Trump'ın zor günü
- ABD'de bugün düzenlenecek Kongre ara seçimlerindeki anketlerde tablo netleşiyor
- Senatoda ve Temsilciler Meclisinde Demokratlar önde görünüyor
Haber Merkezi**
[]( yakın dönemdeki en kritik askeri ve diplomatik adımlarından biri olmaya aday "Mekke Ortak Savunma Anlaşması" kanun teklifi, meclis koridorlarını hareketlendiriyor.
7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke'de imzalanan ve üç ülkeyi askeri anlamda birbirine bağlayan anlaşma, adeta bölgesel bir NATO paktı niteliği taşıyor.
Anlaşmanın en çok dikkat çeken maddesi, imzacı ülkelerden herhangi birine dışarıdan yapılacak bir silahlı saldırının, diğer tüm taraflara da yapılmış sayılmasını öngörüyor. Bu durumda Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, askeri imkanlar da dahil olmak üzere birbirlerine karşılıklı yardım sağlamakla yükümlü olacak.
Anlaşmanın istikrarını korumak adına, imzacı ülkelerin ilk 10 yıl boyunca ittifaktan ayrılamayacağına dair bağlayıcı bir hüküm de metinde yer alıyor.
Komisyon aşamasından bu yana teklife sert muhalefet eden muhalefet partileri, anlaşmanın Türkiye'nin ulusal çıkarlarıyla uyuşmadığını savunuyor. Muhalefet temsilcileri, bu ortaklığın Türkiye'yi özellikle Yemen'deki kronikleşmiş savaşa ve Orta Doğu'daki diğer sıcak çatışma bölgelerine doğrudan dahil edebileceği uyarısında bulunuyor.
Anlaşmanın Türkiye'nin geleneksel dış politika çizgisinden büyük bir sapma olduğunu iddia eden muhalefet, Genel Kurul görüşmelerinde de güçlü bir direnç göstermeye hazırlanıyor.
Tartışmaların odağındaki bir diğer konu ise meclisteki bilgilendirme süreci oldu. Muhalefetin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın bizzat meclise gelerek sunum yapması yönündeki talepleri iktidar kanadında karşılık bulmadı. AK Partili yetkililer, konunun komisyon sürecinde ve diplomasi trafiğinde zaten çok boyutlu olarak tartışıldığını, bu nedenle Bakan Fidan'ın Genel Kurul'da ekstra bir sunum yapmasına gerek görülmediğini belirtti.
Çarşamba günü Genel Kurul'da yapılacak oylamada AK Parti ve Cumhur İttifakı ortaklarının oylarıyla teklifin kabul edilmesi bekleniyor. Meclisten geçerek yasalaşacak olan kanun teklifi, ardından Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulacak. Anlaşma, Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından resmen yürürlüğe girecek.
Haber Merkezi**
[]( uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 46'sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı İBB davasının üçüncü celsesi bugün Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'nde başlıyor.
17 Ekim'de İmamoğlu'nun savunmasıyla tamamlanan ikinci celsenin ardından yedi sanığın tahliyesine karar verilmişti ve mahkeme iki haftalık araya girmişti.
Bugün başlayacak üçüncü celseyle 60 tanık, müşteki ve gizli tanık dinlenecek. Ardından davanın delillerinin tartışılması ve esasa ilişkin mütalaa aşamasına geçilmesi bekleniyor.
Mahkeme ayrıca dosyada "İlke", "Zeytin", "Martı" ve "Gürgen" kod adlı gizli tanıkların da üçüncü celse için duruşmada hazır edilmesini istedi.
Yeni Parti lideri Özgür Özel, Aralık 2025'te "İlke" kod adlı gizli tanığın, verdiği ifadelerden kısa bir süre sonra tüm ifadelerini ve gizli tanıklık statüsünü resmen geri çektiğini beyan ettiğini aktarmıştı.
Soruşturmanın başlangıcında İmamoğlu'na yönelik beyanlarda bulunan ancak hazırlanan iddianamede yer almayan "Meşe" kod adlı gizli tanığın beyanlarının da iddianamede "İlke" kod adlı gizli tanığın beyanlarının arasında yer aldığı ileri sürülmüştü.
Bugün başlayacak üçüncü celsenin ardından devam edecek dördüncü celsede ise delillerin tartışılması aşamasına geçilmesi bekleniyor.
Delillerin tartışılması aşamasının geçilmesi halinde ise duruşma savcısının esasa ilişkin mütalaasını açıklaması bekleniyor.
Mütalaanın ardından tüm sanıklar ve avukatlarının yeniden savunma yapması ve İmamoğlu'nun da esasa ilişkin savunması kapsamında, iddianamedeki suçlamalara ilişkin günler sürecek kapsamlı bir savunma yapması bekleniyor.
AA**
Alpaslan Mahallesi 1620/5 Sokak'ta temel kazısı yapılan inşaat alanında toprak kayması yaşandı.
İhbar üzerine bölgeye Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.
Can kaybının yaşanmadığı olayda polis çevrede güvenlik önlemi alırken, kazı alanının üst tarafında kalan 2'şer katlı 3 bina tedbir amacıyla boşaltıldı.
Binaların sakinlerinden Mehmet Nuri Hasanoğlu, gün içinde binanın temelinden ses geldiğini belirterek "Yatakta uzanırken çok büyük bir gürültü duydum. Deprem olduğunu düşündüm. Dışarıya çıktığımda insanların toplandığını gördüm." dedi.
Hasanoğlu, oturduğu binanın altının boşaldığını gördüğünü aktararak, olayın yağmur nedeniyle meydana gelmiş olabileceğini ifade etti.
Mukaddes Duman ise risk nedeniyle evinden çıkmak durumunda kaldığını belirterek, sabah çocuğunun okula gideceğini, eşyalarının evde kaldığını ve mağduriyetinin bir an önce giderilmesini istediğini söyledi.
Talep edenlerin misafirhaneye yerleştirilmesi için işlemler başlatıldı.
AA**
Başsavcılıktan yapılan açıklamada, kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında, örgüt içerisinde "Baron" lakabını kullanan Yusuf Can Güngör'ün talimatıyla Cem Gölbaşı'na yönelik eylem gerçekleştirmek üzere Adana'dan İstanbul'a geldiği belirlenen İbrahim Çiftçi'nin, 31 Ekim'de Beyoğlu'nda yakalandığı belirtildi.
Açıklamada, şüphelinin üzerinde yapılan aramada, 1 ruhsatsız tabanca, 2 uzatılmış şarjör ve 1 utaş marka otomatik tabanca ele geçirildiği bilgisi verildi.
Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, Çiftçi'nin Gaziantep'ten İstanbul'a eylem gerçekleştirmek amacıyla gelen 3 şüpheliyle Esenyurt'taki bir hücre evinde kaldığının tespit edildiği aktarılan açıklamada, eylem hazırlığında oldukları değerlendirilen şüphelilerin yakalanması için düzenlenen operasyonda, Cihan Can Gökkuş, Abdulkadir Demir ve Orhan Bozan'ın da gözaltına alındığı kaydedildi.
Açıklamada, şüphelilerin eylemde kullanmayı planladıkları silahları Çınar Aksoy'dan temin ettiklerinin belirlenmesi üzerine düzenlenen operasyonda söz konusu şüphelinin de yakalandığı, ikamette yapılan aramada 1 uzun namlulu piyade tüfeği ve 200 fişek ele geçirildiği ifade edildi.
Başsavcılığın açıklamasında, şüphelilerin alınan ilk beyanlarından, Fenerbahçe tribün lideri Cem Gölbaşı'na yönelik silahlı eylem hazırlığında oldukları, ancak uygun koşulların oluşmaması üzerine eylemden vazgeçtikleri kanaatine varıldığı bildirildi.
Suç örgütünün tüm eylemlerinin ortaya çıkarılması, yurt içi ve yurt dışı bağlantılarının deşifre edilmesi amacıyla soruşturma işlemlerinin çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.
Haber Merkezi**
[]( 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin 21 Mayıs 2026 tarihli mutlak butlan kararı Yargıtay'da beklerken, partinin resmi internet sitesindeki arşiv değişikliği dikkat çekti.
"chp.org.tr" adresli internet sitesinde, Özgür Özel'in genel başkanlığı dönemine ait içeriklerin kaldırıldığı görüldü. Sitede yer alan arşiv bölümlerinde Kasım 2023 ile Mayıs 2026 arasındaki yaklaşık üç yıllık döneme ait içeriklere artık ulaşılamıyor.
Sitedeki TBMM konuşmaları, miting konuşmaları, etkinlik konuşmaları, basın açıklamaları, yazılı açıklamalar, sosyal medya paylaşımları, televizyon programları, röportajlar, kabuller, haberler, kurultay konuşmaları ve yurt dışı konuşmaları başlıklı bölümlerdeki içeriklerin Kasım 2023'ten Mayıs 2026'ya atladığı görüldü.
Kaldırılan içerikler yalnızca Özgür Özel'in açıklamalarıyla da sınırlı kalmadı. Yaklaşık üç yıllık dönemde genel başkan yardımcılarının basın açıklamaları, parti sözcülerinin basın toplantıları, parti kurmaylarına ait bültenler, TBMM faaliyetleri, raporlar, fotoğraflar ve diğer içerikler de arşivde yer almadı.
İhlas Haber Ajansı**
[]( Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Emir Sarıgül, ilk ifadesinde anlatmadığı bazı hususları paylaşmak istediğini belirtti. Mustafa Sarıgül'ün kendisine devretmeyi taahhüt ettiği taşınmazlar ile Yeni Parti'ye verildiğini öne sürdüğü paralar hakkında beyanda bulunan Sarıgül, suçlamalarla ilgisinin olmadığını savunarak tahliyesini talep etti.
Yeni Parti'nin kuruluş aşamasında parti genel merkez binasının eşyaları için para verildiğini iddia eden Emir Sarıgül, "Yeni Parti'nin kuruluş aşamasında partinin genel merkez binasının iç tefrişatının yapılması için 250 bin dolar parayı Ankara'da Ümitköy'de bulunan bir restoranın çıkışında Özgür Özel'e ait aracın içerisine bıraktığını biliyorum. O gün babam Mustafa Sarıgül ve Özgür Özel 6-7 kişilik bir milletvekili grubuyla yemek yemişlerdi.
Restoranın çıkışında bizzat babamın kendisi 250 bin dolar parayı Özgür Özel'e ait aracın arka kısmına bıraktı. Bunu bana doğrudan kendisi anlattı" dedi.
Partiye ait otobüsün ses sistemi ve iç tasarımı için de babasının para verdiğini öne süren Sarıgül, "Yine partiye ait bir otobüsün ses sisteminin yapımı ve otobüsün içinin özel olarak tasarlanması amacıyla 250 bin dolar ya da euro cinsinden parayı Özgür Özel'e elden verdiğini bana söyledi. Bu paranın Silivri'de katıldıkları bir duruşmadan sonra gittikleri bir balıkçı restoranının çıkışında verildiğini bana söyledi.
Bu olay son 2 ay içerisinde Büyükçekmece'de bir balıkçı çıkışında gerçekleşti" ifadelerini kullandı.
Emir Sarıgül, son olarak yaklaşık bir ay önce Mustafa Sarıgül'ün Özgür Özel'e 100 bin dolar verdiğini iddia ederek, "Geçtiğimiz 1 ay içerisinde Özgür Özel'e yine elden 100 bin dolar verildiğini bana Mustafa Sarıgül söyledi. O tarihte babam Özgür Özel'in Ankara'daki eve yemeğe geleceğini bana söylemişti.
Bunun üzerine babam bana Vakko'dan 2 adet atkı almamı söyledi. Ben de İstinye Park'taki Vakko'dan 2 adet atkı aldırdım. Sonrasında babam İstanbul'daki Ulus Platin Konutları'nda bulunan evde bu atkı paketinin içine 100 bin dolar para koydu.
Paraların yanında atkılar da duruyordu. Sonrasında bunu bir hediye paketi şekline getirdik. Babam da bu paketi alarak kendi aracıyla İstanbul Havalimanı'na gitti. Uçakla Ankara'ya gidip önce meclise uğradı, ardından Ümitköy Angora Evleri'ndeki eve geçti.
Akşamına da Özgür bey yemeğe gelmiş, burada da bu para kendisine elden verilmiş. Paranın elden kendisine verildiğini de babam bana hemen ertesi gün söyledi" diye konuştu.
"Bana 5 taşınmazı devretmeyi taahhüt etti"**
İfadesinde annesinden kalan mirasa ilişkin süreci de anlatan Emir Sarıgül, dedesi Abdurrahman Köksaloğlu'nun 1980 yılında öldürülmesinin ardından annesine büyük bir mal varlığı kaldığını, annesinin 1984 yılında vefat etmesi üzerine bu mal varlığının bir bölümünün kendisine bırakıldığını söyledi.
Sarıgül, 18 yaşına geldiğinde annesinden kalan mal varlığının kendi üzerine geçirilmesini istediğini ancak babasının bunu kabul etmediğini belirterek, "Kendimi güvence altına almak için annemden kalan mal varlığımı kendi üzerime yapmasını istedim. Ancak babam kabul etmedi ve beni sürekli geçiştirdi.
Bundan yaklaşık 2 sene öncesine kadar bu süreç hiçbir aşama katedemeden böyle devam etti" dedi.
Son yıllarda maddi zorluk yaşadığını ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini belirten Sarıgül, "Bu neticede bana 5 adet taşınmazı devretmeyi taahhüt etti. Bu 5 taşınmazdan bir tanesinin yarısı zaten benimdi" ifadelerini kullandı.
Sözleşmede yer alan taşınmazların Nişantaşı, Marmaris, Mecidiyeköy ve Ankara'da bulunduğunu belirten Sarıgül, taşınmazların kendisine devredilmemesi ihtimaline karşı ayrıca bir senet imzalandığını söyledi. Sarıgül, "Bu sözleşmenin yanında taşınmazların tarafıma devredilmemesi halinde yine avukat huzurunda 50 milyon dolar paranın bana verileceğine dair bir senet daha imzaladık.
Bu senedi teminat olarak imzaladık. Bu sözleşme ve senedin aslı şu anda avukatım Emrah Cengiz'in kasasında bulunmaktadır" dedi.
Tahliyesini talep etti**
İfadesinin sonunda iki kızının bakımından sorumlu olduğunu belirten Emir Sarıgül, "Benim 2 kızım vardır. Başlarında bulunmam gerekiyor çünkü anneleri de şu anda yurt dışındadır. Uzun bir süre de gelmeyecektir. Kızlarım şu an bakıma muhtaç haldeki anneannelerinin yanındadır.
Ben tahliyemi talep ediyorum. Ev hapsi seçeneği de dahil değerlendirilmesini talep ediyorum. Böyle bir takdirde bulunulursa başıma bir şey gelme ihtimaline binaen devletimizden koruma talep ediyorum. Benim yaşanan olaylarla bir ilgim yoktur. Suçsuzum" ifadelerini kullandı.
AA**
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı atama kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Buna göre, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 119. maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2, 3 ve 7. maddeleri gereğince SPK Başkanlığına Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, Başkan Vekilliğine Ersin Başar Ekmekci ve üyeliğine Yasemin Girici atandı.
SPK Başkanı Muhsin Atcı, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun olduktan sonra, 2014 yılında ABD'deki Duke Üniversitesinde Kalkınma Politikası alanında yüksek lisans yaptı.
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Maliye Bölümünde doktora eğitimine devam eden Atcı, 2003'te Vergi Denetmen Yardımcısı olarak başladığı meslek hayatında 2005 yılında Stajyer Gelirler Kontrolörü, 2008 yılında Gelirler Kontrolörü, 2010 yılında ise İdari ve Mali İşler Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış, 2011 yılında Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının kurulmasıyla Vergi Müfettişi olarak atanmıştır.
Atcı, 15 Eylül 2014-7 Temmuz 2017 tarihleri arasında Ankara Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanı, 31 Temmuz 2017-18 Nisan 2019 tarihleri arasında Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış olup 7 Ekim 2023 tarihinde ise Vergi Denetim Kurulu Başkanı olarak atanmıştı.
Yaşar Cebesoy**
Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından düzenlenen Boğaziçi Zirvesi'nin 17'ncisi, 5-6 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek. "Dönüşen Dünyada Denge Arayışı" temasıyla düzenlenecek zirve, farklı coğrafyalardan devlet temsilcilerini, diplomatları ve iş insanlarını İstanbul'da buluşturacak.
Zirve kapsamında küresel gelişmelerin yanı sıra ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve yeni iş birliği fırsatlarının oluşturulması da gündeme gelecek. UİP Kurucusu Cengiz Özgencil, zirve öncesinde yaptığı değerlendirmede, şu ana kadar 63 ülkeden katılım teyidi alındığını, ancak sayının 70'in üzerine çıkmasını beklediklerini belirtti.
Nijerya, Suriye ve Lübnan'dan bakanların yanı sıra Karadağ'dan Parlamento Başkan Yardımcısı'nın da aralarında bulunduğu üst düzey temsilcilerin katılacağı zirvede, Endonezya, Libya ve Karadağ gibi ülkelerden heyetler de yer alacak. Zirve, Avrupa'dan Asya'ya, Orta Doğu'dan Kuzey Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyadan iş insanları ve siyasileri bir araya getirecek.
Ülkeler rota arayışında**
Zirvenin bu yılki temasının, küresel ölçekte yaşanan siyasi ve ekonomik dönüşümden hareketle belirlendiğini söyleyen Özgencil, savaşların, bölgesel gerilimlerin ve değişen uluslararası ilişkilerin ülkelerin konumlarını yeniden değerlendirmelerine yol açtığını dile getirdi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 03 Kasım 2026 04:21 · Kaynak: yenimesaj.com.tr