDA’ bir prestij kitabı ve kaliteli baskı yapıldığı için pahalı bir kitap. Bütçe planlamasını yapamadığımız için yeni baskısı bu yüzden gecikti. Kültüre sanata gönüllü katkı sunan ve adlarını kitabın künye kısmında teşekkür ederek andığımız şahsiyetlerin katkıları ile Amida’nın yeni basımını yaptık.
‘AMİDA’ yayınlandıktan sonra etkisi nasıl oldu, Ne tür gelişmelere yol açtı?
2015 yılında kitabın yayınlanmasından birkaç ay sonra; Diyarbakır Surları ve Hewsel Bahçeleri UNESCO’nun Tarihi ve Kültürel Miras kalıcı listesine girdi. Sadece Amida değil Fransız Arkeolog Albert Luis Gabriel’in ‘Şarki Türkiye’de Arkeolojik Geziler’ kitabını da 2014 yılında DİTAV olarak yayınlamıştık. Her ikisi de önemli kitaplar oldu ve insanlar ilgi göstermeye başladı. İki kitap da şehrin Unesco listesine girmesine önemli bir alt yapı hazırlamaya vesile oldu.
Özellikle son birkaç yıl içinde ‘AMİDA’ aranan bir kitap oldu. Biz de olanaklarımızı zorlayarak, DİTAV Genel Başkanımız Aysu Aksu Günay ve kitabın künye bölümünde adları yer alan dostların da destekleriyle bu yeni baskısını yaptık. Yeni baskısında bazı eksiklikleri de giderdik. Fotoğrafların çözünürlüklerini daha kaliteli hale getirdik. Dip notları ve foto altlarını daha görünür hale getirdik. Yeni bir önsözle kitabı yayınladık.
Amida’yı incelediğimizde Albert Luis Gabriel’in 1940 yılında; ‘Şarki Türkiye’de Arkeolojik Geziler kitabını yazarken AMİDA’yı referans kitabı olarak değerlendirdiğini fark ediyoruz. Bazı görselleri, bazı fotoğrafları kendi görsellerine katkı sunsun, alt yapı oluştursun diye kendi kitabında da kullanıyor. Kimi metinlerde Amida’nın yazarlarına göndermeler yapıyor. Her iki kitap da günümüzün 2000’li yıllarında Diyarbakır’da hem görsel hem de metinler açısından ciddi bir boşluğu dolduran zengin metinler oluyor.
‘Amida’ bize ne söylüyor? Kent açısından önemli bir referans kitabını tanıtmak için neler yapmayı düşünüyorsunuz?
Önümüzdeki 26 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Diyarbakır TÜYAP 10. Kitap Fuarı yapılacak. Fuar için iki ya da üç ayaklı bir proje hazırladık. Birincisi; Amida kitabında yer alan 1910 yılında çekilmiş görsellerin fotoğraflarından; ‘Amida Bize Ne Söylüyor?’ adıyla bir sergi hazırlıyoruz. TÜYAP Kitap Fuarı bu önerimizi kabul etti.
Geçtiğimiz yıl gerçekleşen TÜYAP 9. Kitap Fuarında; Albert Luis Gabriel’e Vefa’ başlığıyla fotoğraf sergisi düzenlemiştik. Bu seneki fuarda da; ‘Amida’ üzerine olacak.
2 Ekim 2026 Cuma Günü saat 17.00’d ise; Lal Laleş’in moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştireceğiz. Söyleşiye Amida Höyük Kazı Başkanı Prof. Dr. İrfan Yıldız ve benim katılımımla hem bu kitabın hikâyesi hem de Amida Höyük kazılarında bugüne kadar ortaya çıkan verilerin bize ne anlattığı üzerine konuşacağız.
Kent için referans kitaplar, bu konuda ne söylemek istersiniz?
Bu iki kitabın proje koordinatörü olarak Ditav kimliğimle zamanında hem Diyarbakır Valiliğine hem de Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine 2010’la 2015 arasında defalarca konuştuk. Kısmen bütçe kısmen de öncelik arz eden başka projeleri nedeniyle yapamayacaklarını ifade ettiler. Biz böyle bir çalışmayı kurumsal olarak kentin hem atanmış hem de seçilmiş kent yönetimi yapsın diye düşünüyorduk. Ama gerçekleştirilemedi. Biz de DİTAV olarak iki kitabın her biri üzerinde yaklaşık bir buçuk iki yıl hem çevirmenlerle hem de matbaa ile koordineli olarak çalışarak, kısıtlı bütçeyle kitapların yayınlanmasını sağladık.
Kitaplar basıldıktan sonra ilgi nasıl oldu?
Kitaplar yayınlandıktan sonra çok ciddi karşılık buldu. Mesela D.Ü. Mimarlık Fakültesi hocalarından öğrencilerine kadar birçok akademisyen ve okur çok anlamlı buldular. Yardımcı kaynak olarak kullandılar. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden, Diyarbakır’a özel ilgisi olanlar telefon açarak bize ulaştılar ve kendilerine kitapları ulaştırdık.
DİYARBAKIR YA DA AMİDA KİTAPLIĞI
Keşke bu tip eserler tozlu raflar arasında kalmasa. Kentin kurumları ortaklaşarak bir Diyarbakır Kitaplığı oluşturabilseler geleceğe güçlü bir miras olarak kalır. Dünyanın sayılı kentleri arasında gösterilen, onlarca uygarlığın yaşadığı ve tarihi süreç boyunca kesintisiz bir yaşamın sürdüğü özel kentlerden biri olan Diyarbakır için yazılan çizilen eserlerin böyle bir kütüphanede bir araya getirilmesi çok değerli olur. 12 bin 500 yıllık Diyarbakır’ın tarihi geçmişine ciddi katkı sunacaktır. Bunun için başta kurumlar arasında kent mutabakatının oluşması gerekmektedir.
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Diyarbakır
Yayın: 16 Eylül 2026 06:51 · Kaynak: guneydoguekspres.com