Habermetrik
← Ana Sayfa
05 Kasım 2026 06:32
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Şairler Sultanı Bâki Kayseri Yazarlar Birliği'nde Anıldı

Şairler Sultanı Bâki Kayseri Yazarlar Birliği'nde Anıldı
Görsel kaynağı: Kayseri Gündem
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Ve programa katkılarından dolayı Prof
  • Atabey Kılıç'a ve programın hazırlanmasına katkı sunan Melikgazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Dr

Ve programa katkılarından dolayı Prof. Dr. Atabey Kılıç’a ve programın hazırlanmasına katkı sunan Melikgazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Dr. Yakup Yüksel’e ve Sanat Melikgazi çalışanlarına teşekkür etti. Ardından konferansta Şair Bâkî’nin hayatı ve yaşadığı dönemle ilgili bilgiler veren Prof.

Kılıç, Şair Bâkî’nin yaşadığı dönemde tüm alanlarda olduğu gibi şiir konusunda da büyük isimlerin olduğunu ve bunlar arasında Şair Bâkî’nin ilk sıralarda yer aldığını vurguladı. Prof. Kılıç konuşmanın başında Şair Bâkî’nin ismi ve anlamı üzerinde durdu.

Onun özellikle Bâkî ismi ile ilgili şiirlerindeki kullanımlarının oldukça yerinde ve önemli olduğunu vurguladı. Cenab-ı Hakkın Esması olan bu tür isimlerin başlarındaki ekle birlikte Abdulbâkî, Abdulkâdir şeklinde kullanılmasının mutlaka gerekli olduğunun üzerinde durdu.

Baki’nin bu hassasiyeti gözeten birçok şiirinin olduğunu ifade etti. Şiir yazmanın ve şairliğin öneminden de bahseden Kılıç, her nazım yazan kişinin şair olamayacağını ancak her şairin nazım yazabileceğinin ifade etti. Şair dendiğinde şiir ve şuur kelimelerinin anlaşılacağını ifade eden Kılıç şunları kaydetti:“Şahin Uçar diyor ki, şairde alenî bir sır vardır.

Ehli değilseniz o sır size gizlenmiştir. Şair Bâkî denince aklımıza gelen şey maalesef Türk Milli Eğitim sisteminde, onun ne kadar halktan kopuk, Türkçe bile bilmediği ve buna benzer ifadelerle anılmasının ve bunun uzun yıllardır böyle olması da büyük bir yanlıştır.

Bu şekilde olumsuz nitelemeleri birçok kişiden maalesef duyarsınız. Fakat birçok şiiri dünya edebiyatında en ön sıralarında yer alacak eserlerdir. Şair Bâkî’nin eserlerinde yer verdiği kelimeleri bilemememiz bizim kusurumuzdur.

Bu eksiklik şairin bir kusuru değildir.”Prof. Atabey Kılıç, Şair Baki’nin asıl isminin Abdulbâkî Mahmut Efendi olduğunu belirterek, özellikle yaşadığı 16. yüzyılın öne çıkan özellikleri üzerinde durdu:“Bizim edebiyat tarihimiz için şöyle bir düstur vardır.

Mehmet Fuat Köprülü Hazretlerinin buyurduğu bir düsturdur bu. Edebiyat tarihi kesinlikle medeniyet tarihi ile birlikte oluşturulabilir ve yazılabilir. Bu nedenle bu tür sanat eserlerinin anlaşılabilmesi için dönüp medeniyet tarihine bakmak gerekir.

Böyle olmazsa bütün bunlar muallakta kalır. Ya da müphemdir. Ne olduğu çok belli olmayan ifadelerdir ve kapalı kalacaktır.”“YAŞADIĞI YÜZYIL HER ALANDA ZİRVELERİN YAŞADIĞI DÖNEMDİR”Prof. Kılıç, Bâkî’nin yaşadığı 16. yüzyıl boyunca her alanda büyük zirve isimlerin yetiştiğini ve 16.

Asrın adeta bir Türk asrı olduğunu belirtti. Osmanlı Devleti’nin yanı sıra Türkistan coğrafyası ve Hindistan bölgesinde hüküm süren devletlerinde tarihte çok önemli yerlere sahip olan ülkeler olduğunu belirtti. İran coğrafyasında Safevilerin, Hindistan coğrafyasında ise Babür Devleti’nin uzun yüzyıllar boyunca bulundukları bölgelerin hakimi olduklarının altını çizdi.

Bu devletlerin tamamının da Türk devleti olduğunu vurgulayan Kılıç, adı geçen devletlerin yöneticilerinden idarecilerine kadar hepsinin de hakim oldukları dönemlerde büyük ilim adamlarının, devlet adamlarının ve şairlerin yetişmesine öncülük ettiklerini belirtti. Prof.

Dr. Atabey Kılıç bu konularla ilgili şunları anlattı:“Bâkî 16. yüzyılın başlarında doğuyor ve sonlarında vefat ediyor. 16. yüzyıla Türk dünyası adını veriyorum. Çünkü edebiyat ve siyasi tarihlere bakacak olursak bu asır için batılısı ve doğulusu istisnasız herkes bu asra Türk asrı olarak isimlendirmiştir ve Cenab-ı Hak sanki tüm zirve isimleri, müzikte, mimaride, askeride, iktisatta, felsefede, dini ilimlerin tamamında zirve şahsiyetleri bu yüzyılda göndermiştir.

