İzmir’de 110 lezzet durağı, ziyaretçileri kentin mutfağıyla buluşturdu
- Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin İzmir ayağında belirlenen 110 Lezzet Noktası, ziyaretçilere boyozdan söğüşe, zeytinyağlı yemeklerden sütlü tatlılara uzanan kent mutfağını tanıttı
Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin İzmir durağında, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yürütülen Lezzet Noktası Projesi kapsamında 110 adres belirlendi. Ziyaretçiler bu işletmelerde kente özgü yemekleri yerinde deneyimlerken İzmir’in gastronomi kültürü, sokak lezzetlerinden zeytinyağlılara ve sütlü tatlılara uzanan örneklerle tanıtıldı.
Festival programında Michelin yıldızlı Şef Osman Sezener, Michelin Rehberi’nde yer alan Şef Ahmet Güzelyağdöken ve gastronomi yazarı Müge Akgün ev sahipliği yaptı. Programın konukları arasında Michelin yıldızlı şefler Atilla Heilbronn, Osman Serdaroğlu, Ozan Kumbasar ve Aret Sahakyan; Michelin Rehberi’nde yer alan şefler Çiğdem Seferoğlu, Sinem Özler, Erkan Özdemir ve Birkan Erköylü ile şefler Sinem Çapraz ve Sinan Karaahmet de yer aldı.
Girişimci Teoman Hünal, yemek kültürü ve tarihçisi Prof. Özge Samancı, diyetisyen Hatice Nur Ege, yemek fotoğrafçısı Aydan Üstkanat, yemek kültürü araştırmacısı Gamze İneceli, yemek kültürü yazarı Aylin Öney Tan ve gazeteci Zeynep Aktaş da gastronomi rotalarında İzmir mutfağını keşfetti.
BOYOZDAN ZEYTİNYAĞLILARAMichelin Rehberi’nde yer alan Şef Ahmet Güzelyağdöken, kente ilk kez gelenlere keşfe kahvaltıyla başlamalarını önerdi. Zeynel Ergin Fırını’nda nohut mayasıyla hazırlanan kumruyu, Dostlar Boyoz Fırını’nda ise boyozu öne çıkardı.
Boyozun yanında haşlanmış yumurta ve kavun çekirdeğinden yapılan hübye içeceğinin tadılabileceğini, kahvaltıdan sonra da İzmir söğüşünün denenebileceğini belirtti. Güzelyağdöken’e göre İzmir mutfağı sokak lezzetleriyle sınırlı değil; zeytinyağlı yemekler de kent kültürünün önemli unsurlarından.
Göç ve mübadele kültürünün izlerini taşıyan mutfakta zeytinyağının yanı sıra enginar, şevketi bostan ve arapsaçı öne çıkıyor. Urla enginarı ve sakız enginarıyla hazırlanan yemekler Ege mutfağının karakteristik tatları arasında bulunuyor.
Şambali ve kazandibinin yanı sıra çıtır lokmanın da İzmir’in tatlı kültüründe özel bir yeri olduğunu ifade etti. Gastronomi programına katılan diyetisyen Hatice Nur Ege, zeytinyağlı yemeklerin, mevsimlik otların ve doğal ürünlerin Ege mutfağının temelini oluşturduğunu söyledi.
Şevketi bostan, cibes otu, turp otu ve enginarı denenmesi gereken lezzetler arasında saydı. Zeytinyağının mutfaktaki belirleyici rolüne değinen Ege, doğru beslenmede miktarın yanında tüketim alışkanlıkları ve öğün düzeninin de önem taşıdığını vurguladı.
Ege, boyoz, gevrek ve Şambali gibi İzmir’in sevilen tatlarının dengeli beslenme anlayışı içinde tüketilebileceğini belirtti. Yerel lezzetleri tanımanın ve mevsiminde yetişen ürünlerden yararlanmanın önemine değindi. Meşhur söğüşün geç saatler yerine gündüz veya akşam öğünlerinde tercih edilebileceğini söyleyen Ege, İzmir mutfağını sağlık ve lezzeti bir araya getiren birikim olarak değerlendirdi.
USTALIK VE YEREL TARİFLERKokoreç Baki Usta’nın ikinci kuşak işletmecisi Volkan Çolak, ailelerinin mesleğe 1982 yılında seyyar tezgâhla başladığını, bugün işletmelerinde sürdürdüklerini anlattı. Temel prensiplerinin taze, temiz ve günlük ürün kullanımı olduğunu belirten Çolak, kokoreçte süt kuzusunu tercih ettiklerini söyledi.
İzmir’e gelenlere kokorecin yanı sıra kahvaltıda boyoz ve gevrek, farklı bir öğünde ise kelle söğüş önerdi. Lezzet Noktası Projesi’yle kenti tanımayan ziyaretçilerin yöresel yemekler sunan işletmelere daha kolay ulaşabileceğini ifade etti.
Süt Çiçeği Süt Tatlıları’nın ikinci kuşak temsilcisi Egemen Altuner, babasının butik ölçekte başlattığı üretime 2016 yılında katıldığını ve birlikte çalışarak işletmeyi bugünkü yapısına kavuşturduklarını söyledi. İşletmede en çok tercih edilen ürünlerin sade ve bademli kazandibi olduğunu belirten Altuner, kaliteli malzeme kullanmayı ve lezzetten ödün vermemeyi temel prensip olarak benimsediklerini aktardı.
İzmir’e gelenlere söğüşün yanında kokoreç ve midye de önerdi. Zeytinyağlı yemeklerle hafif yöresel tarifleri, İzmir mutfağını diğer şehirlerden ayıran özellikler arasında saydı; projenin işletmelerin tanınırlığını artırıp ziyaretçilerin nitelikli lezzet adreslerine ulaşmasını kolaylaştıracağını dile getirdi.
Söğüşçüm işletmecisi Ersin Ersoy İnceoğlu, İzmir söğüşünü geleneksel lezzetine uygun biçimde sunmayı amaçladıklarını belirtti. Hazırlıkta kuzu etinin seçiminden baharatlara kadar her ayrıntıya önem verdiklerini söyledi. İzmir’e gelenlere önce söğüşü, ardından boyozu ve Ege’nin zeytinyağlı yemeklerini öneren İnceoğlu; şevketi bostan, kabak çiçeği dolması ve enginarın da denenmesi gerektiğini vurguladı.110 ADRESLİK GASTRONOMİ ROTASIFestival kapsamında oluşturulan 110 Lezzet Noktası, İzmir’in mutfak kültürünü farklı başlıklarla ziyaretçilere sunuyor.
Boyoz ve gevrekle başlayan kahvaltı geleneğinin yanı sıra söğüş ve kokoreç gibi sokak lezzetleri, enginar ve yöresel otlarla hazırlanan Ege yemekleri ile sütlü tatlılar da bu çeşitliliğin parçaları arasında. Kuşaklar boyunca sürdürülen ustalık gelenekleri ve özgün tarifler de rotanın öne çıkardığı unsurlar oldu.
TGA tarafından yürütülen Lezzet Noktası Projesi, yerel işletmelerin daha geniş kitlelere ulaşmasını hedeflerken ziyaretçilere de kentin gastronomi duraklarını keşfetme imkânı sunuyor. İzmir’in mutfak kimliği, sokak yemeklerinden zeytinyağlı tariflere, sakatat geleneğinden sütlü tatlılara uzanan 110 adres üzerinden tanıtılıyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: İzmir
Yayın: 01 Kasım 2026 13:33 · Kaynak: aydinlik.com.tr