Kocaeli Barosu’ndan kadın cinayetlerine tepki: “Yaşam hakkı hukuki yükümlülüktür”
Özge Penbegül için Kocaeli Adliyesi önünde açıklama yapan Kadın Hakları Merkezi Başkanı Avukat Gökçen Ürküt, “Kadın cinayetleri münferit olaylar olarak değerlendirilemez” dedi. Ürküt; koruyucu mekanizmaların etkin işletilmesini, faillerin hukuk önünde hesap vermesini ve varsa kurumsal ihmallerin açığa çıkarılmasını istedi.
Kocaeli Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Avukat Gökçen Ürküt, İzmir’in Menemen ilçesinde nişanlısı polis memuru Aykut Erol tarafından öldürülen Avukat Özge Penbegül için Kocaeli Adliyesi önünde açıklama yaptı. Kadınların yaşam hakkını savunan hukukçular olarak bir meslektaşlarının daha öldürülmesi nedeniyle toplandıklarını belirten Ürküt, cinayetin bir kamu görevlisi tarafından işlenmesinin olayın münferit bir ceza hukuku meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Ürküt, açıklamada yalnızca Penbegül’ün öldürülmesini kınamak için bulunmadıklarını belirterek, “Kadınların yaşam hakkının tartışmaya açılamayacağını, korunmasının bir tercih değil hukuki bir yükümlülük olduğunu bir kez daha haykırmak için de buradayız” dedi.
“HER BİRİ BİR HAYAT, BİR GELECEK” 2026 yılında bugüne kadar 288 kadının öldürüldüğünü belirten Ürküt, bu sayının yalnızca istatistik olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Ürküt, “Her biri bir hayat, bir irade, bir gelecek ve geri getirilemeyecek bir kayıptır.
Her birinin ardından geride kalan aileler, yarım kalan hayatlar ve cevapsız sorular vardır” diye konuştu.
“ÖLÜM TEHDİDİ İLE MEKANİZMALAR ARASINDAKİ MESAFE DERİN” Kocaeli’de 9 Ekim’de eski eşi tarafından öldürülen Füsun Yuluğkural’ı da anan Ürküt, cinayetin adliye binasına birkaç yüz metre mesafede işlendiğini söyledi. Ürküt, “Hukukun tecelli etmesi gereken adliyeye bu kadar yakın bir yerde, tam da yaşadığımız bu kentte bir kadın daha yaşamdan koparıldı.
Ancak kadınların yaşam hakkını korumakla yükümlü mekanizmalar ile kadınların karşı karşıya kaldığı ölüm tehdidi arasındaki mesafe, ne yazık ki çok daha derin” ifadelerini kullandı.
Adana’nın Kozan ilçesinde öldürülen Sevda Dinler’i de hatırlatan Ürküt, Dinler’in arkadaşlık teklifini reddettiği kişi tarafından öldürüldüğünü belirtti. Bir kadının kendi iradesiyle verdiği kararın şiddete gerekçe yapıldığını söyleyen Ürküt, “Bir kadının reddetme hakkı, yaşama hakkıyla birlikte hedef alındı” dedi.
Penbegül, Yuluğkural ve Dinler cinayetlerinin farklı koşullarda gerçekleştiğini ancak ortak bir gerçeğe işaret ettiğini kaydeden Ürküt, kadınların kendi hayatlarına ilişkin kararları nedeniyle şiddetin hedefi haline getirildiğini söyledi. Ürküt, “Kadın cinayetleri münferit olaylar olarak değerlendirilemez” diye konuştu.
KORUYUCU MEKANİZMALARIN ETKİN İŞLETİLMESİ ÇAĞRISI Kadınların yaşam hakkının korunması için şiddet tehdidinin ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirten Ürküt, koruyucu ve önleyici mekanizmaların etkin biçimde işletilmesi çağrısı yaptı. Faillerin hukuk önünde hesap vermesi ve varsa kurumsal ihmallerin açığa çıkarılması gerektiğini ifade eden Ürküt, “Hiçbir kadının yaşam hakkının failin insafına, mekanizmaların ihmaline ya da zihniyetin karanlığına terk edilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.
Şiddete, cezasızlığa, ihmale ve kadın iradesini yok sayan anlayışa karşı mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan Ürküt, “Her adliye koridorunda, her duruşma salonunda ve yaşamın var olduğu her alanda kadınların sesi ve güvencesi olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Son bir ayda kocaeligazetesi.com.tr sitesinde 2.910.590 gerçekleşti.
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Hızlıca eleman bulmak mı istiyorsunuz? Tam yerindesiniz. İlanınızın burada ve basılı gazetemizde çıkmasını ister misiniz? İlan metninizi ilanservis...

Kategori: Asayiş
Yayın: 26 Ekim 2026 09:38 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr