Gülhane’de İnme İçin Ortak Akıl: Erken Müdahale, Rehabilitasyon ve Yaşam Boyu Takip
- Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Külliyesi’nde düzenlenen Her Yönüyle İnme Sempozyumu, acil tedaviden rehabilitasyona uzanan bakım zincirini ele aldı
- Kemalettin Aydın, 455 akademisyenin katkısını vurguladı
İnme geçiren bir hastanın sağlık yolculuğu, ilk belirtilerin ortaya çıktığı anda başlıyor. Zamanında yapılan acil müdahale hayat kurtarırken, sonrasında uygulanan rehabilitasyon ve düzenli takip hastanın bağımsız bir yaşama dönebilmesinde belirleyici rol oynuyor.
Bu sürecin farklı aşamalarında görev alan uzmanlık alanlarını ortak bir bilimsel zeminde buluşturan “Her Yönüyle İnme Sempozyumu”, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Külliyesi’nde gerçekleştirildi.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) ile Ankara İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde, Gülhane Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emre Adıgüzel’in ev sahipliğinde düzenlenen sempozyum, 26 Ekim 2026 tarihinde Prof. Dr. Cevdet Erdöl Konferans Salonu’nda yapıldı.
“Akut Tedaviden Yaşam Boyu İzleme: Ankara İnme İzlem Süreçleri” temasıyla gerçekleştirilen programa SBÜ Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Eray Çınar, Ankara İl Sağlık Müdürü Uzm.
Dr. Ali Niyazi Kurtcebe, akademisyenler ve farklı sağlık disiplinlerinden uzmanlar katıldı.
29 Ekim Dünya İnme Günü öncesinde gerçekleştirilen bilimsel toplantıda, erken tanı ve müdahalenin yanı sıra inme sonrası rehabilitasyon hizmetleri, kurumlar arası koordinasyon ve yaşam boyu hasta takibi kapsamlı biçimde değerlendirildi.
REKTÖR AYDIN: SAĞLIK HİZMETLERİNİN HER AŞAMASINDA GÜÇLÜ AKADEMİK KADRO
Sempozyumda konuşan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemalettin Aydın, inme ile mücadelenin farklı uzmanlık alanlarının birlikte çalışmasını gerektiren kapsamlı bir sağlık hizmeti olduğunu vurguladı.
İnme hastasının acil sağlık ekipleriyle başlayan tedavi sürecinin radyoloji, nöroloji, beyin ve sinir cerrahisi ile fiziksel tıp ve rehabilitasyon gibi alanların katkısıyla devam ettiğini belirten Aydın, hastanın aile ve sosyal yaşamına yeniden katılmasına kadar uzanan bütün aşamaların etkin biçimde yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Sağlık Bilimleri Üniversitesinin akademik insan gücünün Türkiye'nin sağlık hizmetlerine sunduğu katkıyı rakamlarla ortaya koyan Rektör Aydın, üniversitede 122 nöroloji, 120 fiziksel tıp ve rehabilitasyon, 132 radyoloji ve 81 beyin ve sinir cerrahisi akademisyeninin bulunduğunu açıkladı.
Bu dört uzmanlık alanındaki toplam 455 akademisyenin, Sağlık Bakanlığına bağlı inme merkezlerinde ve eğitim ve araştırma hastanelerinde sunulan sağlık hizmetlerine katkıda bulunduğunu ifade etti.
Aydın, üniversitenin sahip olduğu bilimsel birikim ve insan kaynağının toplumun sağlık ihtiyaçlarına yönelik hizmetlerle buluşturulmasının önemine işaret etti.
İNME TEDAVİSİNDE ASIL HEDEF BAĞIMSIZ YAŞAMI KORUMAK
Rektör Prof. Dr. Kemalettin Aydın’ın konuşmasında öne çıkan temel konulardan biri, inme hastalarının tedavi sonrasındaki yaşam kalitesinin korunması oldu.
İnmenin yalnızca akut dönemde ortaya çıkan hayati bir sağlık sorunu olmadığını belirten Aydın, hastaların sonraki süreçte fiziksel, nörolojik ve sosyal yönden kapsamlı desteğe ihtiyaç duyabildiğini ifade etti.
İnme tedavisinde başarının yalnızca hastanın hayatta kalmasıyla değerlendirilmemesi gerekiyor. Bir insanın yeniden yürüyebilmesi, konuşabilmesi, günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ve mümkün olduğunca başkalarının bakımına bağımlı olmadan hayatını sürdürebilmesi de tedavinin önemli hedefleri arasında bulunuyor.
