Parasız eğitim efsane mi oldu? Eğitim Sen'den Çarpıcı 2026 raporu
- Eğitim Sen, 2026-2027 eğitim yılının ekonomik kriz ve yapısal sorunların gölgesinde başladığını duyurdu
- Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Bolu Şube Başkanı Dilek Çakman, milyonlarca öğrenci ve eğitimcinin okullara döndüğü bu günlerde eğitimin ağır bir kriz yaşadığını vurgulayarak, "Okullar ders ziliyle değil, çözümsüzlükle açılıyor" uyarısında bulundu
Eğitim Sen, 2026-2027 eğitim yılının ekonomik kriz ve yapısal sorunların gölgesinde başladığını duyurdu. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Bolu Şube Başkanı Dilek Çakman, milyonlarca öğrenci ve eğitimcinin okullara döndüğü bu günlerde eğitimin ağır bir kriz yaşadığını vurgulayarak, "Okullar ders ziliyle değil, çözümsüzlükle açılıyor" uyarısında bulundu.
Yeni eğitim yılında velileri bekleyen en büyük zorlukların başında derinleşen ekonomik tablo geliyor. Eğitim Sen'in verilerine göre, kırtasiye, çanta, kıyafet ve ayakkabı gibi temel ihtiyaçlar göz önüne alındığında, bir öğrencinin okula başlama maliyeti eğitim kademesine göre ciddi oranlarda artmış durumda.
Maliyet tablosu şu şekilde şekilleniyor: Bu rakamlara servis, beslenme ve yardımcı kaynak giderleri dahil değil. Sadece Bolu ilinde okul servislerine yapılan yüzde 35'lik zamla birlikte en düşük servis ücretinin 4.260 TL'ye, en yüksek ücretin ise 6.810 TL'ye çıktığını belirten Çakman, eğitimin finansmanının giderek ailelerin üzerine yıkıldığını ifade etti.
Bu haberi kaçırmayın Bolu'da okul alışverişine sıkı denetim: On binlerce kırtasiye ürünü inceleme altında Devamını Oku "Kayıt parası alınmıyor" söylemi ve gerçekler Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) her yıl tekrarladığı "kayıt parası alınmayacak" açıklamalarının, okullara doğrudan bütçe ayrılmadığı sürece karşılıksız kaldığı belirtiliyor. Temizlik, güvenlik, bakım ve onarım gibi temel giderlerin merkezi bütçeden karşılanmaması, okul yönetimlerini velilerden "bağış" talep etmeye zorluyor.
Sendikaya göre bu durum, parasız ve kamusal eğitim hakkını fiilen ortadan kaldırıyor; öğrenciler okullarda bir öğün ücretsiz yemeğe ve temiz içme suyuna dahi erişemiyor. Öğretmenlerin gündemi: Yoksulluk ve baskı Çakman 'ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer başlık ise öğretmenlerin çalışma koşulları.
Çakman, eğitim emekçilerinin yoksulluk sınırının altında ücretlerle, norm kadro baskısı ve Öğretmenlik Mesleği Kanunu'nun yarattığı hiyerarşi altında çalıştığını vurguladı MEB'in yayımladığı son genelgedeki kılık-kıyafet ve önlük talimatlarını eleştiren Çakman, "Öğretmenin mesleki saygınlığı giydiği kıyafetle değil; ürettiği emek, mesleki özerklik ve insanca yaşayabileceği ücretle sağlanır" dedi. Ayrıca, norm kadro fazlası öğretmenlerin resen görevlendirilmesi ve alan değişikliğine zorlanması, çalışma güvencesine açık bir müdahale olarak nitelendiriliyor.
Müfredat tartışmaları sürüyor Bakanlığın 2026-2027 yılında kademeli olarak uygulamaya devam ettiği "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" de eleştirilerin hedefinde. Sendika, bu müfredatın bilimsel ve laik eğitimin temel ilkelerinden uzaklaştığını belirterek, eleştirel düşünce yerine belirli ideolojik kalıpları merkeze alan eğitim anlayışını kabul etmediklerini duyurdu.
Eğitim Sen'den acil çözüm çağrısı Sendika, sorunların çözümü için siyasi iktidara ve MEB'e şu talepleri yöneltti: Tüm eğitim emekçilerinin maaşları yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı, sözleşmeli/ücretli öğretmenlik uygulamalarına son verilerek kadrolu istihdam sağlanmalı. Tüm öğrencilere en az bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek, temiz içme suyu ve ücretsiz ulaşım imkanı sunulmalı.
Temel kırtasiye masrafları kamusal olarak karşılanmalı. Zorunlu bağış uygulamalarını bitirmek için her okula ihtiyacı oranında doğrudan bütçe verilmeli; temizlik ve güvenlik personeli kadrolu istihdam edilmeli.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim · Bölge: Bolu
Yayın: 13 Eylül 2026 13:37 · Kaynak: bolugundem.com