Diyetisyen Bini Suresh'ten Keten Tohumu Tüketimi İçin Kritik Uyarılar
- Diyetisyen Bini Suresh, keten tohumunun kalp sağlığı ve sindirim üzerindeki olumlu etkilerini vurgulayarak günlük tüketim miktarına dair kritik uyarılarda bulundu
- Uzman, tohumun besin değerinden maksimum düzeyde faydalanmak için öğütülmüş formun tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor
Diyetisyen Bini Suresh, küçük yapısına rağmen yüksek besin değerine sahip olan keten tohumunun; lif, bitkisel omega-3 yağ asitleri ve antioksidan özellikli lignanlar açısından zengin bir kaynak olduğunu ifade ediyor. Toplumun büyük bir kısmının yeterli lif tüketmediğine dikkat çeken Suresh, bu tohumun kalp sağlığını desteklemek, kolesterolü dengelemek ve bağırsak hareketliliğini artırmak adına diyetlere dahil edilebileceğini belirtiyor.
Keten tohumunun kolesterol ve tansiyon üzerindeki etkilerine değinen uzman, klinik araştırmaların bu besinin etkilerinin mütevazı ancak anlamlı olduğunu gösterdiğini vurguluyor. Özellikle bütün veya öğütülmüş formların, kötü kolesterolü (LDL) düşürmede etkili olabileceği belirtilirken, bu durumun mevcut tıbbi tedavilerin yerini tutmayacağı, sadece destekleyici bir rol üstlenebileceği hatırlatılıyor.
Ayrıca, lif içeriği sayesinde kabızlık sorununa çözüm sunabilen tohumun, tüketimi sırasında sıvı alımının artırılması gerektiği, aksi takdirde sindirim sisteminde olumsuzluklar yaşanabileceği konusunda uyarıda bulunuluyor. Günlük tüketim miktarı konusunda Suresh, çoğu yetişkin için bir ile iki yemek kaşığı arasındaki miktarın ideal olduğunu belirtiyor.
Sindirim sorunlarını önlemek adına başlangıçta bir çay kaşığı gibi küçük miktarlarla başlanıp dozun kademeli olarak artırılması öneriliyor. Tohumun öğütülmüş formunun, dış kabuğun sindirime karşı dirençli olması nedeniyle besin emilimini kolaylaştırdığı, ancak evde öğütme yaparken oksidasyonu önlemek adına küçük porsiyonlar halinde işlem yapılması gerektiği ifade ediliyor.
Keten tohumu tüketiminin olası risklerine de değinen Suresh, aşırı tüketimin şişkinlik, gaz veya ishal gibi semptomlara yol açabileceğini belirtiyor. İçeriğindeki lifin bazı ilaçların emilimini etkileyebileceği göz önünde bulundurularak, özellikle antikoagülan, diyabet veya tansiyon ilacı kullananların, hamilelerin ve emziren annelerin mutlaka bir hekime danışması gerektiği vurgulanıyor.
Ayrıca bağırsak tıkanıklığı veya yutma güçlüğü gibi sağlık sorunları olan bireylerin bu besini tüketmeden önce tıbbi onay alması önem taşıyor. Suresh, keten tohumunda doğal olarak bulunan siyanogenik glikozitlerin, önerilen günlük miktarlarda tüketildiğinde herhangi bir güvenlik riski oluşturmadığını belirtiyor.
Sonuç olarak, keten tohumunun dengeli bir beslenme planının parçası olarak doğru miktarlarda ve doğru formda tüketilmesi, genel sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratabiliyor. Uzmanlar, lif bazlı takviyelerin gıdalardan alınan lifle karıştırılmaması gerektiğini ve doğal kaynakların öncelikli tutulması gerektiğini hatırlatıyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Tarım
Yayın: 01 Kasım 2026 08:25 · Kaynak: rss.haberler.com