Habermetrik
← Ana Sayfa
02 Kasım 2026 08:07
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Mil çeker (sevda Sinem üste)

Mil çeker (sevda Sinem üste)
Görsel kaynağı: burdurgazetesi.com
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş

Hadi k â bus bibi gündemden biraz uzaklaşalım. Bugün köşemi Çıldırlı Âşık Şenlik’in MİL ÇEKER adlı koşmasına ayırdım. Âşık Şenlik, 19. yüzyıl saz şairi ve halk önderidir (1850-1913). Türklerin Terekeme boyundandır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı esnasında toplum önderliği yapmıştır. Ünlü şiiri " 93 Koçaklaması "nı bu esnada söylemiştir.

Söz: Çıldırlı Âşık Şenlik Makam / Hava: Mammet Bağır Havası / Aşık Makamı

Eylen ey... Sevda sinem üste vurdu sed yâre Gam müjgân gösterir hicran mil çeker Ey... Hekim cerrah bilmez derdime çare Kim bilir müddeti neçe yıl çeker

Leyli hü leyli Amman ey amman amman aman Elinde mendil yaylık istersen alayım mendil Hele kollarını sıkı dolandır Kemer inceltmiş de leblerin baldır O nazik parmağın kanıma bandır Ben seni severem deme yalandır eyvah...

Ey hele... Hicran alayları doymaz ganımdan Gören ibret alır Nuh Tufanı'ndan Eyy... Cellat kimi dutup giribanımdan Ne alır canımı ne de el çeker

Medet amman El amman amman aman Bir bölük üç bölük oy beş bölük turnam açılmış havaya Dökülmüş teller Kınalı parmaklar o beyaz eller Ben seni severem ne bilir eller eyvah...

Ey... Şenlik’in feryadı yeksan hâkini Zelzeleye saldı gam eflakini Mende olan derdi hicran yükünü Ne gergedan taşır ne de fil çeker

Aman el aman amman aman Bir bölük üç bölük oy beş bölük turnam açılmış havaya Dökülmüş teller kemer inceltmiş de nezik tirmeler Kınalı parmaklar o beyaz eller Ben seni severem ne bilir eller eyvah...

Çıldırlı Âşık Şenlik'e ait bu muazzam koşma, Türk halk edebiyatının ve aşıklık geleneğinin en derin " buhran, ayrılık ve çaresizlik " şiirlerinden biridir. Şair, yaşadığı aşk acısını ve hicranı (ayrılığı) o kadar devasa boyutlara taşır ki doğaüstü olaylar ve güçlü hayvanlar bile bu yükün altında ezilir.

Şiirin dörtlük dörtlük kelime anlamları ve edebi açıklaması şu şekildedir:

Sevda sinem üste vurdu sed yare Gam müjgan gösterir hicran mil çeker Hekim cerrah bilmez derdime çare Kim bilir müddeti neçe yıl çeker

Kelimeler: Sine (göğüs), Sed yare (yüz yara), Müjgan (kirpik), Hicran (ayrılık acısı), Neçe (kaç/nice), Tirme (bele bağlanan ince kuşak).

"Sevda, göğsümün üzerine yüzlerce yara açtı. Çektiğim gam ve keder bana sevgilinin ok gibi saplanan kirpiklerini (müjgan) hatırlatırken, ayrılık acısı da gözlerime mil çekip beni kör ediyor. Bu öyle derin bir sızıdır ki ne hekimler ne de cerrahlar derdime bir çare bulabilir. Bu ızdırabın daha kaç yıl süreceğini ise bilinmez."

Edebi Detay: Divan ve Halk edebiyatında sevgilinin kirpikleri aşığın kalbini delip geçen birer "oka" benzetilir. Şair, ayrılığı ise eski bir ceza yöntemi olan " göze kızgın mil çekme " acısına benzeterek acısının şiddetini üst seviyeye çıkarır.

Hicran alayları doymaz ganımdan Gören ibret alır Nuh tufanından Cellat kimi dutub giribanımdan Ne alır canımı ne de el çeker

Kelimeler: Alay (ordu, asker topluluğu), Kimi (gibi), Dutub (tutup), Giriban (elbise yakası).

Anlamı: "Ayrılık acısının orduları benim kanımı dökmeye bir türlü doymadı. Benim döktüğüm gözyaşlarını görenler, dünyayı sular altında bırakan Nuh Tufanı sanıp ibret alırlar. Bu dert, tıpkı bir cellat gibi yakama yapışmış; ne canımı alıp beni bu azaptan kurtarıyor ne de yakamı bırakıp gitmeme izin veriyor."

Edebi Detay: Bu dörtlükte iki güçlü edebi sanat vardır: Şair ağlarken döktüğü gözyaşlarını Nuh Tufanı'na benzeterek mübalağa (abartma) yapar. Ayrılık dertlerini bir cellada benzeterek de teşbih (benzetme) sanatı kullanır. Canının ne alınması ne de rahat bırakılması, insanı çıldırtan bir çaresizlik döngüsüdür.

Şenlik’in feryadı yeksan hâkini Zelzeleye saldı gam eflâkini Mende olan derdi hicran yükünü Ne gergedan taşır ne de fil çeker

Kelimeler: Yeksan (düz, yerle bir), Hâk (toprak), Eflâk (gökler, sema), Mende (bende).

Anlamı: "Âşık Şenlik'in kopardığı feryat ve çığlıklar toprağı yerle bir etti. İçimdeki büyük gam, gökyüzünü ve evreni depremlerle sarstı. Benim içimde taşıdığım bu ayrılık derdinin ağırlığını, dünyadaki en güçlü hayvanlar olan ne gergedanlar taşıyabilir ne de filler çekebilir."

Edebi Detay: Şair kozmik bir abartmaya başvurur. Kendi iç dünyasındaki gamın büyüklüğünü anlatmak için gökleri sarsan bir deprem imajı çizer. Şiiri bitirirken fil ve gergedan gibi devasa yaratıkların bile taşıyamayacağı bu dert yükünü, küçücük bir insan kalbinin taşıdığını vurgulayarak insanın acı karşısındaki büyüklüğünü ve trajedisini ortaya koyar.

Şiir, Kars-Çıldır yöresinin güçlü ağız özelliklerini (kimi, dutub, mende, neçe) koruyarak günümüze ulaşmış köklü bir Aşık Makamı olarak da halen icra edilmektedir. Şenlik Baba, bu eserde aşkı sadece tatlı bir duygu olarak değil; insanı eriten, tabiatı sarsan ve çaresiz bırakan ilahi/kozmik bir güç olarak ele almıştır.

Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır

Burdur Gazetesi, Burdur ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: burdurgazetesi.com
Haber metni ve görseller burdurgazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Hava
Yayın: 02 Kasım 2026 08:07 · Kaynak: burdurgazetesi.com
Kaynağı Oku ↗