Bu yüzyılın yine bariz özelliklerinden birisi mesela 1501’de edebiyatın en güçlü ismi Ali Şir Nevâi’nin vefat etmesidir. Bu isim sadece Türk edebiyatının değil dünya edebiyatının en önemli eserlerini kaleme almıştır. Çoğu ilk olan eserler kaleme almış ve tıpkı bizim Kadı Burhaneddin Hazretleri gibi aynı zamanda devlet adamıdır.

Aynı zamanda şair, aynı zamanda alim, Türk edebiyatında ilk defa hamse ve tezkire kaleme almış, ilk defa beş veya altı divan kaleme almıştır. Farsça, Türkçe ve Arapçası mükemmel olan bir isimdir. Yani pek çok büyük isim bu yüzyılda eser vermiş, yaşamış ve muazzam bir silsile bırakmışlardır.

Ayrıca 16. yüzyılda üç büyük imparatorluğumuz var. Malum imparatorluk sömürgecilikten geldiği için bizim devletlerimize imparatorluk demiyoruz ama bu anlamda bu yüzyılda Türklerin üç büyük devletinin olduğunu görüyoruz. Osmanlı kendisine Devlet-i Aliyye, ulu, yüce, büyük devlet diyor.

Bunun yanında, Safevi devleti, Babür devleti bunlar arasındadır. Bunların dışında da birçok devlet var. Bunun yanında büyük beylikler de var ama en önemli en büyük üçü bunlardır. Bunların başkentleri, İstanbul, Tebriz ve Agra’dır.

Bu devletler birçok noktada zirvedir. Bu zirvenin en önünde de Osmanlı gelir. Osmanlı bu bahsettiğim başlıklar konusunda en yüksek zirveyi temsil eder.”“DÖNEMLERİNİN ŞİİRDE ZİRVESİ ŞAİR VE HÜKÜMDARLAR”Şair Bâkî’nin yaşadığı dönemdeki Divan Edebiyatının abide isimleri haline gelen bazı şahsiyetleri de kısaca anlatan Prof.

Kılıç, Osmanlı Padişahları, Fatih, Yavuz ve Kanuni’nin de yaşadıkları dönemin en büyük şairleri arasında sayılabilecek kadar önemli şairlik yönlerinin olduğunun altını çizdi. Ve bu ünvanları alırken de kendilerinin padişah olmasının hiçbir etkisinin de olmadığının özellikle altını çizdi.

Hatta Fatih Sultan Mehmet kendi yaptırdığı Sahn-ı Seman medreselerinde bir tek oda elde edebilmek için, medrese talebelerinin girdiği sınavlardan geçmek zorunda kaldığını ve kendisine asla bir ayrıcalık yapılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını vurguladı. Prof.

Dr. Atabey Kılıç konferansında, Şair Bâkî’nin Divanı’ndan çeşitli örnekler vererek, şairin şiir konusunda nasıl bir zirve isim haline geldiğini anlattı. Bunun yanında kendisinin birçok devlet hizmetinde bulunduğunu, en son Süleymaniye Medresesinde Müderrislik makamına kadar yükseldiğini bunun da onun için çok büyük bir paye olduğunu vurguladı.

O dönemde özellikle Süleymaniye Medresesi’nin bu anlamda çok önemli bir yeri olduğunu, bugün de üniversitelerde bu tür yüksek seviyelerin olması gerektiğinin önemine dikkat çekti. Bâkî’nin yaşadığı dönemde Anadolu ve Rumeli Kazaskerliği dahil olmak üzere birçok önemli görevde bulunmasına rağmen Şeyhülislamlık makamına gelememesinin kendisinde büyük bir eksiklik oluşturduğunu, çok arzu ettiği bu göreve ömrü boyunca gelemediğini ifade etti.

Şeyhülislamların vefatları dışında bu görevden ayrılmalarının çok zor olduğunu belirterek, Bâkî’nin bu makama bu yüzden gelemediğini ifade etti. Ancak kendisinin Sultânu’ş-Şu’arâ ünvanını aldığını ve Bâkî’nin ünvanının hakkını vererek, duygularını dizelere dökerek ifade eden müstesna bir şahsiyet olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Atabey Kılıç, Şair Bâkî’nin dizelere yansıyan birçok şiirinden örnekler verdi. Son olarak Bâkî’nin en meşhur ve bilinen beytine yer vererek konuşmasını tamamladı:“Meşhur beyit en çok bunu bilir ve kullanırız. Âvâzeyi bu âleme Dâvȗd gibi sal / Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş.

Tabii Hz. Davud’u bilmeden bu beyti anlamamız zor. Hazreti Davud biliyorsunuz gür sesi olan ve müzikle uğraşanların üstadıdır aynı zamanda. Hüsn-i Hitam olsun, miski hitam olsun diyerek konuşmamı burada kesmek istiyorum.

Hepinize teşekkür ediyorum”Türkiye Yazarlar Birliği Kayseri Şubesi ve Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü iş birliği ile düzenlenen “Doğumunun 500. Yılında Sultânu’ş-Şu’arâ BÂKΔ konferansı toplu hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: Kayseri Gündem
Haber metni ve görseller Kayseri Gündem sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 05 Kasım 2026 06:32 · Kaynak: Kayseri Gündem
Kaynağı Oku ↗