Habermetrik
← Ana Sayfa
21 Eylül 2026 06:55
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Fon krizinden sorumlu denetim kurumlarına da hesap sorulmalı

Fon krizinden sorumlu denetim kurumlarına da hesap sorulmalı
Görsel kaynağı: sonhaberler.com

Haberlerimizi Google'da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Gazeteci Kemal Öztürk, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, uzmanlık alanı olmadığı gerekçesiyle fon krizine ilişkin bugüne kadar yorum yapmadığını belirtti. Öztürk, yaklaşımının evlenmek amacıyla para biriktiren ve birikimini TERA’ya yatırdığını söylediği bir gençle görüşmesinin ardından değiştiğini aktardı. Öztürk’ün paylaşımına göre söz konusu gencin toplam birikimi 70 bin liraydı ve birikimin tamamı TERA’ya yatırılmıştı.

Öztürk, görüştüğü gencin yaşadığı durumdan yalnızca maddi açıdan etkilenmediğini ifade ederek, krizin genç yatırımcının hayat enerjisini de tükettiğini gözlemlediğini söyledi. Fon krizinin yüz binlerce kişiyi etkilediğini savunan Öztürk, yatırımcıların aileleri de hesaba katıldığında yaşanan gelişmelerden etkilenen kişi sayısının milyonlarla ifade edilebileceğini dile getirdi.

Öztürk paylaşımında fonlara yatırım yapan kişilerin birikimlerinin yanı sıra gelecek planlarının da etkilendiğini vurguladı. Yaşadığı görüşmeden hareketle yatırımcıların karşı karşıya kaldığı durumun sosyal boyutuna dikkat çeken Öztürk, “birikimleri, hayalleri gözümüzün önünde eriyor” ifadelerini kullandı.

Fon piyasasındaki son gelişmeler yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren bir sürece dönüşmüş durumda. Reuters'ın 17 Eylül tarihli haberinde, tasfiye kararı verilen fonların yaklaşık 891 milyar liralık büyüklüğe ve yaklaşık 353 bin yatırımcıya sahip olduğu bildirildi. SPK ise Tera Portföy dahil yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 130 yatırım fonunun tasfiye sürecine ilişkin esasları belirledi.

Kemal Öztürk, paylaşımının devamında finansal piyasalardaki denetim mekanizmalarının rolünün araştırılması gerektiğini belirtti. Bloomberg’in TERA ile ilgili daha önce olağandışı durumlara dikkat çeken yayınlar yaptığını söyleyen Öztürk, finansal otoritelerin neden zamanında yeterli denetim yaparak gerekli adımları atmadığı sorusunu yöneltti.

Bloomberg'in TERA hakkındaki analizini aktaran haberlerde, Tera Portföy bünyesindeki yaklaşık 680 milyar liralık fonun tasfiye sürecine girdiği, fonların bağlantılı şirketlerde yoğunlaşan pozisyonları ve borçlanmayla büyütülen yatırımlarının mercek altına alındığı belirtildi. Uluslararası yatırımcıların da olağandışı işlem faaliyetlerine ilişkin daha önce uyarılarda bulunduğu, MSCI'ın Türkiye piyasasındaki şeffaflık ve koordineli işlem endişelerini gündeme taşıdığı aktarıldı.

Öztürk, yetkili finansal kurumların süreçteki rolünün ayrıca incelenmesini isteyerek, “Yüzbinlerce mağdurun oluşmasında onların da suçu yok mu?” sorusunu yöneltti. Söz konusu ifade Öztürk’ün denetim kurumlarına yönelik eleştirisini oluştururken, yetkili kurumların hukuki veya idari sorumluluğuna ilişkin kesinleşmiş bir tespit anlamına gelmiyor.

Öztürk, denetimden sorumlu kurumların hangileri olduğunun belirlenmesi ve söz konusu kurumlar hakkında idari soruşturmalar açılması gerektiğini savundu. Böylece fonların büyüme sürecinde yapılan işlemlerin yanı sıra düzenleyici ve denetleyici mekanizmaların süreç içerisindeki uygulamalarının da araştırılması çağrısında bulundu.