Aydın’ın değerlendirmeleri, inme hizmetlerinde acil müdahale kadar sonrasındaki bakımın da güçlü biçimde planlanması gerektiğini ortaya koydu.
Modern tıbbın sunduğu imkânlardan yararlanarak inmenin yol açabileceği komplikasyonları azaltmanın önemine işaret eden Aydın, tanı ve tedavi alanındaki bilimsel gelişmelerin sağlık hizmetlerine etkin biçimde yansıtılması gerektiğini vurguladı.
İlerleyen yaş, büyükşehir yaşamının getirdiği yükler ve stres gibi unsurlara da değinen Rektör Aydın, inme riskinin değişen yaşam koşullarıyla birlikte değerlendirilmesinin önemini dile getirdi.
Bu çerçevede üniversitelerin bilimsel araştırma, nitelikli uzman yetiştirme ve sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi yönündeki sorumluluklarının birbirini tamamladığı mesajı öne çıktı.
GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ DEKANI ADIGÜZEL’İN EV SAHİPLİĞİNDE
Gülhane Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emre Adıgüzel’in sempozyum başkanlığını üstlendiği bilimsel buluşma, inme tedavisinin farklı evrelerinde görev yapan sağlık profesyonellerinin bilgi ve deneyimlerini paylaşmasına imkân sağladı.
Nörolojik rehabilitasyon ve inme sonrası fonksiyonel iyileşme alanlarında akademik çalışmaları bulunan Prof. Dr. Adıgüzel’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyumda, erken müdahale ile uzun dönem bakım arasındaki süreklilik ön plana çıkarıldı.
Bilimsel program, hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinden damar açıcı tedavilere, erken rehabilitasyondan spastisite yönetimine ve yaşam boyu izleme kadar geniş bir kapsamda oluşturuldu.
Sempozyumun dikkat çeken yönlerinden biri de Ankara’daki mevcut inme hizmetlerinin yalnızca kapasite bakımından değil, hastaların bir sağlık kuruluşundan diğerine geçişleri ve tedavi sonrası takiplerinin sürekliliği açısından değerlendirilmesi oldu.
İLK 90 DAKİKA NEDEN ÖNEMLİ?
Sempozyumda konuşan Ankara İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ali Niyazi Kurtcebe, inmenin dünyada ve Türkiye’de önemli ölüm ve engellilik nedenleri arasında bulunduğunu belirterek erken müdahalenin kritik önemine dikkat çekti.
İlk 90 dakika içerisinde uygun tedaviye ulaşabilen hastalarda daha olumlu sonuçlar elde edilebildiğini ifade eden Kurtcebe, müdahalede yaşanan gecikmelerin ölüm ve kalıcı engellilik riskini artırabileceğini söyledi.
İnme tedavisinde zamanın belirleyici önem taşıdığı bilinse de ilk 90 dakika, tedavinin kesin olarak sona erdiği bir sınır anlamına gelmiyor.
Güncel klinik rehberlere göre damar tıkanıklığına bağlı inmelerde uygun hastalara ilk 4,5 saat içerisinde damar açıcı ilaç tedavisi uygulanabiliyor. Bazı hastalarda ileri görüntüleme bulgularına göre daha geç dönemlerde de tedavi seçenekleri değerlendirilebiliyor.
Belirli büyük damar tıkanıklıklarında ise uygun hastalara 24 saate kadar mekanik pıhtı çıkarma işlemi yapılabiliyor.
Bununla birlikte erken başvuru, uygun tedaviye zamanında ulaşma olasılığını artırıyor.
ANKARA’DA 7 İNME MERKEZİ HİZMET VERİYOR
Ankara’daki inme hizmetlerinin örgütlenmesine ilişkin bilgi veren İl Sağlık Müdürü Kurtcebe, kentte 7 inme merkezinin bulunduğunu açıkladı.
İnme hastasının evinden alınması, uygun sağlık kuruluşuna ulaştırılması, akut tedavisinin gerçekleştirilmesi ve rehabilitasyon hizmetlerine erişmesi süreçlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Kurtcebe’nin açıklamaları, inme merkezlerinin sayısı kadar bu merkezlerin acil sağlık hizmetleri ve rehabilitasyon birimleriyle koordinasyonunun da önem taşıdığını ortaya koydu.
