Şanlıurfa’da kış üç döneme ayrılıyordu: Karakış, Çılle ve Hemberi
- Şanlıurfa’nın geleneksel halk takviminde kış mevsimi, günümüzde kullanılan mevsim tanımından farklı olarak Karakış, Çılle ve Hemberi adı verilen üç dönemde ele alınıyordu
Şanlıurfa’nın geleneksel halk takviminde kış mevsimi, günümüzde kullanılan mevsim tanımından farklı olarak Karakış, Çılle ve Hemberi adı verilen üç dönemde ele alınıyordu. Harran Üniversitesi Coğrafya Anabilim Dalı doktora öğrencisi Mahmut Öncü’nün hazırladığı araştırmaya göre Karakış 12 gün, Çılle 40 gün, Hemberi ise 38 gün sürüyor ve bu dönemler toplam 90 günü kapsıyordu.
Şanlıurfa’nın yerel kültürünü belgeleyen çalışma, mevsimlerin tarımsal faaliyetler ve gündelik yaşamla nasıl ilişkilendirildiğini de ortaya koyuyor.
Şanlıurfa halk takviminde Karakış, Çılle ve Hemberi
Araştırmada aktarılan geleneksel takvime göre Karakış, 13 Aralık’ta başlıyor ve 12 gün devam ediyordu. Ardından gelen Çılle dönemi 40 gün sürerken Hemberi ya da Acuz adı verilen son dönem 38 gün olarak tanımlanıyordu. Böylece yörede kış mevsimi geleneksel hesaplamayla 90 günlük bir dönem şeklinde sınıflandırılıyordu.
Şanlıurfa’nın güney kesimlerinde Karakış dönemi Erbain adıyla da anılıyordu. Hemberi döneminin sonlarına doğru cemrelerin düşmesi ve havaların ısınması ise bahara geçişle ilişkilendiriliyordu. Bu adlandırmalar, yerel halkın mevsimleri yalnızca takvim tarihleriyle değil, doğadaki değişimlerle birlikte değerlendirdiğini gösteriyor.
Halk takvimi tarım faaliyetleriyle bağlantılıydı
Şanlıurfa’da geleneksel zaman anlayışı, günlük yaşamın yanı sıra ekim, hasat ve üretim faaliyetlerinin planlanmasında da kullanılıyordu. Araştırmada Karaköprü ilçesinin Korukezen ve Çıralı mahallelerinden aktarılan bilgiler arasında fıstık ağaçlarının budanması, peynir üretimi ve ekim zamanları bulunuyor.
Bu örnekler, mevsimsel işaretlerin farklı üretim faaliyetleriyle ilişkilendirildiğini ortaya koyuyor.
Eyyübiye’deki bazı yerleşimlerden derlenen bilgilerde ise buğdayın yılın 11. ve 12. aylarında ekildiği, hasadın haziran civarında yapıldığı ve ardından aynı tarlaya mısır ekilebildiği aktarılıyor. Bu bilgiler, belirli yerleşimlerde kaydedilen geleneksel uygulamaları yansıtıyor; Şanlıurfa’daki bütün üreticilerin günümüzde aynı takvimi kullandığı anlamına gelmiyor.
Geleneksel takvimde doğa gözlemleri de yer alıyordu
Mahmut Öncü’nün araştırmasında halk takviminin oluşumunda ayın hareketleri, yıldızlar, güneşin konumu ve yerel iklim koşulları gibi unsurların etkili olduğu belirtiliyor. Bu gözlemler, mevsimlerin ve tarımsal dönemlerin yerel deneyimlerle birlikte yorumlanmasına dayanıyordu.
Takvimde kullanılan adlar ve dönemler de bu bilgi birikiminin kültürel aktarımında rol oynuyordu.
Şanlıurfa’da Halk Takvimi Uygulamaları başlıklı çalışma, Şanlıurfa Valiliğinin kültürel miras araştırmaları kapsamında yayımlanan ve Ağustos 2025’te ilk basımı yapılan Şanlıurfa Somut Olmayan Kültürel Miras Araştırmaları kitabında yer alıyor. Araştırma, Şanlıurfa’nın farklı yerleşimlerinden aktarılan örneklerle geleneksel takvim bilgisini belgeliyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel · Bölge: şanlıurfa
Yayın: 29 Ekim 2026 19:11 · Kaynak: urfanatik.com