TRAFİKTE GEÇİŞ ÜSTÜNLÜĞÜ DOKUNULMAZ DEĞİLDİR: Tali Yol Sürücüsünün Kusur Oranını Değiştiren İhlaller
Hız sınırlarının aşılması asli kusur hallerin sayıldığı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 84. maddesinde değil, KTK m. 50, m. 51 ve m. 52 kapsamında düzenlenmiştir. Bu nedenle mutat hız ihlalleri yargı uygulamasında kural olarak "tali kusur" kapsamında değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, hız ihlali tali yoldan gelen aracın durma ve intikal mesafesini bütünüyle tüketecek ve şiddetini ağırlaştıracak ölçüde fahiş ise kusur oranları tamamen değişmektedir.
Tali yoldan ana yola çıkan sürücü geçiş hakkı kuralını ihlal etse bile, ana yoldaki aracın aşırı hız, kırmızı ışık ihlali veya ters yön gibi kural dışı bir hareketi varsa tali yoldaki sürücü her zaman tam veya asli kusurlu sayılamaz. KTK m. 84 metninde hız ihlali doğrudan bir asli kusur bendi olarak yer almasa da, aynı maddenin son fıkrası uyarınca kural ihlallerinin yarışması halinde kusur oranının genel illiyet bağı kurallarına göre belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yasal sınırların fahiş biçimde üzerinde olan bir hız, yolu kontrol eden diğer sürücü veya yayaların mesafe ve zaman algısını mutlak surette yanıltmakta; trafikteki "güven ilkesini" temelden çökerterek kazanın doğrudan ve yegâne sebebine dönüşmektedir. Bu nedenle, olayın oluş mekaniği göz ardı edilerek salt şekli bir değerlendirmeyle hız ihlalinin tali kusur sayılması hukuken himaye edilmemelidir.
Böyle durumlarda hız ihlali; tali kusur değil asli kusur (%75-%85) veya tam kusur (%100) olarak kabul edilmelidir. Nitekim Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre de, kusur tayininde belirleyici olan şekli kural ihlali listesi değil; eylem ile netice arasındaki uygun illiyet bağı ve hızın kazanın meydana gelmesindeki teknik belirleyiciliğidir. Bu nedenle Hâkim ve Hakemler bilirkişilerden failin yasal hız sınırında seyretmesi halinde durma veya kaçınma manevrasını tamamlayıp tamamlayamayacağının (çarpışmanın teknik olarak önlenebilir olup olmadığının) açıkça hesaplanmasını istemelidir (Aynı yönde İstanbul BAM 40. Hukuk Dairesi E.2022/184, K.2025/938).
Benzer bir değerlendirme ceza hukuku açısından da yapılmaktadır. Meskun mahalde veya kavşak yaklaşımlarında yasal sınırın iki katı ve üzerinde seyretmek suretiyle ölüme veya yaralanmaya sebebiyet verilmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve 12. Ceza Dairesi tarafından TCK m. 22/3 kapsamında bilinçli taksir olarak nitelendirilmektedir. Bu nedenle Ceza Soruşturması ve Kovuşturmasında failin meskun mahal veya kavşak yaklaşımında yasal hız sınırının iki katı veya üzerinde seyrettiği somutlaştırılmalıdır (Bkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2009/185, K.2009/273, 24.11.2009; Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/3275, K.2024/8123).
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin konuyla ilgili aşağıdaki kararı konunun çok daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır
T. 28.05.2025, E. 2021/7843, K. 2025/4995
Davaya konu olayda, gece vakti meskun mahalde azami 30 km/s hız sınırı bulunan ana yol güzergahında sanık, kamyonetiyle hız sınırının 4 katından fazla bir hızla (yaklaşık 120+ km/s) sarı fasılalı ışıktan geçmiştir. Bu sırada tali yoldan kontrolsüz şekilde ana yola çıkan otomobille çarpışmış ve otomobil sürücüsü hayatını kaybetmiştir. Sanıkta kazadan 40 dakika sonra yapılan ölçümde 0,49 promil alkol tespit edilmiştir.
Özel Dairenin Tespit ve Değerlendirmeleri
Tali yoldan çıkan aracın geçiş hakkı kuralını ihlal etmesi karşı tarafı kural olarak asli kusurlu kılsa da; ana yoldan gelen aracın hız limitini 4 kat aşması, tali yoldaki sürücünün yolu kontrol ve intikal imkânını yok ettiği için manevi unsuru doğrudan bilinçli taksire (TCK m. 22/3) dönüştürür. ATK 5. İhtisas Kurulu ilkeleri gereği zamana bağlı alkol düşüşü hesaplansa dahi, 1,00 promilin altındaki alkol tek başına bilinçli taksir oluşturmaz. Ancak hız sınırının 2 kat ve üzerinde aşılması tek başına müstakil bilinçli taksir nedenidir.
Prof. Dr.
Kategori: Trafik
Yayın: 17 Eylül 2026 09:24 · Kaynak: hukukihaber.net