ACİL SAĞLIK HİZMETLERİNDE ERKEN TANI VE DOĞRU YÖNLENDİRME
Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Eray Çınar da inme şüphesi taşıyan hastaların doğru değerlendirilmesi ve uygun merkeze hızla ulaştırılmasının tedavi başarısındaki rolüne dikkat çekti.
Çınar, 2019 yılında başlatılan çalışmalar kapsamında hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde görevli personele inme belirtilerinin tanınması, hastaların değerlendirilmesi ve doğru merkezlere yönlendirilmesi konularında eğitimler verildiğini anlattı.
Bu eğitimlerin sürdüğünü belirten Çınar, bilimsel toplantıların ve sağlık profesyonelleri arasındaki bilgi paylaşımının sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine katkıda bulunduğunu ifade etti.
AKUT TEDAVİDEN REHABİLİTASYONA BİLİMSEL OTURUMLAR
Sempozyumun ilk bilimsel oturumu, SBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ali Gülçelik ile Doç. Dr. Eray Çınar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi.
“Akut İskemik İnmede Tanı ve Reperfüzyon Stratejileri” başlıklı oturumda hastane öncesi hasta değerlendirmesi, akut iskemik inmede pıhtı eritici tedaviler, hasta seçimi ve damar içi girişimsel yöntemler ele alındı.
İkinci oturum, inme sonrası fonksiyonel iyileşme ve yaşam boyu izleme ayrıldı. Erken rehabilitasyonun zamanlaması, rehabilitasyon ihtiyacının belirlenmesi, spastisite yönetimi ve nörolojik takip konuları değerlendirildi.
Üçüncü oturumda ise Ankara’daki kamu sağlık tesislerinin inme rehabilitasyonu kapasitesi, hasta yükü, hizmet dağılımı ve kurumlar arası entegrasyon üzerinde duruldu.
Programın son bölümünde “Bir İnme Hastasının Ankara Yolculuğu: Mevcut Durumdan Entegre Bakım Modeline” başlıklı tartışma oturumu gerçekleştirildi.
Bu oturumda hastanın akut tedaviye erişiminden rehabilitasyon hizmetlerine yönlendirilmesine, kurumsal geçişlerden uzun dönem izleme kadar uzanan bakım zincirinin geliştirilmesine yönelik yaklaşımlar ele alındı.
İNME HASTALARININ TAKİBİNDE ORTAK BAKIM MODELİ
İnme hastalarının sağlık hizmetlerine erişiminde karşılaşabildiği güçlüklerin azaltılması, akut tedaviden rehabilitasyona geçişin etkin biçimde planlanması ve farklı sağlık kuruluşları arasında bilgi paylaşımının güçlendirilmesi, bütünleşik bakım yaklaşımının temel unsurları arasında değerlendirildi.
İnme sonrası rehabilitasyonun gecikmeden, hastanın tıbbi durumu ve bireysel ihtiyaçları doğrultusunda planlanması; hareket, konuşma, denge ve günlük yaşam becerilerinin yeniden kazanılmasını destekleyebiliyor.
Uzun dönem takipte ise tekrarlayan inme riskinin azaltılması, eşlik eden hastalıkların kontrolü, fiziksel işlevlerin korunması ve hastanın sosyal yaşama katılımının desteklenmesi önem taşıyor.
GÜLHANE’DEN İNME İLE MÜCADELEDE BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Külliyesi’nde düzenlenen “Her Yönüyle İnme Sempozyumu”, inme ile mücadelenin birbirinden bağımsız tıbbi müdahalelerden değil, süreklilik gerektiren bir sağlık hizmetleri zincirinden oluştuğuna dikkat çekti.
Rektör Prof. Dr. Kemalettin Aydın’ın akademik insan gücü ve sağlık hizmetlerinin bütüncül yönetimine ilişkin değerlendirmeleri, Gülhane Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emre Adıgüzel’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen bilimsel programın öne çıkan mesajları arasında yer aldı.
Acil müdahaleden rehabilitasyona, hastane hizmetlerinden evde ve toplum içinde sürdürülen yaşama kadar uzanan bu yaklaşım, inme ile mücadelede temel hedefin yalnızca hayat kurtarmak değil, hastaların mümkün olan en yüksek yaşam kalitesine ulaşmalarını sağlamak olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık
Yayın: 26 Ekim 2026 18:01 · Kaynak: tibbiyebulteni.com