Habermetrik
← Ana Sayfa
17 Eylül 2026 07:18 · Güncelleme 09:26
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Sakarya’nın Toprağı İçin Aynı Duyarlılık Neden Her Zaman Yok?

Sakarya’nın Toprağı İçin Aynı Duyarlılık Neden Her Zaman Yok?
Görsel kaynağı: aksamhaberleri.com.tr
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Sakarya’da önemli bir karara değil, önemli sorulara cevap arıyorum. Ben bir siyasetçi olarak değil, bir Sakaryalı olarak soruyorum: Sakarya’nın toprağı bugün mü değerli oldu?

5 Eylül 2026 tarihli Resm î Gazete’ de yay ı mlanan Cumhurba ş kan ı kararlar ı yla Ferizli’ de 179,22, Kaynarca’ da 406,74 hektar olmak ü zere toplam 585,96 hektar, yani yakla şı k 5 bin 860 d ö n ü m alan End ü stri B ö lgesi ilan edildi. Bu karar ı n ard ı ndan Sakarya’ da farkl ı g ö r üş ler ortaya çı kt ı. Benim meseleye bak ışı m sanayiye itiraz de ğ il. Yat ı r ı ma, ü retime, ihracata ve gen ç lerimize i ş imk â n ı na kim kar şı çı kabilir? As ı l soru ş udur: Sanayi büyürken Sakarya ne kaybedecek?

Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Yusuf Alemdar’ın, Ferizli ve Kaynarca’daki Endüstri Bölgesi sürecini Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a aktardığı ve ilgili bakanlıklara talimat verildiğinin açıklandığı basında geniş şekilde yer aldı. Sayın Başkan’ın Sakarya’nın meselesini Cumhurbaşkanı’na taşımasını elbette önemsiyorum. Fakat tam burada bir Sakaryalı olarak daha önemli bir soru soruyorum: Bu konu neden bugün Cumhurbaşkanı’nın gündemine taşındı?

Bu alanların ilanından önce Sakarya’da yeterli ortak akıl ve kamuoyu tartışması yapılabildi mi? Sayın Başkan’ın Cumhurbaşkanı’na ilettiği temel talep nedir? Amaç bu alanların sanayiye açılmasını hızlandırmak mı, değiştirmek mi, yoksa Sakarya’nın çevre ve tarım kaygılarını dikkate alarak yeniden değerlendirilmesini sağlamak mı? Bunları bilmek istiyoruz.

Bir başka sorum daha var. Kamuoyunda daha önce OSB tartışmaları yaşanırken bugün karşımızda “Münferit Endüstri Bölgesi” statüsü bulunuyor. Ne değişti? OSB yerine neden Münferit Endüstri Bölgesi tercih edildi? Bu değişikliğin hukuki, ekonomik ve planlama gerekçesi nedir? Yerel yönetimlerin ve diğer denetim mekanizmalarının rolü açısından ne fark yaratmaktadır? Bunların teknik cevabını uzmanlardan ve yetkililerden öğrenmek istiyoruz. Çünkü isim değişikliği vatandaş için sadece kelime değişikliği değildir. Sonuçta Sakarya’nın toprağı ve geleceği söz konusudur.

Gelelim Karasu’ya… Daha önce yaklaşık 2 bin 200 dönümlük alanın Endüstri Bölgesi olarak gündeme gelmesi sırasında bugün gördüğümüz ölçüde bir kamuoyu tartışması ve duyarlılık neden ortaya çıkmadı? Sakarya’nın toprağı o gün daha mı az değerliydi? Bugün gösterilen hassasiyetin neden her dönemde aynı şekilde gösterilmediğini soruyorum. Kimseyi suçlamıyorum. Sadece ölçümüzün ne olduğunu bilmek istiyorum. Çünkü kamu yararı dün başka, bugün başka olmamalı.

Sakarya’nın kuzeyinde çok sayıda organize sanayi bölgesi bulunuyor. Daha önce Sakarya Valisi Sayın Rahmi Doğan da mevcut OSB’lerin doluluk oranlarının yüzde 60-70 seviyelerine ulaşmasının öncelikli olması gerektiğini, mevcut alanların değerlendirilmesi gerektiğini açıklamıştı. O halde soruyorum: Mevcut sanayi alanlarımızda hâlâ kullanılabilecek yerler varken neden yeni binlerce dönümlük alanlara ihtiyaç duyuyoruz? Eğer yatırımcı için mevcut alanlarda yer varsa, yeni tarım arazilerini sanayi baskısıyla karşı karşıya bırakmanın gerekçesi nedir?

Bir de kamuoyunda zaman zaman dile getirilen sanayi lobileri, arazi hareketleri ve arazi komisyonculuğu üzerinden oluşan algılar var. Ben bunların hiçbirini gerçekmiş gibi sunmuyorum. Ama demokratik bir toplumda şu soru sorulabilir: Sanayi alanlarının belirlenmesinde asıl belirleyici kamu yararı mıdır, ekonomik beklentiler midir?

Bunun cevabı şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır. Benim sorum çok basit: Yatırımın miktarı açıklansın. Kaç kişi çalışacak bilinsin. Kaç Sakaryalı istihdam edilecek söylensin. Ne kadar su kullanılacağı açıklansın. Atık suyun nasıl yönetileceği ortaya konsun. Tarım, çevre, ulaşım ve doğal kaynaklara etkisi kamuoyuyla paylaşılsın.

Sonra Sakarya kararını versin. Çünkü demokrasi sadece sandık değildir. Demokrasi, vatandaşın yöneticisine “Neden?” diye sorabilmesidir. Ben bugün bir vatandaş olarak tam da bunu yapmak istiyorum. Ne sanayi düşmanıyım ne yatırım karşıtıyım. Ben Sakarya’nın geleceğinden bir vatandaş olarak kendimi de sorumlu hisseden bir Sakaryalıyım. Çünkü dilsiz şeytan olmak istemem.

Ve soruyorum: Sakarya büyürken Sakarya’yı da büyütüyor muyuz; yoksa büyüme uğruna Sakarya’nın toprağını, suyunu ve geleceğini mi tüketiyoruz? Cevapların açıklanması halkımızın da beklentisidir. Çünkü fabrika yapılacak toprak bulunabilir; ama kaybedilen tarım toprağı yeniden üretilemez.

Sanayi büyüsün. Yatırım gelsin. Sakarya zenginleşsin. Ama Sakarya büyürken Sakarya’yı kaybetmeyelim.

Ve sözün sonunda, bu ülkenin geleceğini üretimle birlikte düşünen Mustafa Kemal Atatürk’ü hatırlayalım: “Köylü milletin efendisidir.”

Bugün toprağı korumak, aslında yalnızca geçmişimizi değil; yarınımızı, üretimimizi ve çocuklarımızın geleceğini korumaktır.

Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır

Yorum yazarak Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorum yazarak Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Kaynaklar: aksamhaberleri.com.tr
Haber metni ve görseller aksamhaberleri.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 17 Eylül 2026 07:18 · Kaynak: aksamhaberleri.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp