Gazeteci Olmak Zor İş!
Başı sıkışan sesinin duyulmasını ister. Uçan kuştan bile medet umar. Umut olanlardan bir kesim de gazetecilerdir. Gazeteci ölümü de göze alır savaş alanından, gösterilerden; heyelandan, depremden; soygundan, ranttan kaynaklı haberleri halka taşır yetinmez gözlemlerini yazar, bulduğu belgeleri kamuoyunun bilgisine taşır.
Yapılan bu işten rahatsız olanlar da olur. Soruşturmalar sanki soyadı olur gazetecinin. Katledilen gazetecilerimiz de az değil.
Son yıllardan başlayarak günümüze kadar o kadar gazetecinin kendisi haber oldu ki sayısını tutmak da zor.
Belgeleri kamuoyuna paylaşanlar da yorum yapanlar da hatta yapmadığı haber nedeniyle soruşturmaya uğrayan, gözaltına alınan, tutuklananlar oldu.
Burada atladığım olur diye gazeteci isimleri yazmayacağım. Gazetecilik keyifli, sorumluluk isteyen zor bir meslek.
Gazeteciler yazıları, haberleri nedeniyle soruşturma kapsamına alınmamalılar. Düşünce ve haber yapma özgürlüğü engellenemez.
Bu ülkede basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı dik duran gazeteciler sayesinde sağlanıyor.
Özgür basın susturulamaz!
HEYECAN İYİDİR
Bu yazıyı yazarken amacım, seçim süreci yaşayan kurum ve kuruluşları olumsuzlama anlamında olmayacak. Öncelikle bunu belirteyim. Kurum ve kuruluşlarda yaşanan seçimlerde heyecan o kadar yüksek oluyor ki sevindirici ancak bu heyecan devam etmeli diye yazıyorum.
Bir derneğin, sendikanın, odanın, partinin hatta bir köy derneğinin yaşadığı genel kurulu en üst seviyede değerlendirirsek yanılırız. Heyecan sürekli olmalı. Kurum ya da kuruluşun seçiminde yaşanan mücadele seçimle bitecek mi? Bir üst aşamaya geçilmiyorsa mücadelede bir sorun var demektir ki en dar bakış da budur.
Seçimlerde “Beni seç” üzerinden her şeyi halledeyim diyenler de mücadeleyi ileri taşımak isteyenler de var. Herkesi aynı kefeye koymak da yanlış.
Bulunduğumuz kurum ya da kuruluşun yarışında yer alırken bunu ülkenin ekonomik ve demokratik sorunlarıyla bütünleştirerek hareket edemezsek hiçbir anlamı olmaz. En küçük alanda verilen mücadele diğer alanlara yükseltilip heyecanı büyütürsek yarınları güvence altına alabiliriz diye düşünüyorum.
Yaşanılan seçimlerde öncelikle bulunduğumuz yerdeki sorunlar masaya yatırılmalı ki inandırıcı olalım. Ayağımızı bastığımız yerdeki sorunu görmeden ülkenin genel sorunlarına vurgu yapmak inandırıcı olmaz. İkisini birleştirirsek mücadele hedefine ulaşır.
İlimizdeki tarım sorununu irdelemeden, ekolojik sorunlar öne çıkarılmadan, işsizlik, kadın cinayetleri, eğitimde ve sağlıkta fırsat eşitliği, engelli ve yaşlılar masaya yatırılmadan ülke geneli tahlil edilemez.
Ülke genelindeki sorunlara karşı ilginin inandırıcılığını yereldeki sorunlarla ilgilenme seviyesi belli eder.
Kategori: Hava · Bölge: Erzurum/Olur
Yayın: 23 Ekim 2026 11:27 · Kaynak: orduolay.com