Merhametin makamını yitirdiği yerdeyiz
- Tekirdağ/Malkara: Trakyalı Şair Mesut Beşevlek, unutulmaya yüz tutan ortak hikayelerin, giderek zayıflayan toplumsal hafızanın ve dijital kültürün insanların duygularını ifade etme biçimini değiştirdiğini belirterek, “Merhametin makamını…
Trakyalı Şair Mesut Beşevlek, unutulmaya yüz tutan ortak hikayelerin, giderek zayıflayan toplumsal hafızanın ve dijital kültürün insanların duygularını ifade etme biçimini değiştirdiğini belirterek, “Merhametin makamını yitirdiği yerdeyiz” dedi
Beşevlek ile Türk halk kültürünün önemli unsurlarından olan türküler, günümüzde yeni türkülerin neden daha az üretildiği, toplumsal duyarlılığın değişimi ve şiddet olaylarının artışı üzerine söyleşi gerçekleştirdik.
Şair Beşevlek, geçmişte insanların ortak acılarını, sevinçlerini, hasretlerini ve hikayelerini türküler aracılığıyla dile getirdiğini, bugün ise bu ortak duyguların giderek parçalandığını ifade etti.
“Ortak hafızamız zayıflamaya başladı” Türkülerin yalnızca bir müzik türü olmadığını, aynı zamanda toplumun yaşanmışlıklarını ve duygularını taşıyan bir hafıza alanı olduğunu anlatan Beşevlek, günümüzde yeni türkülerin neden eskisi kadar ortaya çıkmadığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Beşevlek, “Gittikçe yalnızlaşıyoruz, ortak acılar ve ortak hikayeler parçalandı, ortak hafızamız zayıflamaya başladı” dedi.
Eskiden sevgi, hasret, gurbet ve yoksulluk gibi duyguların uzun uzun anlatıldığını belirten Beşevlek, günümüzde ise bu duyguların daha kısa, doğrudan ve çoğu zaman daha yüzeysel ifadelerle aktarıldığını söyledi.
Dijital kültürün insanların dikkat süresini kısalttığını dile getiren Beşevlek, şöyle konuştu:
“Türkü tekrar ister, sabır ister; hikaye ister, yaşanmışlık ister, üzüntüyü paylaşmak ister. Ortak hafızanın olmadığı, her şeyin yüzeyselleştiği, hasretin, gurbetin, paylaşımın azaldığı yerde duygular da köreliyor. Daha benciliz.
Eskiden olduğu gibi bir kişinin acısı herkeste hissedilmiyor. Bu nedenle yeni bestelenen türkülerimiz yok denecek kadar azaldı.”
“Bir kişinin acısı herkeste hissedilmiyor” Beşevlek, toplumsal duyarlılıktaki değişimin yalnızca sanat ve müzik alanında değil, insanların birbirleriyle kurduğu ilişkilerde de kendisini gösterdiğini söyledi.
Türkülerin geçmişte ortak acıların paylaşılmasına ve insanların birbirlerinin duygularını anlamasına aracılık ettiğini ifade eden Beşevlek, bu bağın zayıflamasının toplumsal hayat üzerinde de etkileri bulunduğunu dile getirdi.
Şiddet olaylarındaki artış ile toplumsal duyarlılığın azalması arasında bağlantı olup olmadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Beşevlek, paylaşılmayan acıların ve kendisini ifade etmekte zorlanan bireylerin öfkeyle birleşebildiğini belirtti.
Beşevlek, “Paylaşılamayan acılar, kendini ifade etmekte zorlanan bireylerle birleşince şiddete yönelim kaçınılmaz oldu. En ufak şeyde parlıyoruz, sinirleniyoruz, kavga ediyoruz. Şiddet uygulamaktan, karşımızdakine acı vermekten çekinmiyoruz.” dedi.
“Merhametin makamını yitirdiği yerdeyiz” Söyleşinin sonunda “Şimdi durduğumuz yer neresi sizce?” sorusuna ise Beşevlek, “Merhametin makamını yitirdiği yerdeyiz.” yanıtını verdi.
Beşevlek, bu düşüncesini aynı adı taşıyan “Merhamet Makamı” şiirinde de dile getiriyor. Şiirde geçmişte gecenin koynunda yakılan türkülerin bir sevdayı, yarayı ve memleket özlemini taşıdığı; bir kişinin acısının ise toplumun tamamında yankı bulduğu anlatılıyor.
Türkülerin öfkeyi yatıştıran, insanları ortak duygularda buluşturan yönüne vurgu yapılan şiirde, günümüzde ise küçük bir sözün dahi kavgaya dönüşebildiğine dikkat çekiliyor.
Şiirin sonunda Beşevlek, türkülerin susmasıyla insanın içindeki merhametin de makamını kaybettiğini ifade ederek, günümüz toplumuna yönelik güçlü bir sorgulama ortaya koyuyor.
Türküler yakılırdı gecenin koynunda; bir ses düşerdi dağlardan bir sevdaya, bir yaraya, bir memlekete…
Birinin acısı bin kişinin yüreğinde yankılanırdı.
Bir türkü sustururdu öfkeyi; şimdi, bir söz kavgaya yetiyor.
Türküler sustuğunda, insanın içindeki merhamet de makamını kaybediyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 24 Ağustos 2026 09:57 · Kaynak: trakyagazetesi.com.tr