Fon piyasasında yaşanan gelişmelerin ardından SPK, Tera Portföy, A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef, Pardus ve Pusula Portföy tarafından kurulan toplam 130 yatırım fonunun tasfiyesine ilişkin süreci başlattı. Tera Portföy tarafından kurulan fonlarda Türkiye İş Bankası, diğer altı şirketin fonlarında ise Ziraat Bankası portföy saklayıcısı ve tasfiye yetkilisi olarak görevlendirildi.

SPK kararına göre tasfiye kapsamındaki fonların varlıklarının piyasa koşulları ve yatırımcıların menfaatleri gözetilerek nakde çevrilmesi öngörülüyor. Elde edilen nakdin yatırımcıların bireysel saklama hesaplarına sahip oldukları katılma payları oranında aktarılması planlanıyor. Tasfiye işlemlerinin duyurudan itibaren en fazla üç ay içerisinde tamamlanması öngörülürken, SPK'nın uygun görmesi halinde sürenin uzatılabileceği bildirildi.

Tera Portföy Yönetimi AŞ ise 20 Eylül'de yaptığı açıklamada, fonlara yönelik iade taleplerinin kısa süre içerisinde yaklaşık 300 milyar liraya ulaşan toplu çıkış talebine dönüştüğünü bildirdi. Şirket, taleplerin eş zamanlı karşılanabilmesi için ihtiyaç duyulan nakdin fon portföylerindeki varlıkların nakde dönüştürülmesiyle birlikte yönetildiğini belirtti.

Şirket ayrıca tasfiye dışında kalan bazı fonlarda yatırımcıların satış talimatlarına ilişkin ödemelerin gerçekleştirildiğini açıkladı. Tera Portföy Birinci Borçlanma Araçları (TL) Fonu, Tera Portföy Fon Sepeti Fonu, Tera Portföy İkinci Serbest (Döviz) Fon ve Tera Portföy Katılım Serbest (Döviz) Fon için iade talimatlarına ilişkin ödemelerin 16, 17 ve 18 Eylül tarihlerinde yapıldığı belirtildi. Şirket, 18 Eylül'de Takasbank nezdindeki hesaba getirilen işlem kısıtları ve blokeler nedeniyle ödemelere devam edilemediğini bildirdi.

Fon piyasasındaki gelişmelere ilişkin adli soruşturma da devam ediyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile alt kuruluşlarının yönetici ve yetkilileri hakkında MASAK'tan yeni bir inceleme talep etti.

Başsavcılığın talebinde ilgili yöneticilerin 2024 yılından itibaren yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile para giriş ve çıkışlarına ilişkin verilerin gönderilmesi istendi. Soruşturma kapsamında bazı fon yöneticilerinin birinci derece yakınlarının para ve kripto varlık hareketlerinin de incelendiği bildirildi. Soruşturmanın devam ediyor olması nedeniyle inceleme kapsamındaki kişi ve şirketler açısından kesinleşmiş bir suç tespiti bulunmadığı dikkate alınmalıdır.

Finansal İstikrar Komitesi ise 17 Eylül'deki toplantısının ardından yaşanan sorunların sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin bazı fonlarındaki kredi ve likidite problemlerinden kaynaklandığını açıkladı. Komite, sorunun fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaştığını, “geçici ve yönetilebilir” nitelikte olduğunu ve Borsa İstanbul ile sermaye piyasalarının işleyişi açısından temel veya yapısal bir risk bulunmadığını bildirdi.

Kemal Öztürk'ün son paylaşımı ise yürütülen adli ve idari süreçlerin yanında, kriz öncesindeki denetim faaliyetlerinin de incelenmesi talebini gündeme taşıdı. Öztürk, yüz binlerce yatırımcının etkilendiğini belirterek finansal denetimden sorumlu kurumların süreçteki uygulamalarının idari soruşturmaya konu edilmesi gerektiğini savundu.

Kaynaklar: sonhaberler.com
Haber metni ve görseller sonhaberler.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel
Yayın: 21 Eylül 2026 06:55 · Kaynak: sonhaberler.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp