Altın Portakal'da 'Sevda': Kentsel Dönüşüm Belleği Yok Ediyor
- Yönetmen Ufuk Emiroğlu, 63
- Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde gösterilen 'Sevda' filmiyle kentsel dönüşümün toplumsal hafızayı silme tehlikesine dikkat çekti
63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında düzenlenen Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda, yönetmenliğini Ufuk Emiroğlu’nun üstlendiği 'Sevda' adlı yapım izleyiciyle buluştu. Kentsel dönüşümün yarattığı fiziksel tahribatın ötesinde, toplumsal bellek ve aidiyet duygusu üzerindeki yıkıcı etkilerini merkeze alan film, festivalin dikkat çeken yapımları arasında yer aldı.
Filmin senaryo geliştirme süreci, yönetmen Emiroğlu ile jüri başkanı Ercan Kesal'ın Gezi Parkı eylemleri dönemindeki görüşmelerine dayanıyor. İstanbul Fikirtepe'deki kentsel dönüşüm uygulamalarından esinlenen hikaye, eski bir Osmanlı mezarlığını korumaya çalışan yaşlı bir bekçi ile geçmişiyle hesaplaşan emlak danışmanı Sevda karakterinin yollarının kesişmesini konu alıyor.
Tülin Özen, Macit Koper, Mert Fırat ve Ercan Kesal gibi isimlerin rol aldığı yapım, modernleşme adı altında tarihi ve kültürel değerlerin yok edilmesini eleştiriyor. Emiroğlu, filmdeki mezarlık bekçisi figürü üzerinden, kentsel dönüşüm projelerinde her şeyin kontrol altında olduğu yanılgısına karşı beklenmedik direnişlerin doğabileceğine işaret etti.
Gerçek hayatta her hikayenin mutlu sonla bitmediğini belirten yönetmen, filmde de bu gerçekçi yaklaşımı benimsediklerini ifade etti. Başkarakter Sevda'nın yaşadığı terk edilme korkusu ve çocukluk travmalarının, onun geçmişiyle yüzleşme sürecindeki değişimiyle paralel ilerlediği vurgulandı.
Kendi aile geçmişinden de örnekler veren Emiroğlu, 1970'li yıllarda Antalya'da babasının ve arkadaşlarının gecekonduların yıkılmasına karşı gösterdiği direnişin, tapu hakkı kazanılmasıyla sonuçlandığını hatırlattı. Bu tür tarihsel deneyimlerin unutulmaması gerektiğini savunan yönetmen, geçmişi bilmeden atılan adımların aynı hataların tekrarlanmasına yol açtığı uyarısında bulundu.
İstanbul'daki yeni yapılaşma projelerini de eleştiren Emiroğlu, bu binaların kimin geleceğini inşa ettiği sorusunu gündeme getirerek, söz konusu yapıların aidiyet duygusundan yoksun olduğunu belirtti. Bireysel hafıza ile toplumsal hafızanın birbirini beslediğini savunan Emiroğlu, geçmişin anlamlandırılmasının daha sağlıklı kararlar alabilmek için kritik bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Antalya
Yayın: 29 Ekim 2026 07:44 · Kaynak: rss.haberler.com