Ümraniye'de asistan doktor 9 ayda 50, hemşire 1 yılda 30 kilo verdi! İkisi de aynı hastanenin obezite polikliniğinde tedavi gördü
- Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan asistan doktor Ezgi Renkli Çelik ile hemşire Yasemin Özer, hastanenin obezite polikliniğinde hekim gözetiminde tedavi gördü
Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde fazla kilo nedeniyle tedavi gören asistan doktor Ezgi Renkli Çelik, 9 ayda 50 kilo, hemşire Yasemin Özer ise 1 yılda 30 kilo verdi. Hastanenin İç Hastalıkları Kliniğinde asistan doktor olarak görev yapan Çelik ile aynı kurumda hemşire olarak çalışan Özer, fazla kilo sorunları nedeniyle Dahiliye-Obezite Polikliniğine başvurarak hekim gözetiminde tedaviye başladı.
Medikal tedavisi tamamlanan Özer, spor ve diyet programına devam ederken Çelik'in tedavisi ise sürüyor. Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye-Obezite Polikliniğinden Uzm. Dr. Gözde Özsoy Şen, fazla kilonun 21. yüzyılın önemli sağlık sorunları arasında yer aldığını belirtti.
ASİSTAN DOKTOR 150 KİLOYA KADAR ÇIKMIŞ Dr. Ezgi Renkli Çelik, çocukluktan bu yana yaşadığı kilo sorunu nedeniyle polikliniğe başvurduğunu belirtti. Çelik, "Yaklaşık 150 kilograma kadar çıktığım bir süreç yaşadım. Gözde Hanım'la devam ettiğimiz süreçte 50 kilo verdim.
Bu süreci diyet, spor ve medikal tedaviyle yürüttük." dedi. Tedavi sürecinin devam ettiğini ve hedef kilosuna ulaştıktan sonra da takibini sürdürmek istediğini aktaran Çelik, aylık kontrollerin yanı sıra doktorunun motivasyon desteği, medikal tedavi, diyet ve sporun kilo verme sürecine katkı sağladığını dile getirdi.
Doktoruyla 74 kilo hedefi belirlediklerini ifade eden Çelik, takipler sonucunda ideal kilosunun netleşeceğini ve kilo verme sürecinin ardından da kontrollerine devam edeceğini söyledi. Dr. Ezgi Renkli Çelik'in daha önce spor ve diyet yöntemlerini denediğini belirten Şen, vücut kitle indeksinin 40-50 aralığında olması nedeniyle tedavi sürecine medikal yöntemi de eklediklerini kaydetti.
Şen, 9 ayda 50 kilo veren Çelik'in tedavisinin sürdüğünü belirterek, 2023'te hizmete açılan Dahiliye-Obezite Polikliniği'nde bugüne kadar binlerce hastanın tedavi edildiğini söyledi. HEMŞİRE GECE AÇLIK ATAKLARI YAŞIYORDU Hemşire Yasemin Özer de ergenlik yıllarından bu yana kronik hastalığı nedeniyle kilo sorunu yaşadığını belirtti.
Zaman zaman diyet ve spor yapmasına rağmen kilo veremediğini ifade eden Özer, obezite polikliniğinin açılmasının ardından doktora başvurmaya karar verdiğini aktardı. Özer, doktorunun ilk olarak kan tahlillerini yaptığını, sonuçlarda insülin direncinin arttığının görülmesi üzerine kendisini diyetisyene yönlendirdiğini söyledi.
Diyet ve spor programına yeniden başladığını ancak yeterli kilo verememesi üzerine medikal tedaviye geçtiğini anlatan Özer, tedavi sürecinde 80 kilodan 50 kiloya gerilediğini kaydetti. Özer, medikal tedavisinin tamamlanmasıyla hedef kilosuna ulaştığını, spor ve diyet programına devam ettiğini aktararak, "Hedef kiloma ulaştıktan sonra diyetimin kalori miktarı ve içeriği değişti.
Egzersizi de hayatımın bir parçası haline getirmeye çalışıyorum. Bir yere gideceksem yürümeyi tercih ediyorum. Asansör kullanmamaya, merdiven çıkmaya gayret ediyorum. Bu süreçte daha önce hayatıma dahil edemediğim sağlıklı beslenme ve egzersizleri kazandığımı düşünüyorum.
Hayatıma sağlıklı şekilde devam ediyorum." diye konuştu. Hemşire Özer'in de fazla kilo nedeniyle polikliniğe başvurduğunu aktaran Şen, hastanın yeterli spor ve diyete rağmen kilo veremediğini ve özellikle geceleri açlık atakları yaşadığını anlattı.
Şen, hastayı bir süre spor ve diyet programıyla takip ettiklerini, yeterli kalori kısıtlamasına ve fiziksel aktiviteye rağmen kilo verememesi ve insülin direncinin ilerlemesi üzerine medikal tedaviye başladıklarını kaydetti. Şen, 152 santimetre boyundaki Özer'in bir yılda 80 kilodan 50 kiloya gerilediğini belirtti.
Özer'in düzenli spor yaparak diyetine uyduğunu aktaran Şen, medikal tedavisinin sona erdiğini ve sporla diyete devam ettiğini anlattı. MEDİKAL TEDAVİDE HANGİ İLAÇLAR KULLANILIYOR? Vücut kitle indeksinin boy ve kilo üzerinden hesaplandığını ve hekimler için oldukça basit ve pratik bir yöntem olduğunu aktaran Şen, obeziteye bakış açılarının son dönemde derinleştiğini dile getirdi.
Şen, söz konusu tedavinin multidisipliner yaklaşımla mümkün olduğunu ifade etti. Fazla kilo değerlendirmesinde hastalarda yalnızca vücut kitle indeksine bakılmadığını belirten Şen, bel çevresi, kas ve yağ kütleleriyle metabolik parametreleri de incelediklerini kaydetti.
Fazla kilonun tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıklara neden olabildiğini belirten Şen, genetik yatkınlıklar, hormonal bozukluklar ve hareketsiz yaşam tarzının da kilo artışında etkili olabildiğini kaydetti. Şen, hastaların değerlendirilmesinin ardından spor ve diyet programlarına uyumlarını dikkate aldıklarını, uygun görülen durumlarda ise medikal tedavi yöntemlerini uygulayabildiklerini belirtti.
Tedavide spor, diyet ve medikal yöntemlerin ön planda olduğunun altını çizen Şen, "Verilen kilonun miktarı kadar niteliği de önemli. Hastalarımız genellikle spor ve diyet programlarına uyum sağlayamadıkları veya bunları uygulamalarına rağmen kilo veremedikleri için bize başvuruyor.
Bazı hastalarımızda özellikle akşam saatlerinde açlık atakları görülebiliyor, genç yaş grubunda fazla kiloya sık rastlayabiliyoruz." dedi. Şen, fiziksel hareketsizlik ve dengesiz beslenmenin fazla kilo artışında etkili olabildiğini, bu kişilerde altta yatan hastalıkların da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Medikal tedavide, hastaların klinik durumlarına göre hekim kontrolünde metformin ve GLP-1 reseptör agonistleri gibi farklı ilaçların kullanılabildiğini belirten Şen, şunları kaydetti: "Bu tedaviler, hastaların metabolik durumları ve bireysel ihtiyaçları göz önünde bulundurularak beslenme düzenlemesi ve fiziksel aktiviteyle birlikte uygulanmaktadır. Halk arasında'zayıflama iğnesi' olarak bilinen inkretin temelli tedaviler, iştahı azaltarak ve tokluk hissini artırarak kilo kontrolüne yardımcı olan ilaçlardır.
Bu tedaviler uygun hastalarda hekim kontrolünde, genellikle cilt altı enjeksiyon şeklinde uygulanmaktadır. Ağızdan kullanılan metformin ise özellikle insülin direnci ve kan şekeri metabolizmasının düzenlenmesinde kullanılan bir ilaçtır.
Hastalarımızda bu tedaviler, bireysel metabolik özellikleri ve eşlik eden hastalıkları değerlendirilerek beslenme düzenlemesi ve fiziksel aktiviteyle birlikte planlanmaktadır."
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık · Bölge: İstanbul/ümraniye
Yayın: 31 Ekim 2026 11:10 · Kaynak: rss.haberler.com