Habermetrik
← Ana Sayfa
05 Kasım 2026 11:11
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

CHP Sözcüsü Müslim Sarı: Her genel başkan cumhurbaşkanı adayıdır

CHP Sözcüsü Müslim Sarı: Her genel başkan cumhurbaşkanı adayıdır
Görsel kaynağı: babaocagi.com.tr
⏱️ 10 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • CHP Sözcüsü Müslim Sarı, partisinin cumhurbaşkanı adayı konusunda, “'Her genel başkan doğal olarak cumhurbaşkanı adayıdır' diyeceğiz
  • Ama adayın da cumhurbaşkanı adayı olmasını istemesi lazım

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen "Anadolu Sohbetleri" programına katıldı. Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sarı, emekli ve asgari ücrete dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Yılbaşında bir emekli zammı ya da genel olarak asgari ücret zammı söz konusu olacaksa, en düşük emekli maaşının bir kere 40 bin liranın üzerine çıkartılması birinci tercihimiz, önceliğimiz. Bu yüzde 70 zam demek. Diğer emekli maaşlarının da buna paralel biçimde arttırılmasını biz doğru buluyoruz.

Asgari ücretin de ortalama emekli maaşının en az yüzde 30 üzerinde olması gerekir. Çünkü normal koşullarda asgari ücrette 1 kişi işe gider, çalışır, çalışabilmek için harcamalar yapar. Dolayısıyla her ülkede, dünyanın bütün ülkelerinde çalışanların ücretleri emeklinin ücretlerinden yüksektir.

Dolayısıyla biz bu seviyeye çektiğimiz emekli ücretlerin üzerine, bunun en az yüzde 30 üzerinde de bir asgari ücretin 1 Ocak itibarıyla olması gerektiğini düşünüyoruz. O da 50 bin liranın üzerinde bir asgari ücret anlamına geliyor.”

“BU AYRIMI BİR PARTİ İÇİ SİYASAL MÜCADELE OLARAK GÖRÜYORDUM”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in “CHP’de dost yönetim olmalı” açıklamasına ilişkin Sarı, şöyle konuştu:

“Biz Cumhuriyet Halk Partisi'nin önceki dönem seçilmişleri olarak kendi neden olmadığımız bir sürecin yönetmek durumuyla karşı karşıya kalmış bir ekibiz. Dolayısıyla bu bir hukuki zorunluluktu ve bu hukuki zorunluluğu yerine getirmek üzere parti içinde bulunduğu cendereden çıkartmaya çalıştık.

Biz sürecin içinde de hep arkadaşlarımıza şunu önerdik: Yani böyle bir hukuki zorunluluk ortaya çıktı. Olağanüstü kurultay yapma şansımız yok. Hadi ama gelin en azından olağan kongreleri yapalım. Hiç kimsenin bir yere gitmesine gerek yok.

Bu bir siyasal ayrışma değildir çünkü siyaseten farklı fikirlerde olan arkadaşlar değiliz. Yani bu ayrımı ben en nihayetinde yapay bir ayrım olarak, bir parti içi siyasal mücadele olarak görüyordum.

“BU AYRIM BİR POLİTİK AYRIM, İDEOLOJİK AYRIM DEĞİLDİR”

Yine bir Özgür Bey mesela'bizim arkamızda yüzde 90 halk desteği var' diyordu o günlerde. Biz de o zaman diyorduk ya'yüzde 90 halk desteği varsa kongreleri yapalım yine siz seçilirsiniz'.' Neticede bu kadar güçlü desteği delege görmezden gelemez.

Ve delege sizi yeniden iktidara getirecektir. O yüzden ayrışmaya gitmeye gerek yok. Biz eylül ayı içerisinde bir takvim ilan edeceğimizi ve bu takvim çerçevesinde de kısa bir sürede kurultayımızı, kongrelerimizi yapacağımızı söylemiştik.

Nitekim o takvimi de ilan ettik. Ama arkadaşlarımız partide kalmayı tercih etmediler. Başka bir parti kurmayı tercih ettiler. Kendilerine göre de gerekçeler ürettiler. Ama bu gerekçelerin hiçbir rasyonalitesi yok bence kanımca.

Çünkü bu ayrım bir politik ayrım, ideolojik ayrım değildir. Bu ayrım bir bireysel ayrımdır. Ve bu bireysel ayrıımı partiyi bölme noktasına kadar götürmenin kimseye bir faydası yoktur.”

Sarı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Vekilliği seçimi durumunda CHP’nin nasıl bir tutumda olacağını ise şöyle anlattı:

“İBB farklı bir durum. Orada şöyle bir durum var: Biz siyasal aidiyet meselesinin önemli olduğunu her seferinde söyledik. Yani bir parti içinde siyaset yapılıyorsa o partinin kurallarına, iş eylemlerine, tüzüğüne ve programına uygun biçimde siyaset yapılmalıdır.

Bir parti üyesi olup da başka bir parti için çalışmak mümkün değildir. Bunu sadece bir siyasal parti için söylemiyorum. Her kurum için bu böyledir. Dolayısıyla her kurum açısından siyasal aidiyet, kurumsal aidiyet önemlidir.

Biz İstanbul'da siyasal bir ayrışmanın sebebi olmamak için bugüne kadar bu tartışmaları ya da bu durumu biraz sineye çektik. Yani aslında bu en başından beri bizim pozisyon almamız gereken bir konuydu. Ancak biz bunu sürdürdük.

Çünkü biz İstanbul'da hassas bir durumun olduğunu biliyoruz. Yani İstanbul'da belediyemizdeki denge açısından baktığımızda Cumhur İttifakı'yla muhalefet bloku daha doğrusu bizim açımızdan artık İstanbul için iktidar ama Türkiye için muhalefet bloku dediğimiz blokun yani CHP, YENİ Parti, işte DEM bunların arasındaki farkın artık dengelenme noktasına geldiğini görüyoruz.

Ve bir muhtemel İstanbul seçiminde, bir başkan vekili ya da bir başkanlık seçiminde sıkıntılı bir tabloyla karşı karşıya kalabilme ihtimalimizin olduğunu da görüyoruz. O yüzden de bu ayrışma meselesini şimdiye kadar onun tarafı olmamak için biraz durdurmuştuk açıkçası.

“AYRIŞAN BİZ DEĞİLİZ, AYRIŞAN ONLAR”

Ancak şimdi istifalar başladı İBB'de, Büyükşehir Meclisi'nde, ilçe meclislerinde. Arkadaşlarımız artık CHP içinde siyaset yapmayıp kendi partilerine doğru siyasal yolculuklara çıktılar. Ve onların kendi tercihleridir bir defa.

Her şeyden önce onu söyleyeyim. Ayrışan biz değiliz, ayrışan onlar. Ama biz bütün bunlara rağmen olası bir İstanbul seçiminde Cumhur İttifakı'na İstanbul'u kaptırmamak için bir iş birliği yapmaya hazır olduğumuzu her zaman söylüyoruz.

“TABİİ Kİ NURİ BAŞKAN iLE GÖRÜŞÜYORUZ. BU GİTTİĞİMDE DE GÖRÜŞECEĞİM”

Ben hafta sonu İstanbul'da olacağım. Cuma günü CHP'nin belediye başkanlarıyla ve belediye başkan vekilleriyle bir araya gelip bir durum değerlendirmesi yapacağız. Cumartesi günü 1'inci, 2'nci ve 3'üncü bölgedeki bütün ilçe başkanlarımızla belediye meclis üyelerimizi toplantıya çağırdık.

Onlarla toplantı yapacağız, uzun uzun konuşacağız gün boyu. Pazar günü Büyükşehir Meclis üyelerimizle toplantı yapacağız. Pazartesi günü de biliyorsunuz grup seçimlerimiz var. Artık iki ayrı grup olduğumuza göre grup başkan vekili ya da grup yönetim seçimleri var.

Bunları organize edeceğiz. Tabii ki Nuri Başkan'la görüşüyoruz. Bu gittiğimde de görüşeceğim. O bir yol haritası konusunu kendisiyle de değerlendireceğiz hep beraber. Dolayısıyla bu aidiyet meselesi de bence bu kasım ayı içinde İstanbul bakımından çözülmüş olacaktır.”

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekilliği seçimi sürecini anlatan Sarı, şunları söyledi:

“Biz Belediyeler Birliği seçiminde arkadaşlar Ahmet Akın'ı Belediyeler Birliği adayı olarak göstermek istedik. Bizim adayımız Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın'dı. Daha sonra bunu yeni partili mevkidaşımla paylaştım, Sayın Yaşar Tüzün'le.

Yaşar Tüzün de bunu Sayın Özgür Özel'le paylaşacağını söyledi. Sonra Özgür Bey'le görüşmüş. Demiş ki Özgür Bey,'hayır biz Ahmet Bey'i kabul edemeyiz'. Çünkü Ahmet Bey bu ayrışma sürecinde net pozisyon aldı. Yani CHP'den yana net pozisyon aldı.

Dolayısıyla kendisi bizim adayımız olamaz. Biz oy veremeyiz' dedi. Peki ne yapalım o zaman dediğimizde. Yaşar Bey dedi ki'biz encümenin içinden bir aday seçelim. Çünkü aslında başkan seçmiyoruz. Başkan vekili seçiyoruz. Dolayısıyla encümenin içinden bir aday seçmek mantıklıdır.' Olur dedik biz de.

Peki kimi seçelim dedik. Kendileri önerdiler bize Abdurrahman Bey'i. Dediler ki'Abdurrahman Bey olsun. Hem sizin üyenizdir hem encümendir'. Olur dedik bizim açımızdan da özellikle DEM oyları bakımından da önemlidir. Deprem şehridir.

Dolayısıyla burada bir mağduriyet de var. Ve bugüne kadar hep Büyükşehir Belediye Başkanları oldu. Bir il başkanı olsun. Tamam dedik biz kabul ettik. İlettik kendilerine bunu kabul ettiğimizi. Hatta ben o sırada Mersin'de çağrıda bulundum.

Hatta Abdurrahman Bey'i çağırıp Mersin'de adayı ilan etmek istedik. Cumhuriyet Halk Partisi ve yeni partinin destekleyeceği adayı.

Ancak daha sonra'bekleyelim' dediler bir iki gün. Sonra biliyorsunuz hepinizin takip ettiği gibi Zeynel Bey, Parti Sözcüsü YENİ Parti'nin'Bizim herhangi bir iş birliği yapmamız söz konusu değildir butlan yönetimiyle' dedi.'Kendilerine meşruiyet arıyorlar bizimle iş birliği yaparak' dedi.

Sonra bir akşam bir televizyon programında da kendi adaylarını çıkartacaklarını söylediler. Ertesi gün de Ayşe Hanım'ı çıkarttılar. Biz de Ayşe Hanım'ı destekledik. Yani neticede Cumhuriyet Halk Partisi bir kadın belediye başkanı önemlidir.

Yani ilk defa Belediyeler Birliği Başkanı bir kadın belediye başkanı olsun. CHP'ye uzak bir belediye başkanı değildir. CHP listelerinden seçilmiş bir belediye başkanıdır. Ve Cumhur İttifakı'na Belediyeler Birliği geçmesin diye 260 delegemize rağmen, yeni partinin 130 delegesine rağmen biz fedakarlık yaparak kendilerini destekledik. Ondan sonra da dediler ki'ya siz bunu diyorsunuz ama gelip oy kullanmayacaksınız.'

Biz tam kadro gidip oy kullandık orada. Ayşe Hanım da teşekkür etti bize. Beni aradı,'destekleriniz, katkılarınız için teşekkür ederiz' dedi. Sonra Özgür Bey çıktı, televizyonda dedi ki'biz kimseyle iş birliği yapmadık. 130 tane delegeyle geldik, Belediyeler Birliği'ni aldık' dedi.

Bütün bu şeyleri yok sayarak. Şimdi Abdurrahman Bey'le ilgili olan kısmı şu asıl. Abdurrahman Bey'e YENİ Partili arkadaşlarımızı arıyorlar. Ve diyorlar ki'biz seni destekleriz ama CHP'den istifa edeceksin. Bağımsız kalacaksın, istifa edeceksin.

İstifa ettiğin koşulda biz ancak seni destekleyebiliriz.' Abdurrahman Bey de'ben bunu doğru bir teklif olarak görmüyorum. Siyaseten de doğru bulmuyorum. Ve bu önerinizi kabul etmiyorum. Belediyeler Birliği Başkanı olmak yerine CHP'de ona rağmen CHP'de kalmayı tercih ediyorum' dedi. Dolayısıyla kendisinin siyasal aidiyeti konusunda bizim şu an için bir şüphemiz yoktur.”

“'BENİM ADAYIM CHP'NİN GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL'DİR' DEMİŞTİM”

Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda da konuşan Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“YENİ Parti’de siyaset yapan arkadaşlarımızın kahir ekseriyeti, en başından beri Ekrem Bey'in cumhurbaşkanı adayı olması gerektiğini söylediler. Ekrem Bey'in Cumhurbaşkanı adaylığı gündeme geldiğinde biz Parti Meclisi'nde o zaman da kaygılarımızı söylemiştik.

