Habermetrik
← Ana Sayfa
Edirne 26 Ekim 2026 21:05 · Güncelleme 21:07
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Zeytinin bereketi üreticinin felaketi mi?

Zeytinin bereketi üreticinin felaketi mi?
Görsel kaynağı: aydinlik.com.tr
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Türkiye İstatistik Kurumunun Bitkisel Üretim Tahmini verilerine göre; geçen yıl 2 milyon 450 bin ton olan zeytin rekoltesinin bu sezon yüzde 75,5’lik rekor bir artışla 4 milyon 300 bin tona ulaşması beklenmektedir (Bkz.1)

Türkiye İstatistik Kurumunun Bitkisel Üretim Tahmini verilerine göre; geçen yıl 2 milyon 450 bin ton olan zeytin rekoltesinin bu sezon yüzde 75,5’lik rekor bir artışla 4 milyon 300 bin tona ulaşması beklenmektedir (Bkz.1). Bu bir tahmindir ve şimdilik daldaki kuştur.

Ancak hasat yapıldıktan sonra eldeki kuş olur. MESLEK ODASININ GÖRÜŞÜZiraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Dr. Hakan Çakıcı, “Zeytin üretiminin artarak rekor bir üretim düzeyine ulaşması beklenirken, geçerli alım fiyatının toplama maliyetini bile karşılayamaması büyük bir çelişkidir.

Sektörde bolluk içinde yokluk paradoksu yaşanmaktadır.” dedi (Bkz.2).Sayın Çakıcı, şunları kaydetti:“2026 sezonunda domat zeytininin alım fiyatının dane iriliğine göre 15-60 TL, yağlık zeytinin ise 10 TL seviyesinde açıklanması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından kabul edilemez bir tablodur. 10 liralık yağlık zeytin fiyatı, ürünü toplama maliyetini bile karşılamamaktadır.

Üreticilerin hasadı durdurma kararı, duygusal bir tepki değil, akılcı ve ekonomik bir zorunluluktan kaynaklanmaktadır.“Ürünün dalında bırakılması, bir sonraki yıl ağacın fizyolojik olarak strese girmesine ve zeytin sineği gibi zararlı popülasyonunun artmasına zemin hazırlar.”Tarım-Girdi Fiyat Endeksi'nde (2020=100), 2026 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 3,41 artmıştır. Bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 21,15, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,28 artış olmuştur.

On iki aylık ortalamalara göre yüzde 33,05 artış gerçekleşmiştir. Enerji ve yağlayıcılarda yıllık artış yüzde 43, tohum ve dikim materyalinde yüzde 31, hayvan yemlerinde yüzde 30, veteriner harcamalarında yüzde 27, gübrelerde yüzde 29, tarımsal ilaçlarda yüzde 22 olmuştur (Bkz.3).Sayın Oda Başkanı, “Sonuçta, açıklanan bu rakamlarla üreticinin gübre, mazot, budama, ilaçlama ve sulama gibi temel girdi maliyetlerini karşılaması imkânsızdır.

Üretim artışının gıda güvencesi ve dışsatım açısından büyük bir avantaj olması gerekirken hatalı politikalar yüzünden üretim fazlalığı üreticiler için adeta bir cezaya dönüşmektedir.” diye konuştu. TOPLAMA MALİYETİ ÜRÜN DEĞERİNİ AŞIYORZiraat Mühendisi Şükrü Cem Akçay, Hasat Türk dergisindeki söyleşide, şöyle diyor:“Tarımsal girdi fiyatları artarken zeytinin de dahil olduğu çok yıllık bitkisel ürünlerde üretici fiyatlarının yüzde 19 gerilediği bu dönemde, maliyet ile fiyat arasındaki uçurum en net şekilde işçilik maliyetlerinde görülüyor (Bkz.4).“Üç yıl önce bir işçinin gündeliğini karşılamak için yaklaşık 1,7 litre zeytinyağı yeterliyken; bugün bölgeye göre 1.200 ila 2.000 liraya çıkan gündelik ve 200 lira civarına inen yağ fiyatı yüzünden aynı ücret için 6 ila 10 litre yağ gerekiyor.

Toplama maliyetinin ürünün değerini aşması zeytinin dalda kalmasına yol açıyor.”Yağın ucuzluğu raflara aynı hızla yansımıyor. Geçen sezon kooperatif, sofralık zeytini 55 ila 160 liradan alırken, marketlerde fiyatların 150 liradan başlayıp 400-500 liraya kadar çıkmaktadır.

Akçay, bu kış bakımsız kalan ağaçların zaten “yok yılı” olacak 2027 rekoltesini daha da aşağı çekeceğini ve dökülen meyvelerin tüm bölgeyi etkileyecek hastalık ve zararlı kaynaklarına dönüşeceğini vurguluyor. Akçay, ortak hasat ekipleri kurularak zeytinin dalda bırakılmamasını, hasat sonrasında hızla; gübreleme, bitki koruma ve budama için destek verilmesini, piyasada zeytinyağı lisanslı depoculuğunun yaygınlaştırılmasını, kaliteye göre prim verilmesini, dış satım yollarının açık tutularak kota dengesizliklerinin giderilmesini ve küçük üreticilerin kooperatif çatısı altında örgütlenmesini önermektedir.

İŞ GÜCÜ KONUSUKüçük aile işletmelerinde işlerin çoğu ailenin bireyleri tarafından yapılır. Bu işletmelerde çocuk, kadın, erkek ve yaşlı kişilerin yapabileceği çok çeşitli işler vardır. Herkes gücü yettiğince çalışır. Gündelik hesabı yapmadan insanlar bahçelerinin bakımını ve hasadını yapar.

Zeytin, incir, üzüm, tütün, sebze gibi ürünler aile işletmelerinde yetiştirilince hiçbir ürün dalında kalmaz. Büyük ve ihtisaslaşmış işletmeler, işlerini mekanizasyon yoluyla halletmeye çalışır. El emeği onlara pahalı gelir.

Mekanizasyona elverişli olmayan üretim dallarına el attıklarında başarılı olamazlar ve üretim dalını değiştirmek zorunda kalırlar.(Devam edecek)1)TÜİK, Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretim miktarları, 2025, 2026 2. Tahmin2)

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: aydinlik.com.tr
Haber metni ve görseller aydinlik.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Tarım · Bölge: Edirne
Yayın: 26 Ekim 2026 21:05 · Kaynak: aydinlik.com.tr
Kaynağı Oku ↗