Basın Ve Kamuoyuna Duyuru
Son günlerde kamuoyuna yansıyan, AK Parti Sakarya Milletvekilimiz Sayın Ali İnci’nin Kaynarca’da kurulması planlanan endüstri bölgesine yönelik oluml...
Son günlerde kamuoyuna yansıyan, AK Parti Sakarya Milletvekilimiz Sayın Ali İnci’nin Kaynarca’da kurulması planlanan endüstri bölgesine yönelik olumlu yaklaşımları ve söz konusu alanların "tarım arazisi olmadığı" yönündeki beyanları, şahsım başta olmak üzere tüm Sakarya tarım camiasında, ziraat odalarımızda ve alın teriyle toprağı işleyen üreticilerimizde derin bir kaygı ve üzüntü yaratmıştır.
Adapazarı Ziraat Odası olarak görevimiz; yalnızca çiftçimizin hakkını savunmak değil, bize geçmişten emanet kalan ve gelecek kuşakların gıda güvenliğinin teminatı olan verimli topraklarımızı cansiperane korumaktır. Bu sorumluluk bilinciyle kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve gerçekleri açıkça ortaya koymak zorunluluğu doğmuştur.
Sayın Vekilimizin "tarım arazisi değildir" nitelemesi, bölgenin sahadaki gerçekleriyle ve bilimsel toprak analizleriyle kesinlikle örtüşmemektedir. Kaynarca bölgesi; mikroklima özellikleri, toprak derinliği, yeraltı ve yerüstü su varlığı ile bitkisel ve hayvansal üretimin en nitelikli yapıldığı özel havzalarımızdan biridir.
Bugün mısırından buğdayına, fındığından sebzesine kadar yüksek verimle hasat yapılan, binlerce ailenin geçimini sağladığı ve sofralarımıza doğrudan aş taşıyan bu toprakları sanayi alanı ilan etmek; telafisi mümkün olmayan bir yanılgıdır. Bir santimetrelik tarım toprağının yüzlerce yılda oluştuğu gerçeğini unutarak bu arazilere "kıraç ya da işe yaramaz" gözüyle bakmak büyük bir vebaldir.
Sakarya Ovası ve çevre havzaları sınırları cetvelle çizilmiş münferit parsellerden ibaret değildir; birbiriyle bütünleşmiş canlı bir ekosistemdir. Ovanın bir köşesini "nasılsa kıyıda kalıyor" diyerek sanayiye açmak, ekolojik dengenin domino taşı gibi yıkılmasına zemin hazırlar. Sakarya’nın havası, suyu ve toprağı birdir. Kaynarca’da tarım dışına çıkarılacak her bir metrekare, yarın Erenler’in, Hendek’in, Akyazı’nın, Karasu’nun veya Pamukova’nın da aynı tehditle yüzleşmesi demektir. Sakarya Ovası bir bütündür ve bütüncül bir koruma kalkanı altında kalmalıdır. Bizler sanayiye, üretime ya da istihdama karşı değiliz; sanayinin kurulacağı yer seçimine ve birinci sınıf tarım alanlarımızın betonlaşmasına karşıyız.
Sakarya; yalnızca Türkiye’nin değil, alüvyal toprak yapısıyla dünyanın sayılı, en verimli tarım merkezlerinden biridir. Sanayi tesisleri tarıma elverişsiz, marjinal alanlarda, taşlık zeminlerde de kurulabilir ve faaliyet gösterebilir; ancak sanayi uğruna yok edilen birinci sınıf bir tarım arazisinde bir daha asla tohum yeşertilemez, buğday biçilemez, domates yetiştirilemez. Verimli topraklarımızı sanayi parsellerine bölme anlayışına artık amasız ve fakatsız bir şekilde "Dur!" denilmelidir.
Bugün ülkemizin en büyük krizlerinden biri artan lojistik ve gıda maliyetleridir. Megakent İstanbul’un yaş sebze ve meyve ihtiyacı yüzlerce kilometre uzaktaki Antalya, Adana, Mersin hattından kamyonlarla taşınmaktadır: Binlerce kilometrelik sevkiyat, tonlarca akaryakıt tüketimi ve yüksek lojistik giderleri doğrudan raf fiyatına, yani vatandaşın mutfağına yansımaktadır. Uzun mesafeli lojistik, ağır bir karbon ayak izi üretmektedir.
Günlerce yolda kalan ürünler tazeliğini ve besin değerini yitirmekte, ciddi bir zayiat oranı oluşmaktadır. Oysa İstanbul’un hemen yanı başında Sakarya gibi eşsiz bir ziraat gücü bulunmaktadır. Doğru planlama, modern sulama yatırımları ve çiftçimize verilecek güçlü girdi destekleriyle Sakarya, tek başına 16 milyonluk İstanbul’un taze gıda, sebze, meyve ve süt ihtiyacını rahatlıkla karşılayabilecek potansiyele sahiptir.
Antalya-Adana nakliye bağımlılığını sonlandırmanın, tüketiciye ucuz ve taze gıda ulaştırmanın tek yolu, yanı başındaki Sakarya çiftçisini desteklemek ve onun toprağını gözü gibi korumaktır.
Gelin, geleceğimizi beton bloklara ve fabrika bacalarına teslim etmeyelim. Sanayimizi, tarım değeri olmayan alternatif bölgelere yönlendirelim; Kaynarca’nın ve Sakarya’nın bereketli topraklarını ise üreticimize, geleceğimize ve çocuklarımıza bırakalım. Adapazarı Ziraat Odası olarak; Sakarya toprağının tek bir karışının dahi ranta ve plansız sanayileşmeye kurban edilmemesi adına tüm hukuki, demokratik ve mesleki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi saygıyla bildiririz.
Kategori: Siyaset
Yayın: 07 Ekim 2026 14:23 · Kaynak: sakaryayenigun.com.tr