İzmir’de “Yan Yana” buluşması: Farklı kesimlerden ortak mücadelede vurgusu
- İzmir’de sendika, meslek odası, kadın ve gençlik örgütleri ile yurttaş inisiyatiflerinin katıldığı “Yan Yana” buluşmasında, konuşmacılar farklı toplumsal kesimlerin ortak bir mücadele zemini oluşturması çağrısında bulundu
İzmir’de sendika, meslek odası, kadın ve gençlik örgütleri ile yurttaş inisiyatiflerinin katıldığı “Yan Yana” buluşmasında, konuşmacılar farklı toplumsal kesimlerin ortak bir mücadele zemini oluşturması çağrısında bulundu. İzmir’de farklı toplumsal kesimleri ortak zeminde buluşturmayı hedefleyen “Yan Yana” forumu gerçekleştirildi.
Sendikalar, meslek odaları, yurttaş inisiyatifleri, kadın örgütleri ve gençlik hareketlerinden yüzlerce kişinin katıldığı buluşmada, Türkiye’de yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlara karşı ortak bir mücadele hattı oluşturulması gerektiği vurgulandı. Hangi başlıklar konuşuldu?
BirGün’den Aycan Karadağ’ın haberine göre, Alsancak Mimarlar Odası Konferans Salonu’nda düzenlenen forumda ekonomik sorunlar, güvencesiz çalışma, eğitim, doğa mücadelesi, laiklik, kadınların eşitliği, hayvan hakları ve demokratik haklar gündeme geldi. Konuşmacılar, farklı alanlarda yürütülen mücadelelerin ortak bir zeminde buluşturulması gerektiğini savundu.
Forta: “Sokak bizi yeni bir siyasete çağırıyor” Buluşmanın açılış konuşmasını BirGün Gazetesi Yazarı Bülent Forta yaptı. Forta, mevcut siyasal yapının bir kriz içerisinde olduğunu şu ifadeleri kullandı: “Bugün Türkiye’de partili egemen siyaset büyük bir çöküş yaşıyor.
AK Parti tek kişinin ağzına bakan bir yapıya dönüştü, CHP’de klasik anlamda bir siyasal partiden söz etmek mümkün değil, MHP ise uzun süredir Milli Güvenlik Kurulu gibi hareket ediyor. Bu kriz, aslında yeni bir siyaset anlayışının mayalanması için bir fırsattır.
Peki bu yeni siyaset anlayışı nedir? Sıradan insanların kendileri için siyaset yaptıkları bir zemin. 12 Eylül’le beraber siyaset elitlere çekildi, partilerin salon toplantılarına ve başkanlar düzenine sıkıştı. Biz de sadece sandıkların açılmasını bekleyen bir seyir ilişkisine sürüklendik.
Ama bu eşik artık kırılmaya başladı. Bunu barikatları yıkan gençler, Ankara’ya yürüyen maden işçileri, kadın hareketleri, emekliler ve sokağa dökülen üreticiler kırdı. Türkiye’nin her tarafına yayılan bu küçük mücadele alanları bizi sadece seçimlere endeksli olmayan yeni bir siyasete çağırıyor.
Barınma sorunu yaşayan gençlerle geçinme sorunu yaşayan emeklilerin dertleri aynı yerden kaynaklanıyor. Barış, eşitlik, adalet ve yoksulluğa karşı mücadele talebimiz aslında tek bir yere çıkıyor: Bugünkü mevcut rejimin ortadan kaldırılmasına.
Bu ülkenin devrimci birikimi, siyasal İslamcı rejime boyun eğmemeyi sokaklarda ve sendikalarda ilmek ilmek örerek bugüne geldi. Bu geleneğin, hatalarından ders çıkaran bir birleşik muhalefet hareketi olarak kendini kurgulaması halinde kazanacağından hiç kuşkum yok.
Özgür, demokratik, laik bir cumhuriyet için hep beraber bir araya gelerek mücadele etmek zorundayız.” Atar: “Mitingler yapmalıyız” DİSK Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar ise çalışma hayatındaki sorunlara ve gelir dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekerek şunları söyledi: “Cumhuriyet tarihinin en adaletsiz gelir dağılımlarından birini yaşıyoruz; ülkenin toplumsal değerleri yağmalanıyor. Sendikal örgütlülük yüzde 5 seviyesine geriledi, asgari ücret eridi, 23 bin lira alan emekliler ev kirasını dahi ödeyemiyor.
Hak arayan işsiz kalıyor, grevler yasaklanıyor. Sandığın dahi tartışmalı hale geldiği faşist bir dikta sistemine doğru gidiyoruz. Bu karabasan rejimini durduracak gerçek bir demokrasi istiyorsak, taleplerimiz etrafında birleşmek zorundayız.
Aliağa’da iş bırakan işçiler, Ankara’ya yürüyen madenciler boyun eğmiyor. Toplumsal refah, grev ve örgütlenme hakkı için büyük emekçi mitingleri yapmalı; sadece ses çıkarmakla kalmayıp sonuç alıcı bir hatta ilerlemeliyiz.” Ulutaş: “Muhalefeti yeniden kurmak zorundayız” Elektrik Mühendisleri Odası Genel Başkanı Mahir Ulutaş, forumda toplumsal muhalefetin ortak bir program etrafında şekillenmesi gerektiğini savunarak şu açıklamada bulundu: “Siyaseti yalnızca sandık eksenine sıkıştırmadan, toplumsal muhalefeti yeniden kurmak zorundayız.
Emekçilerin yoksullaştığı, kamusal kaynakların tasfiye edildiği ve doğanın talan edildiği bir düzenle karşı karşıyayız. Buna karşı antiemperyalist bir tutum geliştirmeli; siyasal İslamın yarattığı dönüşüme karşı laikliği, kadınların eşitliğini amasız savunmalıyız.
İhtiyacımız olan şey, yalnızca farklı yapıların bir araya gelmesi değil; toplumun geniş kesimlerini harekete geçirebilecek, somut talepler üzerinden büyüyen ortak bir mücadele programı etrafında birleşmektir.” Hayvan hakları için dayanışma çağrısı İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları’ndan Avukat Bilge Berk de forumda hayvanların yaşam hakkına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Berk, konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Özel mülkiyet anlayışı ve neoliberal düzen bizi doğadan kopardı; hayvanların yaşam alanlarını işgal edip onları sistematik şiddet ve katliama maruz bıraktık.
Bugün verdiğimiz mücadele yalnızca hayvanların yaşam hakkını savunmak değil; nasıl bir dünyada, nasıl bir kentte ve nasıl bir düzende var olmak istediğimizin kavgasıdır. Bütün canlıların birlikte var olma hakkını savunmak için dayanışmayı büyütmek zorundayız.” Tamtürk’ten örgütlenme çağrısı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği İzmir Şube Başkanı Aslı Tamtürk, eğitim alanındaki gelişmelerin yanı sıra halkla doğrudan temas kurulmasının önemine değinerek şu sözlerle örgütlenme çağrısında bulundu: “Doğduğumuz andan itibaren toplumu bütünüyle şekillendiren eğitimdir.
Rejimin en çok hedef aldığı alan da burasıdır. Artık geleneksel siyaset kalıplarını ve dar kimlik siyasetini aşmak mecburiyetindeyiz. Yalnızca seçim dönemlerinde pazarları gezen bir anlayışla yol alamayız; alışverişini o pazarda yapan halkın dertlerini sahada, doğrudan halkla beraber örgütlenerek çözebiliriz.” Ulutaş’tan dayanışma mesajı İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Eylem Ulutaş, farklı toplumsal sorunlar karşısında ortak bir mücadele zemini oluşturulması gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Gündelik yaşam katlanılmaz hale geldi; adaletsizlik suçu büyütüyor, çocuklarımız okullarda en temel hakkı olan beslenmeye dahi erişemiyor.
Bu ağır tabloyu ancak örgütlü bir zemin inşa ederek aşabiliriz. Kamusal varlıkların, köprü ve otoyolların özelleştirilmesine karşı da Ezgi Apartmanı davasındaki adalet arayışında da yan yana durmak zorundayız.” Köroğlu: “Direnen herkesle yan yanayız” Öğretmen Sendikası Temsilcisi Hasan Köroğlu ise eğitim emekçilerinin çalışma koşullarına ilişkin sorunlarını gündeme taşıdı.
Köroğlu, güvencesiz çalışmaya karşı sendikal örgütlenmenin önemini vurguladı. “Güvencesiz çalıştırılan, bir sabah ansızın işine son verilen meslektaşlarımızın hakkını savunarak 14 bin üyeye ulaştık. Bütün sendikaların varlık sebebi amasız fakatsız mücadele etmektir.
Bilimsel, laik ve kamusal eğitimi savunan; insanca çalışma koşulları için direnen herkesle yan yanayız” Aslan: “Yalnızca Alevilerin sorunu gibi göremeyiz” Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan da toplumsal dayanışmanın farklı kimlik ve kesimleri kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini dile getirdi. Aslan, ayrımcılığa ve kutuplaştırmaya karşı ortak bir zeminde buluşmanın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Zorunlu din dersine karşı mücadeleyi yalnızca Alevilerin sorunu gibi göremeyiz; asimilasyona uğrayan her kesimin acısını dert edinmek zorundayız.
‘Kürtten, Aleviden, kadından, gençten bize ne’ dersek buluşamayız. İktidarın kriz anlarında toplumu kutuplaştırma siyasetine karşı ortak zeminde bir araya gelmek tarihsel bir sorumluluktur.” Güler: “Tüm gençliği yan yana gelmeye çağırıyoruz” Üniversite Öğrencisi Kerem Güler ise gençlerin demokratik taleplerinin yanı sıra kampüslerde yaşanan sorunlara değindi.
Güler, farklı mücadele alanlarının birleşmesi gerektiğini belirterek gençlere çağrıda bulundu.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset · Bölge: İzmir
Yayın: 13 Eylül 2026 17:33 · Kaynak: gazeteyenigun.com.tr