Yani bunun çok erken olduğunu, zamansız olduğunu, olağan normal koşullarda bu sistemde genel başkanların doğal Cumhurbaşkanı adayı olduğunu. Hatta ben o gün Parti Meclisi'nde şunu söylemiştim.'Benim adayım Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanı Özgür Özel'dir.'

Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanı doğal cumhurbaşkanı adayıdır. Çünkü biz sembolik bir cumhurbaşkanı seçmiyoruz. Biz icranın başını seçiyoruz. İcranın başını seçtiğimiz için de bir genel başkan orada dururken bir belediye başkanının aday yapılmasının doğru olmadığını, sürdürülebilir olmadığını 3 sene öncesinden, 4 sene öncesinden aynı zamanda sürdürülebilir de olmadığını, mesela seçime yakın bir zaman kalmış olsaydı bu tartışılabilir, konuşulabilirdi.

O zaman da söyledim.'Benim Cumhurbaşkanı adayım sizsiniz Sayın Özel' dedim. Ama o arkadaşlarımız kahir ekseriyette bu yönde karar verdiler. O zaman Parti Meclisi'nden de öyle bir karar çıktı. Sonra da biliyorsunuz ön seçim de yapıldı. Üyeler de geldi oy kullandı.

Şimdi Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı bilebildiğim kadarıyla, aday adaylığı daha doğrusu resmi aday değil, bilebildiğim kadarıyla devam ediyor. Yani şu anda kesinleşmiş bir cezası yok. Yani diploma ile ilgili konu netleşmiş değil, kesinleşmiş değil.

Dolayısıyla yargılandığı davalardan kesinleşmiş bir ceza almış değil. Yani mesela bu hafta sonu bir Cumhurbaşkanlığı seçimi olsa, İmamoğlu'nun aday olmasının önünde bir engel yok. Dolayısıyla yani bu arkadaşlarımızın hepsi İmamoğlu'nun adaylığını bu kadar canı gönülden isterken, başka bir seçenek arıyor olmaları da ne kadar siyaseten etiktir, o da ayrı bir tartışma.”

CHP’nin Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunu henüz konuşmadığını söyleyen Sarı, şu ifadeleri kullandı:

“Partinin yetkili organlarında bu noktada bir pozisyon oluşmuş değil, değerlendirme yapılmış değil, gündem oluşmuş değil. Ama bunlar önümüzdeki günlerde yavaş yavaş konuşacağımız konular arasında. Yani bizim tabii bir yandan ülke gündemine dair tartışmalar, bir yandan da bu kurultay kongre süreçleriyle ilgili meseleleri şu anda önceliklendirip, bir an önce bu tartışmaları sona erdirecek mekanizmalar üzerinde duruyoruz.

Ama işte artık böyle yılbaşından sonra yavaş yavaş bu meseleler gündeme gelir. Ama hani bizim böyle üzerinde konuştuğumuz, tartıştığımız,'şu olsun bu olsun' dediğimiz bir şeyimiz yok henüz.

O gün gündeme geldiğinde bu ilkeyi devam ettirmek için, yani'her genel başkan doğal olarak cumhurbaşkanı adayıdır' diyeceğiz. Ama adayın da cumhurbaşkanı adayı olmasını istemesi lazım. Yani Sayın Genel Başkan bu konuyla ilgili bir irade beyanı da bulundu.

Yani aday olmayacağını, cumhurbaşkanı adayı olmayacağını söyledi. Dolayısıyla böyle bir irade beyanı varken ortada biz yine kendi fikrimizi söyleriz ama neticede bir başka aday arayışı içinde olacağız. Ama ilke budur. Yani bu sistemde böyle olmalıdır.

Çünkü icranın başını seçeceğiz birini. Dolayısıyla o kişinin de şimdi siyasal parti liderleri, siyasal partiler iktidara gelmek için kuruluyor, iktidar mücadelesi yapmak için kuruluyor. Sonuçta onların liderinin de cumhurbaşkanı adayı olması gerekir normal koşullarda. Ama çok var daha oralara.”

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: babaocagi.com.tr
Haber metni ve görseller babaocagi.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 05 Kasım 2026 11:11 · Kaynak: babaocagi.com.tr
Kaynağı Oku ↗