Konya Yemek Kültürü ve GastroFest
Ülkem kültürü varlıkları o kadar zengin ki, bunca fuar, festival ve panayırlarda tanıtıma konu olmasına rağmen, halen keşfedilecek, ülke ve dünya kültürüne takdim edilecek birçok değerler var. Bu değerlerden biri de yemek kültürüdür diyebilirim.
Ülkem gibi Konya da özel bir kültür ve medeniyet şehri. Tarihte aldığı başkentlik unvanı itibariyle klasik mimarisi, müziği, kıyafetleri, yemek kültürüne atıfta bulunmak dosyalar alır. Konya’yı 1980 öncesinden bilmeme rağmen, 1990 de üniversitede görevim dolayısıyla değişik yönleriyle daha iyi tanıdım ve bu değerleri her yönüyle her yerde savunurum, dolayısıyla Konyalı da oldum, diyebilirim. O dönemlerde Konya laikçi çeteler tarafından maksatlı olarak gerici-yobaz ifadeleriyle tarif edilirdi. Bu kötü imajda Konya’nın kendini iyi tanıtamaması yanında, İl’in de diğer şehirlere göre daha muhafazakâr ve de dışa kapalı olmasının da payı olabilirdi.
Orta Anadolulu olmama, hemen de Konya ile aynı kültür coğrafyasında büyümeme rağmen 90’lı yıllarda ilk dikkatimi çeken hayli ağır düğün yemeklerinin sabah erkenden servis edilmesiydi. Bir süre buna alışamasak da, sonraları yemek ikram zamanı da değişti, biz de değiştik ve bu kültüre iyice alıştık, hatta kabullendik. Günümüzde bu yemek kültürün hatta menünün aynısı diğer illere de yayıldı diyebilirim. Öyle ki, 3 hafta önce köyümde gittiğimde bir düğünde aynı menü, Konya usulü takdim ediliyordu. Farklı olan zerde ve irmik helvası yerine tatlı olarak baklavanın ikram edilmesiydi. Baklava da öyle fındıklı-cevizli-fıstıklı değil, orijinal haliyle tereyağında kavrulmuş yufka kırıntıları gevreğiyle hazırlanmasıydı. İşte o zamana bayramlarda da bu şekilde Anamın hatırladığı baklavayı hatırladım.
Gelelim Konya GastroFest faaliyetine. Konya GastroFest, şehrimizin köklü mutfak kültürünü ve yerel değerlerini dünyaya tanıtmak amacıyla düzenlenen bir gastronomi festivaliydi. Anadolu’nun en zengin mutfaklarından olan Konya Mutfağı, sadece yemeklerden ibaret değil; tarih, kültür, gelenek ve misafirperverlikleri ile harmanlanmış bir fiiliyat paketi olarak sunuluyordu. Festivalimiz, mahalli üreticilerden usta şeflere, genç müteşebbislerden sanatçılara kadar geniş birçok gurubu bir araya getirerek; tadım fiiliyatı, atölyeler, sergiler ve konserlerle dolu çok yönlü bir tecrübe sunuyordu. Faaliyet listesi bu yönüyle hayli doluydu.
Bu tür festivallerin amacı, bir şehri lezzetlerini milli ve milletlerarası seviyede tanıtmak, sürdürülebilir gastronomiyi desteklemek ve gastronomi turizmine katkı sağlamaktır. Konya GastroFest, tecrübesini geleceğin mutfak kültürüyle buluşturan bir lezzet şöleni oluyordu. Gerçekten de yemekten anlayan ve yemek kültürünü sadece ülkem değil, dış ülkelerde de bilen biri olarak başarılı buldum diyebilirim.
Festival yeri olarak Ecdat Bahçesinin seçilmesi doğru olmuş, bu haliyle sanki 500 yıl geriye gidilerek Konya’nın tarihteki iyi temsil ediyordu. Öte yandan klasik ile modern birleşmesiyle ortaya harika, neoklasik bir manzara çıkmıştı. Ziyaretim hafta içi öğleden sonra olmasına rağmen, hayli yoğun gruplarla stantlar dolu; lezzetleri tadan, müzik dinleyen, çocuklarıyla eğlenen, duman altı olmasına rağmen ülke temelinde meşhur yemek ustalarının takdimleri ve yarışma hakemlikleri ve bu yarışmaları seyredenlerin mutlulukları, heyecanları gözlerinden okunuyordu.
Geneli itibariyle festivalin birçok standını ziyaret ettim, konuşmaların olsa da en sonunda ziyaret ettiğim Konya Gastronomi Derneğinin Standı idi. Dernek Başkan Yardımcısı hayli süslü, madalyalı beyaz önlüklü Baklavacı Hacı İbrahim Usta ile bir süre görüştüm ve faaliyetleri hakkında bilgiler aldım, tabii ki Anamın baklavasına benzer baklavasını da tattım. Bu arada yakışıklı, güleryüzü, genç bir adam benimle ilgilendi. Aşçı zannettiğim bu genç iş adamı Ümit Özemekti. Mobilyacı olan bu gencin en büyük merakı iyi bir yemek yiyici olması ve aşçılığa merak sarmasıydı. Bekâr da olan ve aşçılık okuyan Ümit kardeşimle epeyce kaynaştık, şakalaştık ve evlenmesi yönünde de sözünü aldım diyebilirim.
Gerçekten de yemek hazırlamak, ikram etmek ve temiz-estetik bir sofra kültürü ile yaygınlaştırmak ülkemde hayli gelişmiş durumda ve gelişmeye devam ediyor da. Bu tür festivaller yapan, Konya Belediye Başkanlarımıza teşekkür etmek gerekir. Konya için iyi bir reklam olan bu organizasyonda, fiyat kontrolünü yapmak şartıyla, bulunduğu yerin çok ötesine geçecek potansiyele sahip bir belde.
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Konya
Yayın: 16 Eylül 2026 06:42 · Kaynak: pusulahaber.com.tr