Habermetrik
← Ana Sayfa
17 Eylül 2026 08:59 · Güncelleme 09:26
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Bir sarılmayla başlayan gönüllü annelik

Bir sarılmayla başlayan gönüllü annelik
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Yeşilköy’den Fındıkzade’ye gittiği otobüste iki kadının Çocuk Evleri Sitesi’nden söz ettiğini duyan 75 yaşındaki Şivazar Akdere’nin ertesi gün merak edip ziyaret ettiği çocuklarla başlayan gönül bağı, “Anne ne zaman geleceksin, elimizi tutacaksın?” sözlerinin ardından 25 yılı aşkın süredir devam ediyor.

Anadolu Ajansının “Devlet Korumasındaki Çocuklara Adanan Ömürler” başlıklı dosya haberinin beşinci bölümünde, Şivazar Akdere’nin otobüste kulak misafiri olduğu sohbetin ardından ziyaret ettiği devlet korumasındaki çocuklarla 25 yıldır süren bağı anlatıldı.

1951’de Kosova’da doğan, 10 yaşında ailesiyle İstanbul’a göç eden Akdere’nin gönüllülük hikayesi çocuklarla başlamadı. Yıllarca Fındıkzade’deki Kosova Derneğinin huzurevinde gönüllü olarak çalışan Akdere, yaşlılarla ilgilendi ve kermeslerle huzurevinin ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sundu.

Yeşilköy’e taşındıktan sonra ise hayatının yönünü değiştirecek tesadüfi bir karşılaşma yaşadı. Eski komşularını ziyaret etmek için bindiği otobüste, iki kadının devlet korumasındaki çocukların yaşadığı Çocuk Evleri Sitesi’nden söz ettiğini duydu.

Ertesi gün merak edip kuruma giden Akdere’nin hayatı, kapıdan içeri girdiği an değişti. Çocukların kendisine sarılması ve ayrılırken “Anne, ne zaman geleceksin, elimizi tutacaksın?” diye seslenmesi üzerine gözyaşları içinde eve dönen Akdere, eşine artık huzurevinden çok çocukların yanında olmak istediğini söyledi.

Akdere, o günden sonra çocuklar için yalnızca kurumu ziyaret eden biri olmadı. Dönemin gönüllü anneleriyle birlikte devletin gönderdiği erzakla çocuklara yemek hazırladı, oruç tutanlar için sahurluklar yaptı, çocukların isimlerini tek tek öğrendi ve onların günlük hayatının bir parçası haline geldi.

Ancak Akdere’nin gönüllü anneliği mutfakta bitmedi. Çocukların eğitimlerini sürdürmeleri için burs aradı, okul kitaplarını temin etti, onları ehliyet kurslarına yönlendirdi, tatil dönemlerinde boşta kalmamaları için çevresindeki esnafla görüşerek iş bulmalarına yardımcı oldu. Tekstil sektöründen tanıdıklarının desteğiyle yatak ve örtüler temin etti, çalışabilecek yaşa gelen çocukların iş bulmasına aracılık etti.

Çocukların yalnızca ihtiyaçlarını karşılamaya değil, hayatlarına yön vermeye de çalışan Akdere, kurumdan ayrıldıktan sonra da onlarla bağını koparmadı.

Bugün yıllar önce küçük yaşta tanıdığı çocukların nikahlarına gidiyor, bazılarına şahitlik yapıyor, bebek haberlerini telefonla alıyor ve farklı şehirlerden sırf elini öpmek için gelen çocukları ağırlıyor.

Onun için gönüllü annelik, kurum kapısından içeri girmekle başlayan geçici bir yardım değil, yıllar sonra bile “Şivazar Anne” diye seslenen çocuklarla devam eden bir aile bağına dönüştü.

“Otobüste duyduğum konuşma hayatımı değiştirdi”

25 yıldır Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Çocuk Evleri Sitesi’ndeki çocuklara gönüllü annelik yapan Akdere, , çocuklarla tanışmasının tamamen tesadüf olduğunu ancak ilk karşılaşmadan sonra bir daha onlardan kopamadığını anlattı.

Akdere, “Ben ilk önce huzurevinde gönüllüydüm. Yaşlıların saçlarını tarıyorduk, tırnaklarını kesiyorduk, kermesler yapıyorduk. Sonra Yeşilköy’e taşındım. Bir gün otobüsle Fındıkzade’ye eski komşularıma giderken iki tane bayanın konuşmasına kulak misafiri oldum. Yeşilköy’de Çocuk Evleri Sitesi olduğunu anlatıyorlardı. Ben de merak ettim, ertesi gün gittim. Çocuklara baktım, onlar bana sarılınca içimden böyle bir şey aktığını hissettim. O kadar mutlu oldum ki. Ayrılırken ‘Anne, ne zaman geleceksin, ne zaman elimizi tutacaksın?’ dediler. Ben de oradan ağlayarak ayrıldım. Eve gidip eşime, ‘Ben artık huzurevine gitmiyorum, çocuk evlerine gidiyorum.’ dedim. Ondan sonra da bir daha kopamadım.” dedi.

Çocukların geleceğini de düşündü

Akdere, kurumda yalnızca çocuklarla vakit geçirmediğini, onların eğitim ve çalışma hayatına hazırlanması için de yıllarca çaba gösterdiğini söyledi.

Çocukların hayatına dokunmaya başladığı dönemde kurumda 30 çocuk olduğunu kaydeden Akdere, “Devlet erzak gönderirdi, biz de Müzeyyen Anne, Esra Hanım, Melahat Anne hep birlikte yemeklerini yapardık. Oruç tutan çocuklara sahurluk hazırlardık. Sonra çocuklar büyümeye başladı. Kimisinin okul kitabını aldık, kimisine burs bulduk, kimisini ehliyet kursuna yazdırdık. Okul tatillerinde boş gezmesinler diye tanıdığım esnafa götürdüm. Esnafla görüşerek tatillerde çalışabilmelerine yardım ettik. Amacım sokakta dolaşmaları değil, bir meslek öğrenmeleri, hayata tutunmalarıydı.” diye konuştu.

Akdere’nin hafızasında en derin iz bırakan anılardan biri de Ayşe isimli bir annenin kızıyla yaşadığı karşılaşma oldu.

Şivazar Akdere, anısını şöyle anlattı:

“Ben haber vermeden kuruma giderdim. Bir gün baktım, 10 yaşlarında bir kız çocuğu var. ‘Senin ne işin var burada?’ dedim. ‘Annem burada çalışıyor.’ dedi. Annesini çağırdım. Bırakacak yeri olmadığı için kızını yanında getiriyormuş. Hemen çocuklarıma telefon açtım. Aynı gün formasını aldık, okul kaydını yaptırdık. Sonra hep birlikte Halkalı tarafında ona bir ev açtık. Eşim arabasıyla eşyaları taşıdı. Eşten dosttan ne bulduysak evini kurduk. Kadın oradan ayrıldı, kendi hayatını kurdu. Onu hiç unutamıyorum.”

“Gel anne, çekirdek tıklayalım”

Yıllar sonra bile aklına geldikçe gülümsediği çocuklardan biri de Kemal oldu. Kurumdaki iki kardeşten biri olan Kemal’in çocukça bir cümlesi, yıllar geçmesine rağmen Akdere’nin günlük hayatında yaşamaya devam ediyor.

Akdere, “Kemal 8 yaşlarındaydı. Çok sevdiğim bir çocuktu. Kravatsız hiç gezmezdi. Bir gün elindeki çekirdekleri almış yanıma geldi, ‘Anne gel, çekirdek tıklayalım.’ dedi. Dikkatimi çeken de buydu, ‘Çekirdek yiyelim.’ demedi, ‘Tıklayalım.’ dedi. O gün birlikte oturup çekirdek tıkladık. Aradan bunca yıl geçti ama o söz hala benimle yaşıyor. Şimdi ne zaman eve çekirdek alsam çocuklarıma, torunlarıma da ‘Gelin, çekirdek tıklayalım.’ diyorum. O söz bana Kemal’den kaldı.” ifadelerini kullandı.

Nikah fotoğrafında damadın ailesi oldu

Nikahlarında şahit olduğu, bebek haberlerini ilk aldığı çocukların bugün hala kendisini “Şivazar Anne” diye çağırdığını anlatan Akdere, yıllar önce küçük yaşta tanıştığı Suat’ın düğününde yaşadığı anıyı ise unutamadığını söyledi.

Akdere, “Suat çok küçük gelmişti kuruma, 5 yaşlarındaydı. Yıllar geçti, büyüdü, evlendi. Nikahında kız tarafı ailece fotoğraf çektirdi. Sonra görevli, ‘Damadın yakınları gelsin.’ dedi. Çocuk öyle bir etrafına baktı ki… Annesi, babası yoktu. Ben de yanındaydım. Arkadaşı Özay ‘Anne yürü.’ dedi, koluma girdi. Birimiz sağına, birimiz soluna geçtik. Aile fotoğrafını öyle çektirdik. Hala o fotoğrafları bana gönderiyorlar. Böyle zamanlarda çok duygulanıyorum.” dedi.

“‘Şivazar Anne’ diye koşup sarılıyorlar”

Akdere, yıllar önce birlikte büyüdüğü çocukların bugün de kendisini aramaya devam ettiğini dile getirerek, “Hepsi beni arıyor. Nikahlarına gidiyorum, şahit oluyorum. Bebek haberlerini bana veriyorlar, resimlerini gönderiyorlar. Ankara’dan sırf elimi öpmeye gelen çocuğum oldu. Sokakta karşılaşınca ‘Şivazar Anne’ diye koşup sarılıyorlar. Bana küçüklük fotoğraflarını gösteriyorlar ki hatırlayayım. Onlar beni unutmadı, ben de hiçbirini unutmadım. Emeklerimiz birbirimize boşa gitmedi.” ifadelerini kullandı.

“Çocuklara her şeyden önce sevgi verelim”

Bugün sağlık durumu nedeniyle eskisi kadar sık kuruma gidemese de çocuklarla bağını koparmayan Akdere, insanların çocuklara yalnızca maddi destek vermekle yetinmemesi gerektiğini düşünüyor.

Akdere, “Anne babasız büyümek çok zor. Çocuklar her şeylerini anlatamıyor. Bazen kenara çekip dertlerini anlatıyorlar. Onlar ağlayınca ben de ağlıyorum. Sarıldığım zaman kendimi mutlu hissediyorum. Onları mutlu edebiliyorsam ne mutlu bana. Herkese söylüyorum; çocuklarımıza daha fazla ilgi gösterelim. Eğitimlerine önem verelim. Her şeyden önce sevgi verelim. Bir çocuğun hayatına dokunmak bazen bir sarılmakla başlıyor.” şeklinde konuştu.

Kaynaklar: gazete3.com.tr
Haber metni ve görseller gazete3.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık
Yayın: 17 Eylül 2026 08:59 · Kaynak: gazete3.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp