Elektrikte tüketim sınırı 3 bin kilovatsaate düşürüldü: YENİ Partili Arslan’dan dağıtım bedeli tepkisi!
- YENİ Parti İzmir Milletvekili Ednan Arslan, elektrik faturalarındaki artış ve Son Kaynak Tedarik Tarifesi’nin (SKTT) kapsamının genişletilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ednan Arslan, elektrik faturalarındaki artış ve Son Kaynak Tedarik Tarifesi’nin (SKTT) kapsamının genişletilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yıllık elektrik tüketim sınırının 5 bin kilovatsaatten 4 bin kilovatsaate, ardından 3 bin kilovatsaate düşürülmesini eleştiren Arslan, uygulamanın daha fazla haneyi yüksek tarifeyle karşı karşıya bıraktığını savundu.
Elektrikte vatandaşlara destek sağlandığı yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını öne süren Arslan, 239 kilovatsaat elektrik tüketen bir meskenin 774 liralık faturasının yaklaşık 580 lirasının dağıtım bedelinden oluştuğunu belirtti. Vatandaşın ödediği her 100 liranın yaklaşık 75 lirasının dağıtım bedeline gittiğini ifade eden Arslan, şu değerlendirmede bulundu:
“AKP iktidarı, elektrikte'sübvansiyon' masalları anlatırken vatandaşın faturasını büyütüyor, enerji şirketlerinin kazancını güvence altına alıyor. Son Kaynak Tedarik Tarifesi’nde yıllık tüketim sınırının önce 5.000 kWh’den 4.000 kWh’ye, şimdi de 3.000 kWh’ye düşürülmesi, bu politikanın yeni adımıdır.”
“DAĞITIM BEDELİNDEKİ ARTIŞ YÜZDE 633”
Dağıtım bedellerindeki artışa dikkat çeken Arslan, Aralık 2022’de kilovatsaat başına 0,33 lira olan dağıtım bedelinin 2,42 liraya yükseldiğini ve artışın yüzde 633’e ulaştığını belirtti.
Vatandaşların gelirlerinin aynı oranda artmadığını savunan Arslan, Son Kaynak Tedarik Tarifesi’nin hesaplanma yöntemine de değindi.
Arslan, tarifenin elektrik piyasasında oluşan piyasa takas fiyatlarının aylık ağırlıklı ortalaması ile ilgili ay için önceden tahmin edilen Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) maliyetinin toplanması ve bu tutarın 1,05 katsayısıyla çarpılmasıyla hesaplandığını aktardı. Ortaya çıkan enerji maliyetine yüzde 5 eklendiğini, dağıtım bedeli ve vergilerin de bunun üzerine yansıtıldığını ifade etti.
Arslan, hesaplama yöntemine ilişkin eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“Bu formülde vatandaşın gelirinin, ödeme gücünün, temel ihtiyacının hiçbir karşılığı yok. Piyasada oluşan fiyat, YEKDEM maliyeti ve bunların üzerine eklenen yüzde 5 var. Vatandaşın faturası her ay değişiyor; ancak maaşı, emekli aylığı ve asgari ücret yerinde sayıyor. Enerji yönetiminin bütün maliyet ve belirsizlikleri hanelerin üzerine yıkılıyor.”
“TARİFE DEĞİŞTİĞİNDE FATURA İKİ KATINI AŞIYOR”
Yıllık 3 bin kilovatsaatlik tüketim sınırının aylık ortalama 250 kilovatsaate denk geldiğini belirten Arslan, uygulamanın hane faturalarına etkisini hazırladıkları tablo üzerinden anlattı.
Arslan, ulusal tarifede 239 kilovatsaat tüketen bir meskenin yaklaşık 774 lira, 249 kilovatsaat tüketen bir meskenin ise yaklaşık 822 lira fatura ödediğini belirtti. SKTT kapsamındaki bir meskenin 250 kilovatsaatlik tüketimi için hesaplanan faturanın ise bin 675 liraya çıktığını kaydetti.
Birbirine yakın tüketim miktarlarına rağmen tarife değişikliğiyle faturanın iki katından fazla arttığını savunan Arslan, bunun nedeninin tüketim ihtiyacındaki artış değil, elektriğin tamamının daha yüksek enerji bedeli üzerinden fiyatlandırılması olduğunu ifade etti.
Tarifenin her ay değişmesinin vatandaşlar açısından öngörülemezlik yarattığını belirten Arslan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Aylık değişen bir tarifeyi vatandaşa dayatmak, kamunun öngörülebilir ve karşılanabilir fiyatla enerji sağlama sorumluluğundan çekilmesidir. Vatandaş, temel bir kamu hizmetinden yararlanmak için özel şirketlerin tarifelerini ve sözleşmelerini takip etmeye zorlanmaktadır.
Adına'serbest tüketici' deniliyor; ancak vatandaşın önüne konulan seçenek, pahalı tarifeye katlanmak ya da başka bir özel şirketin kapısını çalmaktır.”
“YÜKSEK DAĞITIM BEDELLERİNİ GERİ ÇEKİN”
Tüketim sınırlarının 5 bin kilovatsaatten 4 bin kilovatsaate, ardından 3 bin kilovatsaate düşürülmesinin uygulamanın genişletileceğine işaret ettiğini savunan Arslan, 21 elektrik dağıtım şirketinin de parçası olduğu özel şirket düzeninin korunduğunu ileri sürdü.
Enerjinin temel bir hak ve kamu hizmeti olduğunu belirten Arslan, dağıtım bedellerinin düşürülmesi yerine tüketim sınırlarının azaltılmasını eleştirdi.
Arslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Çünkü tercihiniz halkın ucuz elektriğe erişmesi değil, kurduğunuz düzenin devam etmesidir. Sübvansiyon masallarını bırakın. Yüksek dağıtım bedellerini geri çekin, vatandaşı SKTT’ye ve sonrasında özel şirketlerle sözleşme yapmaya zorlayan uygulamalara son verin.
Enerjiyi şirketlerin kazanç kapısı olmaktan çıkarıp yeniden kamunun sorumluluğuna alın. Halkın temel ihtiyaçları üzerinden kâr düzeni kurulmasına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset · Bölge: Bingöl
Yayın: 31 Ekim 2026 10:11 · Kaynak: babaocagi.com.tr