Vali Aktaş: “Bir şehri tanımanın en güzel yolu, sofrasına oturmaktır”
Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, 8. Uluslararası GastroAfyon Turizm ve Lezzet Festivali’nin açılış programında konuştu. Gastronominin yalnızca yemek ve sofradan ibaret olmadığını vurgulayan Aktaş, yöresel ürünlerin üreticiden turizme uzanan önemli bir ekonomik ve kültürel değer taşıdığını söyledi.
Farklı şehirlerden ve ülkelerden Afyonkarahisar’a gelen misafirleri selamlayan Aktaş, bir şehri tanımanın yollarından birinin de o şehrin sofrasına oturmak olduğunu ifade etti. Aktaş, “Bir şehri tanımanın pek çok yolu vardır. Bazen tarihine bakar, sokaklarında yürür, eserlerini görür, insanlarını dinlersiniz. Bazen de o şehri tanımanın en güzel yolu, sofrasına oturmaktır” dedi.
Bir şehrin mutfağının yalnızca yemeklerden oluşmadığını belirten Aktaş, yöresel lezzetlerin arkasında üretim kültürü, emek ve gelenek bulunduğunu söyledi. Aktaş, “Bir şehrin mutfağında yalnızca yemekleri değil; o toprakların bereketini, insanının emeğini, üretim biçimini, geleneklerini ve geçmişten bugüne taşıdığı kültürel birikimi de görürsünüz” ifadelerini kullandı. Afyonkarahisar’ın bu açıdan zengin bir kültürel hafızaya sahip olduğunu belirten Aktaş, yöresel ürünlerin kentin üretim kültürünün önemli bir parçası olduğunu dile getirdi.
Gastronominin kültürel olduğu kadar ekonomik bir alan olduğuna dikkat çeken Aktaş, sektörün üreticiden esnafa, mutfaktan turizme kadar geniş bir alanı kapsadığını söyledi. Aktaş, “Gastronomiyi yalnızca mutfakta başlayan ve sofrada biten bir alan olarak görmemeliyiz. Gastronomi, tarladan pazara, üreticiden esnafa, mutfaktan turizme uzanan büyük bir değer zinciridir” diye konuştu. Bir yöresel ürünün yaşamasının, onu üreten çiftçinin üretmeye devam etmesi anlamına geldiğini belirten Aktaş, geleneksel yemeklerin geleceğe taşınması için ustaların bilgi ve deneyimlerinin yeni kuşaklara aktarılması gerektiğini vurguladı.
Vali Aktaş, Emine Erdoğan’ın himayelerinde hayata geçirilen Anadoludakiler Projesinin de bu anlayışın önemli örneklerinden biri olduğunu söyledi. Aktaş, projenin Anadolu’nun “bereketini, birikimini ve becerisini” yeniden keşfetmeyi amaçladığını belirterek, yerel ürünlerin yalnızca geçmişten kalan bir miras olarak değil; üretim, istihdam, girişimcilik ve kalkınmaya katkı sağlayan değerler olarak ele alındığını ifade etti. Bu yaklaşımın GastroAfyon’un ruhuyla örtüştüğünü belirten Aktaş, üreticinin emeği, ustaların tecrübesi ve gençlerin girişimciliğinin bir araya getirilmesinin önemine dikkat çekti.
Afyonkarahisar’ın UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda gastronomi alanında yer almasının kente önemli bir imkan ve sorumluluk yüklediğini belirten Aktaş, şehrin mutfak kültürünün korunmasının yanı sıra geliştirilmesi ve ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Aktaş, “Bizim hedefimiz, şehrimizin mutfağını yalnızca korumak değil, onu geliştirmek, tanıtmak, ekonomik değere dönüştürmek ve kent kimliğinin bir parçası hâline getirmektir” dedi. Afyonkarahisar’ın ziyaretçiler tarafından tarih, termal kaynaklar, doğa ve gastronomisiyle bir bütün olarak keşfedilmesini istediklerini belirten Aktaş, kentin turizm potansiyelinin bu değerlerin birlikte değerlendirilmesiyle daha da güçlenebileceğini ifade etti. Vali Aktaş, festivalin hazırlanmasında emeği bulunan kurum ve kuruluşlar, üreticiler, esnaf, şefler, akademisyenler ve sektör temsilcilerine teşekkür ederek, 8. Uluslararası GastroAfyon Turizm ve Lezzet Festivali’nin Afyonkarahisar, bölge ve Türkiye için hayırlı olmasını diledi.
Kategori: Siyaset · Bölge: Afyonkarahisar/Afyonkarahisar
Yayın: 02 Ekim 2026 14:47 · Kaynak: afyonsehir.com